31 Aralık 2010 Cuma

2011





Herkesin yeni yılı kutlu olsun.
Yeni yılın herkese güzellikler getirmesi dileğiyle...
Mutlu yıllarrrrrrr...


Geçen yıl bugün bebişimin varlığını aile bireyleriyle paylaşmıştık.
İçimde bir noktacık vardı, şimdi kocaman 4 aylık Öykü'm kollarımda.2010 bizi senle buluşturdu bebişim.2011 de inşallah güzelliklerle ,huzurla, mutlulukla,yeni umutlarla, başarıyla, sağlıkla girsin hayatımıza.

29 Aralık 2010 Çarşamba

BUGÜN

Bugün babişimiz arabayı bırakmışken, birkaç gündür aklımda olan AVM'ye gitme fikrimi gerçekleştireyim dedim.Şöyle yıeniyıl havasına girelim, süslü püslü, ışıl ışıl bi yerler görelim istedim.Gerçi akşam çıkmak lazım sokaklara ama bebişle elimizden gelen bu kadar oluyo, napallıım.Akşam hava soğuduğu için cesaret edemiyorum çıkmaya.Çok kalabalık olmadan gidip gelelim istedim.İlk hedef Öykü' ye dişlik almaktı.Neyseki buldum istediğim dişliği. Avent'in 1 numaralı ön dişler için olan dişliği.

Sonraki hedef çoktandır balkonda duran Benjaminim için saksı ve toprak almaktı.Hemen praktikere gidilip şöyle bir ne var ne yok dolaşması yapılıp fazla oyalanılmadan saksı ve toprak bulunarak bu iş de halledilmiş oldu.Sonra D&R'a uğrayıp her ay takip ettiğim Mother&Baby dergisinin yeni sayısınıda aldıktan sonra birkaç mağazayı kolaçan edip döndük evimize.Öykü Hanım'da bu gezi sırasında ara ara şekerleme yapmayı ihmal etmedi.Birde şu mağazalardaki yüksek sesli müzik ve anonslar olmasaydı daha çok uyuyacaktı kuzucuk ama yine de keyfi yerindeydi....Birdeee mağaza kabinleri bebek arabasıyla girilebilecek genişlikte olsa keşke.Çok mu şey istedim ne?

28 Aralık 2010 Salı

GECİKMELİDE OLSA...


Eveeeeett.. Haftasonu annemlerin geleceğini yazmıştım.Geldiler.Hoşgeldiler.Güzel bir haftasonu geçirdik ailece.Biz onlara, onlar Öykü'ye doyamadılar.Havada çok güzeldi.Cumartesi sabah doktor kontrolümüz vardı.Annemlerle beraber götürdük Öykü'yü.4.ay kontrolümüzde iyi geçti çok şükür.Akşamı kebap keyfi yapalım dedik.Adana'ya gelip de  kebap yemeden olur mu hiç.Pazar sabahı göl kenarına kahvaltıya gidelim dedik ama Öykü müsade etmedi. evden çıkacakken uyudu.Kıyamadık bizde.Kahvaltı sonrası kahve keyfi yaparız dedik.Bizim bızdık uyanınca çıktık evden.Temiz hava, bol gıda....Güneş insanın içine işliyodu resmen.Bizim bızdıkta pek keyif aldı bu geziden.Biz anneanne ve dedesine teslim ettik bızdığımızı doysunlar iyice diye.Pazar geceside gönderdik annemleri.
Pazartesi aşımız vardı.İlk defa kendim aşısını yaptıracaktım.Daha önceki aşılarında yanımda hep canım annem vardı.Ben ağlamasına dayanamadığım için anneme yaptırtıyodum aşılarını.Ama akıllı kızım benim çok ağlamadı annesine yardımcı oldu.Akşam da babamız yoktu ,yemeği vardı .Kızımla başbaşaydık.Ateşi olmadı ama uyanırken ağlayarak uyandı ,ağrısı oldu biraz sanırım.Onun dışında iyiydi kuzucum.

23 Aralık 2010 Perşembe

TORUN SEVGİSİ



Hani derler ya "Evlat bir kere,torun iki kere sevilir" diye.Doğruymuş gerçekten.Bizimkilerin ilk torunu Öykü.Bayramdan beridir görmüyorlar.Telefonda Öykü'nün yaptıklarını anlatınca;"ağzımızın suyu aktı haftasonu geliyoruz" dediler.Kilometre falan dinlemiyo torun sevgisi anlayacağınız.Ankara'dan Adana'ya geliyorlar Pazar dönecekler.Biraz kısa olacak ama neyse buna şükür. Bizde bu duruma çok sevindik.Bende özlemiştim iyice.Havalarda güzel şansımıza.İnşallah haftasonuda böyle olur.Yaptığımız planlar suya düşmez.Dört gözle bekliyoruz anneanne ve dedemizi.
Bu arada bizim pabucumuz dama atılmış durumda sanki.
Şimdi haftasonu için ne yapsam, şöyle bir blog taraması yapmaya koyulayım bizim bızdık uyumuşken.

20 Aralık 2010 Pazartesi

OHH.. NİHAYET

Nihayet iki gündür hava düzelmiş durumda Adana'da.Geçen bütün bir hafta yağmur yağdı.Gökyüzü sürekli karanlık  ve  kasvet vericiydi. Haliyle benimde içim sıkıldıkça sıkıldı.Eve kapandık kızımla.Pazar günü eşimi bulmuşken bizi göl kenarına götür kahvaltıya dedim uyanır uyanmaz. Nefes almak istedim biraz.Güneşli ve ılık bir hava vardı.Dışarıda oturup keyfimize keyif kattık.Öykü Hanımda müsade etti bizim kahvaltı yapmamıza. Annesiyle salıncakta sallanırken uyuyuverdi kuzucuk.Bizde rahatça kahvaltımızı yapabildik.
Bugünde hava çok güzel ve güneşliydi.Havayı böyle bulmuşken fırsattan istifade değerlendirelim dedim.Maksat, hem hava almak hemde şu kalan 6 kilodan kurtulmak için biraz hareket.Kızımla iki saat kadar gezdik,annesi biraz alışveriş yaptı, kızı uyudu.Güzel bir gündü.İçim açıldı.Bebek olmadan önce hergün yapabildiğimiz biraz vitrin bakmak,biraz yürümek,alışveriş yapmak şimdi ne kadarda önemli bir hal aldı hayatımda.Beni mutlu etmeye yetti bu gezinti.

18 Aralık 2010 Cumartesi

KÜÇÜK AMA İÇİ TATLI KAVUNLARDAN BENİM KIZIM

Öykü uyurken yaptığım en önemli işlerden biriside telefonla konuşmak oldu bu küçük kız hayatıma girdi gireli.Az önce yine öyle yaparak az önce annemi aradım.Geçtiğimiz hafta anneannemin evini taşıyıp yerleştrimeye gitmişlerdi teyzemle.Neler yaptıklarını anlatırken; bizi soranlara anneannem Öykü'yü anlatırken şöyle bir tabir kullanmış.Acayip hoşuma gitti."Hani sarı, küçücük, ama içi bal gibi tatlı kavunlar olur ya;işte öyle tatlı benim kızım"
Küçük,sarı (değil ama olsun:) ) tatlı kızım benim

UYUSUNDA BÜYÜSÜN

Şu günlerde minik meleğimizi uyurken izlemek en büyük keyfimiz.
Uyusunda büyüsün tıpış tıpış yürüsün...








17 Aralık 2010 Cuma

BEBEĞİMİN MEVLÜDÜ

Canım kızım tam 1aylık olduğunda annemle beraber Ankara'ya gitmeye karar verdik.Tabi ilk uçak yolculuğu o kadar küçük bebekle nasıl olacak diye endişelerimizde yok değildi.Gitmeden önce doktorumuza danışıp bir sorun olmayacağını, kalkış ve inişte emzirmem gerektiğini öğrendikten sonra biletlerimiz almış valiz hazırlıklarına başlamıştık.Yolculuk günü benim akıllı kızım inene kadar emerek bir sorun çıkarmamıştı bize.Çoktandır aklımda olan saçlarımı kestirme fikrinide bir an önce Ankara'da halletmem gerekiyordu aylardan sonra.Bakım işlerimiz bittikten sonra mevlüt hazırlıklarımız başladı.Menümüzde hazırdı aklımızda.Çalışan arkadaşlar kuzenlerde gelebilin diye Cumartesi günü yapmaya karar vermiştik bu yüzden 40 ımızı biraz geçmiştik.9 Ekimde karar kılmıştık.Misafirler gelmeye başlamıştı biz odamızdaydık kızımla Mevlüt okunurken ben odada kızımı hazırlayıp misafirlerimizin yanına götürdüm.Daha sonra ikramlar,sohbet vs ardından hediyelerimizi açtık.İşte o günden kareler..



Annesi ve Öyküsü



Annesi anneannesi ve Öyküsü



Yorgun ,uykusuz, şaşkın Öykü

15 Aralık 2010 Çarşamba

HASTANE ÇANTAMA NELER KOYDUM

Burdan beni okuyacak olan anne adaylarına nasıl yardımın dokunur diye düşünürken beni fazlaca meşgul eden bu konu geldi aklıma.Hastane çantası....Neler koydum,neleri kullandım,neler gereksizmiş,neler gerekliymiş...İlk olarak kendim için 2 gecelik bir sabahlık ve bir pijama takımı koydum.Bence hastane için öyle allı pullu süslü geceliklerden almayın derim ben.1 gece kaldığım için bir gecelik ve sabahlık yetti bana pijama takımını ve diğer ikinci geceliğimi kullanmadan hastaneden taburcu oldum.Taburcu olurken giyeceğim bir elbise aldım ameliyat yerimi acıtmaması için ,2 adet emzirme sütyeni,çamaşı 3-4 adet(yüksek belli olanlardan), göğüs pedi(kullanmadım çünkü sütüm üç gün sonra geldi) Hijyenik ped almıştım ama onu kullanmadım hasta bezi aldırdı hemşireler, çorap (ağustos ayında Adana'da ne gerek var diye düşünmüştüm ama iyiki almışım ayaklarım çok üşümüştü),terlik, makyaj malzemeleri(kullanmadım ağrı ve yorgunluktan süsü püsü düşünmedim bile),tarak, ayna,göğüs pompası,lansınoh göğüs ucu kremi,  bebek için; İdil baby nin 20 li hastane çıkışından almıştım.(içinde yetecek kadar body zıbın mendil eldiven şapka tulum hırka alt ve üst giysi var )Çok memnun kaldım kesimleri falan çok güzel öyle bebeğin üzerinden düşecek kadar büyük değil.Bir penye battaniye,havlu (gerek olmadı kullanmadık hastanede), birkaç çorap,eldiven,şapka,alt açma örtüsü,bir paket 1 numara prima bebek bezi, ana kucağı(oto koltuğu olarak kullanılanlardan), mendil, uni baby yeni doğan ıslak pamuk, 1 paket pamuk,pişik kremi,fotoğraf makinesi,

HASTANE DETAYLARI VE ÖYKÜ HANIMIN CİCİLERİ

Kaldığım hastanede sezeryanla doğum yapmama rağmen sadece bir gece kaldık.Doğumun olacağı gün sabah saat 6 buçuk gibi girip ertesi gün yine saat 6 buçuk sularında bizi resmen kovaladılar :)Neyse bu süreç içinde bizi ziyaret eden herkese burdan teşekkür ediyoruz ailece.Hastanede çok kısa süreli kalmamıza rağmen kekli börekli ev yapımı çaylı küçük çaplı bir piknik bile düzenlemeyi başarabildik.(Tabii bu pikniğe ben seyirci olarak kaldığımı belirtmeliyim )

Sağdaki anneanne soldaki babaanne ve

Buda Öykü Hanımın şeker ve çikolata detayları

Öykü Hanımın kuzeni Melis

Bunlarda Öykü Hanımın Berke abisi Hazal Ablası ve Şükriye Yengesi

13 Aralık 2010 Pazartesi

ÖYKÜ'NÜN GELİŞİ ( 26 AĞUSTOS 2010)

25 Ağustos tarihinde doğumundan bir gün önce annemle son hazırlıklarımızı yaptıktan sonra dingin huzurlu bir gün geçirmek istiyordum.Hava çok sıcaktı.Klimasız günü geçirmek imkansızdı.Akşam kocişle babaanneni almaya gittik önce hastanede ikram etmek için çikolatanı almaya gittik.O gün korku heyecan pek yoktu bende ama sabaha kadar uyuyamadım.Sabah erkenden kalktım saat 5.30 sularıydı,önce ılık bir duş aldım sonra giyindim hazırdım artık.Saat 6 gibi hastanedeydik.İşlemlerden sonra beni hazırladılar ameliyat önlüğümü giydirdiler, damar yolu açıldı serum takıldı.Sedyeye yatırılıp ameliyat için götürülürken iplerin koptuğu andı,korku heyecan sevinç mutluluk duygularının hepsini bir anda yaşıyordum.annemle kocişle vedalaştım.Artık ameliyathanedeydim.Bir sürü insan vardı buz gibiydi.Anestezi uzmanı geldi."korkuyor musun" dedi ,ağlayarak evet bile diyemeden kafamı salladım.Endişeli bir şekilde uyuşamazsam ne olacağını sordum.Uyuturuz biz o zaman merak etme sen dedi ve blimden bir iğne yaptı.Canım hiç acımamıştı.O anda bacaklarıma doğru inen bir sıcaklık hissettim ve artık bacaklarımı hissetmiyordum.Doktorum geldi ve önüme bir perde gerildi fakat tepemdeki ışığın kenarından ameliyat yerini görebiliyordum başımı yana çevirdim hemen görmemek için.Dotorun neşteriyle kesi yaptığını hissediyordum ama acı yoktu değişik bir duyguydu o sırada ben fazla panikledim sanırımki kısa bir süre beni uyuttular.Doğum anını görebilmeyi çok istememe rağmen görememiştim bebişimin ilk çıkışını.Uyandığımda her şey bitmişti.Yan tarafta seni giydiriyorlardı.Sen bana bakıyordun.Gözlerimin içine içine baktığını gördüğümde duygularıma hakim olamamıştım.Çok güzeldin,karşımda pespembe bir kız vardı.Hemen yanıma getirdiler seni.Kokunu içime çeke çeke odamıza doğru yol aldık beraber.Herkes bizi bekliyordu.Baban, anneannen ,deden, babaannenle tanıştın ilk kez orda.Odanıza geldiğimizde 7.50 ydi.50 dakikada herşey bitmiş biz odamızdaydık.2970 gr 49 cm lik minik bir melek dahil olmuştu hayatımıza.Artık 3 kişilik tam bir aile olmuştuk.

Emzirmek için seni bana verdiklerinde iki tecrübesiz becerememiştik bu işi.O gece biraz mamayla idare ettin annende süt olmadığı için kuşum.O gün bütün gün uyuduktan sonra gece bizde tam dinleniriz derken annemle senin ciyaklamalarınla sabahı etmiştik.Ertesi gün eve geldiğimizde hala beceremiyordun emmeyi bense seni doyuramıyor olmanın azabıyla  üzülüyordum.Birkaç gün sonra sütüm gelmişti.Slikon başlıkla bu işi birazda olsa çözmüştük.Tam anlamıyla beni emmeyi becermen 1 ayımızı almıştı.Günlerimiz seninle çok güzel geçiyordu.Bende ağrılarımı unutmuştum iyice.Sezeryanın çok korkulacak birşey olmadığını burdan beni okuyacaklarada ilan etmiş olayım.Tabii biraz ağrılı sancılı olsada dayanılmayacak bir işlem değil.Sonundaki mucize için herşeye değer.



                

GEÇMİŞE YOLCULUK



Zaman nasılda hızlı ilerliyor.Geçen yıl bu zamanlar daha varlığından bile haberim yokken şimdi kollarımdasın hatta 3.ayını bitirdin bile benim minik kuzum.Şimdi not aldığım defterimi incelerken ilk yaptığım test tarihi,ilk doktor kontrolümüz... Zaman gerçekten hızla akıp geçmiş.25 aralık 2009 da okulda yaptığım test sonucu çiftçizgiyi görünce biraz şaşkınlık biraz endişe biraz korku ama sonunda tarifi imkansız bir mutlulukla durumu arkadaşlarımla paylaşmış ve bunu kocişle nasıl paylaşacağım konusunda kızlarla birlik olup düşünmeye başlamıştık.O gün suratımda acayip bi gülümsemeyle bitirmiştim günü.Akşam babanla buluştuğumuzda ona hamile olduğumu söyledim bi lahmacuncuda :) Çok romantikti:) Önce inanamadı şaka yaptığımı düşünsede test sonucunu görünce inanmak zorunda kaldı. O an onun duyguları söyleyecekleri benim için önemliydi.Tabii bendeki korku endişe o an onunda yüzündede belirdi fakat ilerleyen günlerde bu sonuca alışmak zor olmadı onun içinde.İlk olarak hemen doktor düşünmeye başladım kime gitsem acaba?diye Sakarya Altınova Hastanesinde Dr.Sami Kemik'e karar kılmıştım bir arkadaşında tavsiyesiyle.İlk doktor kontrolüm 28 Aralık 2009 tarihinde oldu.Doktorumla ilk kez tanışmıştık.Kendisi güleryüzlü ve en önemlisi açıklayıcı konuşkan bir doktordu.Senin varlığın kesinleşmişti artık,5 haftalıktın kese bile oluşmamıştı henüz.Bu arada yılbaşı tatili için Ankara'ya ailemin yanına gidecektik.Yılbaşı kutlamasında teyzemler,babaannem,amcamlar, dayımlar vardı.İçimde acayip bir heyecan vardı acaba seni söylesemmi söylemesemmi diye.Daha kese görülmemişti şimdiden paylaşmak istememiştim herkesle.1 Ocak günü bunu ilk annemle paylaştım.Sonra babam ve kardeşimde öğrendiler ve hepsi inanılmaz sevinmişti gelişine.6 Ocak günü 6 hafta 1 günlükken kese oluşmuştu artık içimdeki mucizemin gelişimine büyümesine tanık olmaya başlayacaktık babanla gün ve gün.Bu kontrolden sonra babaannen, halan ve amcanlarda öğrendi gelişini.29 Ocak, 24 Şubat,24 Martta kontrollerin vardı ve ben iple çekiyordum muayene günlerini seni görebilmek için.3 Nisan Ankara'ya Dr.Eyüp Ekici'yle randevumuz vardı.Kocişim ve annemle beraber gittik randevumuza saat 10 da.250 gr 18 cm lik bir mucize büyümüştü içimde.İlk kez orda Kız olduğunu öğrendiğimde mutluluktan uçacaktım adeta o günden sonra epey zorlu olan isim arayışımız başlamıştı.27 Nisan ve 26 Mayıstaki kontrollerimizden sonra Kocişin iş değiştirmesi nedeniyle Adana'ya taşınmıştık ve doktorumuza veda etmiştik:Burda Metro hastanesinde dr.Ferat Erol'la tanışmıştık.En az Sakarya'daki doktorumuz kadar iyi bir doktordu.Artık hazırlıklarımız hızla devam ediyordu eksiklerini tamamlamaya devam ediyorduk.Doğum tarihimize 26 Ağustos 2010 Perşembe olarak karar verildi ve başladık seninle tanışacağımız o günü beklemeye...