16 Aralık 2011 Cuma
GİDİYORUZ
Öykü kuzusuyla 2 haftalığına anneannemize ve dedemize Ankara'ya gidiyoruz.Hoşçakalınnn.İki hafta,kadar blogumuz bizsiz kalacak.
12 Aralık 2011 Pazartesi
BİRAZ FOTOO
Canım arkadaşım Ahenk bunlar senin için:)))) (Ahenk bu arada benim üniversiten can arkadaşlarımdan; şimdi uzağız birbirimizden, Öykü'nün daha çok fotoğrafını koy demişti geçenlerde) Al bakalım arkadaşım ve uzaktaki diğer eş dost akrabalarım...
7 Aralık 2011 Çarşamba
DAKİKA 1 ,GOL 1 ( BAKICI SORUNSALI)
Geçen hafta annem gelmişti.Güya Öykü'yü sütten kesicektik işe başlamadan önce.Daha önceden ilk defa kuzenimden duyduğum sarı sabır taşıyla yapacaktık bu işi.İlk gün sabahtan sürdüm memeye.Acı ağızda kalan bi tadı ve hafif kötü bi kokusu var.İlk talebinde Öykü memeyi ağzına aldı suratını buruşturup çekti.Sonra ikincide üçüncüde aynı şeyi yaptı.Dördüncüde memeyi istedi ama ağzını deydirmedi bile bu sefer.Beşincide yine aynı şekilde.Sevindim..Kolay olacak bu iş sandığımdan dedim.Ama velhasıl o iş öyle olmadı.Gece uykusunun iyice bastırmasını bekledim.Uykuya memesiz geçebilsin diye.Ama ne mümkün ne yaptıysak uyutamadık.Ağlama krizlerine girdi.Sallanmak istemedi.Başını yastığa koymak dahi istemedi.Saat 1.30 sularında zar zor uyuyabildi.Ben pes ettim.Vermek istedim memeyi ama bu sefer de o almadı.Gurur yaptı kuzum.Birde bir iki yıkamayla geçmedi tadı belki onunda etkisi vardı almamasının.Uyudu ohhh derken, bir saat geçmeden meme diye ağlayarak birden uyandı uykusundan .Rüyalarına girdi bıdığımın.Verdim yine almadı.Zar zor uyuttum.Bir saat geçmeden yine aynı şekilde uyandı.Yine verdim bu sefer aldı.Benim adeta taşa dönmüş ağrıyan memenin birini birazcık emip tatlı tatlı uyudu.Sabah uyandı.Gündüz bir iki yokladı eliyle ama istemedi.Gündüz hiç vermedim bende.Ama 4 tane azı dişlerinin halini görünce kıyamadım.Geceleri vermeye devam edicem dedim.Şu an gündüz bıraktık ama gece uyurken ve 1-2 kez uyanıp az da olsa emmeye devam ediyoruz.Azılarını bekliyoruz geceyide kesmek için.
Gelelim bakıcı olayına.Komşularımdan birinin arkadaşını karşı komşusu bu bayan.Annem geldiğinde görüşmeye gittik evine.Evi barkı gayet titiz düzenli bir bayandı.Daha önceden 6 yıl bir öğretmen çocuğuna bakmış.O öğretmen bayanlada görüştüm.Herşey iyiydi güzeldi.Anlaştık.Yılbaşından hemen sonra başlamasını istedim.O ise hemen başlamak niyetindeydi ama ısrarcıda olmadı.Dün kendisinden bir telefon aldım.Başka bir iş bulduğunu,orada hemen işe başlayacağını söyledi.Haydaaaaa...Ben o sırada kapattım telefonu.Sinir küpüne dönmüş bir şekilde aradım tekrar.Derdinin hemen başlamak olduğunu söyleseydin bende başlatırdım seni dedim.Nerde kaldı birbirimize verdiğimiz sözler,nerde kaldı prensiplerin dedim.Saydım saydım.Attığın kazık için çok teşekkür ettim kendisine.Burada dile geitremeyeceğim birçok şeyide içimden geçirdim.Allahından bulsun başka da bişey demiyorum.
Zaten aklımda bir sürü soru işareti varken bu konuyla ilgili; ilk bakıcı deneyimiz başlamadan bitti.Şimdi kimseciklere güvenim kalmadı.Birisini daha nerden nasıl bulucam bilmiyorum.Bulamazsam evde oturmaya devam hazirana kadar.Ama sonu yok bu işin yazın yine aynı şeylerle karşı karşıya kalıcam.Bilemiyorum kafam çok karışık.Çok sinirli ve öfkeliyim.
Bu arada Öykü yürüdüğü için ve bu yürüme evresinin ilk bir iki ayı düşme açısından tehlikeli olduğundan hiç oturamıyorum.Öykü'de bu ara bana yapıştı desem yeridir.Babasına dahi gitmiyor.Akşamları bile nefes aldırmıyor.Anneannesine hiç gitmedi desem yeridir.Babaannesine keza yine öyle.Ayvayı yemiş bulunuyorum.Bunalıyorum ara sıra.Sonra bunaldığım için bunlardan ötürü kendimi suçluyorum.Bir garip hal içerisindeyim.
28 Kasım 2011 Pazartesi
ÖYKÜ YÜRÜYOR (MU) ?
Ayın 26 sında Öykü tam 15 aylık oldu.Odada oyuncaklarıyla oynarken 1-2 dakikalığına mutfağa gitmiştim.Sonra döndüğümde odanın kapısında kendisiyle karşılaşınca adeta bir şok yaşadım.Muhtemelen koltuktan tutunup kalmış ve ordan elini bırakıp kapıya kadar gelmiş ve ordan tutunmuştu.O andaki duygularımı anlatamam.Gözümden iki damla yaş süzülmesine engel olamadım.Çok mutlu oldum.Sonra gün içinde iki koltuk arasında yürüyüp durdu.Yanından ayrılmıyorum düşecek diye,henüz biraz dengesiz yürüyo gibi.Bu sefer düşüp canı yanar ,korkar ve geciktirir diye..Çünkü kardeşimde öyle olmuştu.2 ay yürümemişti yürüyen çocuk.Şimdi tam olarak yürüyor diyebilir miyim bilmiyorum.İşte böyle bir haldeyiz biz bu sıralar...
Geçenlerde yine beni ağlatan öyle birşey yaptı kii...2-3 günde babasını görememişti ;babası geldiğinde uyuduğu için.Babası işe giderken kucağına gitmek istedi.Neyse benide çağırdı.Bir elini babasının boynuna,bir elini benim boynuma atıp;önce bana ,sonra babasına bir öpücük kondurdu.Sonra bi daha ,bi daha..Harikaydı o tablo.Muhteşemdi.
Geçenlerde yine beni ağlatan öyle birşey yaptı kii...2-3 günde babasını görememişti ;babası geldiğinde uyuduğu için.Babası işe giderken kucağına gitmek istedi.Neyse benide çağırdı.Bir elini babasının boynuna,bir elini benim boynuma atıp;önce bana ,sonra babasına bir öpücük kondurdu.Sonra bi daha ,bi daha..Harikaydı o tablo.Muhteşemdi.
19 Kasım 2011 Cumartesi
GECİKMELİ 14.AY KONTROLÜMÜZ
Dün Öykü'nün doktor kontrolü vardı.Biraz gecikmeli oldu bu ayki kontrolümüz.Geçen aya göre 400gr alıp, 1,5 cm uzamışız.Şu kilo konusuna takığım.Sağlık ocağına ve bizim ölçümümze göre eksik çıkıyor kilosu.Bize göre 11 kg,ama doktorumuza göre 10,300.Önemli değil tabii kaç olduğu,önemli olan kilo alıp almaması.Hadi kilo neyse olabilir çünkü doktorumuz çıplak ölçüyo,bezi bile olmuyo.Ama boy taa 12.ayında sağlık ocağında 76 cm di.Şimdi nasıl oluyoda bu kız 75,5 geliyor.Anlamadım valla.Anlayan varsa bi zahet anlatsın..Her neyse boy kilo hiç önemli değil; önemli olan sağlığı kuzunun.O da iyi çok şükür.O zaman ne mutlu bize diiimii ama?
Öykü daha önceleri bahsetmişimdir halaa eveet hala yürümüyor.Tay tay duruyoruz hatta bunun süresini uzattık epeyce; ve hatta 2-3 adım atabiliyoruz ama sonrasında kendimizi öne doğru hoppp atıveriyoruz.Ayakkabı sorunsalı vardı doktorumuza sormak istediğim.13 ayına kafdar nerdeyse ayakkabı almamıştım Öykü'ye.Ama kış gelmesinden dolayı evimizi klimayla ısıttığımızdan ve zeminlerimizin buz gibi olduğundan ve artık Öykü'nün yürüme eğiliminden dolayı bir çift patik tarzı Nıke almıştım.Aama sonra fark ettimki onunla adımları çok sağlıklı olmuyor, sonra dışarıdada elinden tutup yürüttüğümüz için birde dışarısı için bişeyler alalım dedik Polaristen ilk adım ayakkabısı aldık.Aslında rahat görünüyor ve adımlarını daha iyi basıyor görünüyordu.Ama o da biraz açık bir ayakkabıydı.Dışarıda ayacıkları üşüyebilirdi.Tam yürümediği için ortopedik bir ayakkabıyı henüz almak istememiştim malumunuz pek bi pahalılar.Bu kontrolümüzde doktorumuza sordum.Ayağında o polaristen aldıklarım vardı.Daha bilekli ve tabanı biraz daha sert bir ayakkabı almamaı önerdi ancak gün içinde 3-4 saatten fazla tutma dedi.Yürüme çalışmalarını onunla yaptır dedi.Bende önce Paqpa ya baktım,ancak çok fazla model yoktu açıkçası baktığım mağazada.Birde Kifidise bakayım dedim ve 20 numara ilk adım ayakkabılarımızı aldık ve çıktık.Bu ayakkabılar daha sert olduğu için sanki henüz alışamadı ama ayakta tay tay çok daha rahat duruyor.Atalım artk şu adımlarımızı değilmi kızım.Haa bu arada yürümeyi bu ayakkabılarla öğrenip oturttuktan sonra istediğin ayakkabıyı alabilirsin dedi bunuda ekleyim.Yoksa her ayakkabısına bir kaç ayda bir o paraları vermek bayaa bi külfetli olur gibii :))
Artık her söyleneni çok iyi anlıyor bebişim.Çok mutluluk verici bir şey böyle geliştiğini görmek.Birde göz kırpmamız var ki akıllara zarar bayılıyorum.Tabii bir de bizi öpmesi.Hadi kızım babayı öp dediğimde yanağına dudağını deydiriveriyor minnoşum.Bu arada ay sonunda memeden kesme çalışmalarımız başlayacak.Bunun için anneannemizi çağırdık.Gelişmeleri günü gününe yazarım artık.Umarım kolay atlatabiliriz.Bu aralar yapıştı resmen.Birde yakamı falan çekiştirip elini sokuşturuyor.Kıyamıyorum ama bakalım neler bekliyor bizi.
10 Kasım 2011 Perşembe
BAYRAM NOTLARI
Bu bayram evimizdeydik.Ankara'ya gitmedik.Bayramın birinci günü hariç eşim çalıştı.İlk gün Mersin'e gittik.Babaannemiz dedemiz amcamız ve yengemizle bayramlaştık.Ailece bir bayram klasiği olan yemeğimizi yedik.Kavurma tabikii..İkinci günü kızımla evdeydik akşam üzeri babamız geldi işten.Halamız eniştemiz kuzenlerimiz geldi.Onlarla bayramlaştık.Diğer günler bol bol gezdik.Özellikle seni yoralım istedik ki eve gelince tuş olup uyu diye..Ama nafile..Uyku kısmını eve gelirken arabada halledip eve gelince cin kesildin.Bu durum özellikle babanın hiç hoşuna gitmedi...:))
Bu aralar yürümeye bayağı bir hazırsın ama cesaretin yok.Ayakta duruyorsun artık desteksiz.Bu arada emeklemeyi öğrendin:))) Biraz erken keşfettin ama napalımm..:)) Yavaş yavaş sıralıyorsun yatağında ama koltukta bunu yapmıyorsun.Elini bırakıp hızlıca gitmek istiyorsun hedefe.
Bakıcı arayışına başladık.Ne zor işmiş.Burada çok çevremizin olmayışıda işi zorlaştırıyor açıkçası.Konu komşuya ilettim ama ses seda yok kimseden.Nurturıa'ya da başvurdum.Oradan birkaç mesaj geldi ama.İstediğim gibi deneyimli, çocuk sahibi olan,sigara kullanmayan vb kriterlerime uyan kimse yok gibi.Bunlarda bayramdan kareler..
Bu aralar yürümeye bayağı bir hazırsın ama cesaretin yok.Ayakta duruyorsun artık desteksiz.Bu arada emeklemeyi öğrendin:))) Biraz erken keşfettin ama napalımm..:)) Yavaş yavaş sıralıyorsun yatağında ama koltukta bunu yapmıyorsun.Elini bırakıp hızlıca gitmek istiyorsun hedefe.
Bakıcı arayışına başladık.Ne zor işmiş.Burada çok çevremizin olmayışıda işi zorlaştırıyor açıkçası.Konu komşuya ilettim ama ses seda yok kimseden.Nurturıa'ya da başvurdum.Oradan birkaç mesaj geldi ama.İstediğim gibi deneyimli, çocuk sahibi olan,sigara kullanmayan vb kriterlerime uyan kimse yok gibi.Bunlarda bayramdan kareler..
4 Kasım 2011 Cuma
GEÇEN SENE BU ZAMANLAR
Geçen sene bu sıralar Öykü'm bu haldeydi. Minnoşum ne kadar da büyümüşsün.Kocaaa bir kız olmuşsun.Canımın içi, minik meleğim, en kıymetlim.Allah'ım uzun ömürler versin, daha nice bayramların olsun inşallah.
31 Ekim 2011 Pazartesi
ÖYKÜ'NÜN DİLİNDEN
Öykü'nün ilk söylediği kelime birçok bebekte olduğu gibi "memmee"ydi.Daha sonra ;
"duu": anlamı su
"bebbee": anlamı bebek
"boo": anlamı top
"mamma": anlamı mama
"çiççee": anlamı çiçek
"dıdıızz": anlamı yıldız
"nennee": anlamı anne
"babba": anlamı baba
"düşş": anlamı düştü
Ama hala anne ve babayı biz tekrarlatınca söylüyor, bize seslenmek için söylemiyor.Gerçi şu birkaç gündür ben yanında değilsem başka odada mutfaktaysam "nenneeee" diye yayarak anne diyor,bende her defasında annemmm diye ses veriyorum ki öğrensin:))
"duu": anlamı su
"bebbee": anlamı bebek
"boo": anlamı top
"mamma": anlamı mama
"çiççee": anlamı çiçek
"dıdıızz": anlamı yıldız
"nennee": anlamı anne
"babba": anlamı baba
"düşş": anlamı düştü
Ama hala anne ve babayı biz tekrarlatınca söylüyor, bize seslenmek için söylemiyor.Gerçi şu birkaç gündür ben yanında değilsem başka odada mutfaktaysam "nenneeee" diye yayarak anne diyor,bende her defasında annemmm diye ses veriyorum ki öğrensin:))
28 Ekim 2011 Cuma
ÖYKÜ'NÜN ELİNDEN
ş.mhvuıpğpıuyddc ömuutytnmymuöuçöj,
Nelerneler anlatmak isityorda ancak bu kadarını anlatabildi.İdare edinizz...
Nelerneler anlatmak isityorda ancak bu kadarını anlatabildi.İdare edinizz...
24 Ekim 2011 Pazartesi
7.2 VAN
DEPREM...
YİNE YENİDEN FARKLI HAYATLARI VURDU BU SEFER.
ÇOK ACI...AKILLANMIYORUZ.AKILLANMAYADA HİÇ NİYETİ YOK BU GÜZEL ÜLKENİN İNSANLARININ.
ALLAH YARDIM ETSİN VAN HALKINA, YAKINLARINI KAYBEDENLERE ALLAHTAN RAHMET,SABIRLAR DİLİYORUM.YARALARININ EN KISA ZAMANDA SARILMASINI DİLİYORUM EN İÇTEN DİLEKLERİMLE.
EN ÇOK DA BEBEK VE ÇOCUKLAR BENİ DÜŞÜNDÜREN.O SOĞUKTA NE YAPARLAR NASIL BESLENİRLER,BAKIMLARI NASIL YAPILIR.OFFF OFF..
HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI.
GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR.
YİNE YENİDEN FARKLI HAYATLARI VURDU BU SEFER.
ÇOK ACI...AKILLANMIYORUZ.AKILLANMAYADA HİÇ NİYETİ YOK BU GÜZEL ÜLKENİN İNSANLARININ.
ALLAH YARDIM ETSİN VAN HALKINA, YAKINLARINI KAYBEDENLERE ALLAHTAN RAHMET,SABIRLAR DİLİYORUM.YARALARININ EN KISA ZAMANDA SARILMASINI DİLİYORUM EN İÇTEN DİLEKLERİMLE.
EN ÇOK DA BEBEK VE ÇOCUKLAR BENİ DÜŞÜNDÜREN.O SOĞUKTA NE YAPARLAR NASIL BESLENİRLER,BAKIMLARI NASIL YAPILIR.OFFF OFF..
HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI.
GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR.
18 Ekim 2011 Salı
HASTAYIM KUZUM SANA
Şu sıralar Öykü beni hem çok yoruyor, hemde çok güldürüp eğlendiriyor.Hala yürümediği için ya elinden tutup yürütmemizi istiyor, ya da kucakta gezmek istiyor.10 kilo yu benim boyutlarımda bir insanın taşımasıda bir hayli yorucu oluyor,ne bel kalıyor, ne bacak ne kol.Azılar gelmek üzere ama bayadır kabarık şekilde duruyor.Bakalım ne zaman pırtlıcak.Şu sıralar fotokopi makinası gibi.Ne yaparsak taklit ediyor bizi.Çiçek diyor,yıldız diyor ,top,gel ,su ,meme,mama,bebek, benim diyor ama halaaaa anne baba demiyor.Tabii bu kelimeleri kendince diyor ama biz anlıyoruz.Saçları iyice kıvrıldı.Anacığına çekmiş olsa gerek.Kıvırcık kuzum benim.
Beni benden alan bir hareketi var ki ölüyorum ona.Uyurken ve emerken o minnak sıcacık elleriyle benim kollarımı okşamasının hastasıyımmmmm.
Amaa şu sıralar çok fazla ağlayarak yaptırıyor istediğini.Yapmadığımızda ağlıyor zırlıyor tepiniyor kafasına vuruyor.Çok fenayız çokkk.Babasıyla resmen kavga ediyor.Bıdır bıdır hiç susmuyor elini kaldıra kaldıra.Hayırrr,yapma,o öyle olmaz ,sakın vb olumsuz kelimeler kesinlikle ters tepiyor Öykü'de.Kullanmamaya çalışıyorum,ama bazen unutup söylüyorum.İşte o zaman cadılığı alıyor eline.
En sevdiği şeylerden biri yatağına yatıp tutunup kalkmak ve sonra ellerini bırakıp kendisini yatağa atmak.
Yemek yememiz hala çok iyi değil zorla yiyoruz,yapmam dediğim şeyi yapıyorum tv ye bakarak yedirebiliyorum ancak.Bir kaç ay kilo alımı durunca mecburen bu yola başvurmak zorunda kaldım işe yarayınca devam ettik.
Parka salıncağa ve çocuklara deli oluyor.Güzel zaman geçiriyor parkta.Yürüyünce daha rahat edicez diye umuyorum.Bizden şimdilik bu kadar.
12 Ekim 2011 Çarşamba
ANKARA'YI ARDIMIZDA BIRAKTIK VE DÖNDÜK YUVAMIZA
Eşimin işi münasebetiyle gittiği İzmir seyahatini fırsat bilip bizde kaçtık Öykü'yle anneanne ve dedemize.Gezdik tozduk,eş dost ziyaretleriyle güzel biirr iki hafta geçirdik.Biraz endişelerim vardı kuzunun yehmesiyle ilgili.Çünkü en son bayramda gittiğimizde 3 gün lokma yedirememiştik.Hatta dönüş biletimi bile almamıştım, Öykü yemezse çıkıp gelecektik paşa paşa.Bu sefer gider gitmez Ikea'ya gidip mama sandalyesi aldık.Veee korktuğum gibi olmadı.Meğer derdimiz mama sandalyesiymiş.
Bu arada su çiçeği aşımızıda olduk.Ateşsiz döküntüsüz atlattık şükür.
Ankaraya gitmişken merak ettiğim H&M mağazasını ziyaret etmeden olmaz dedik ve Kuzuma bir kaç parça ciciler aldık.Bundan sonra her Ankara'ya gidişimizde uğranılacak,ziyaret edilecek bir yer olarak kazındı aklımıza bu mağaza.
Orada iyice elinden tutunca adım atmayı öğrendi kızım.Adanaya döndüğümüzde de yatağında tutunarak kalkmayı öğrendi.Ama kendisini arkaya doğru atıyor çok hızlı ve sert bir şekilde.Çok fenaa.Korkuyorum bende bi yerini yaralayacak,kafasını çarpacak diye.Yavaş yavaş ve ağır emin adımlarla ilerliyoruz yürüme yolunda.Geçen doktorumuz "kızların yüz karası" dedi Öykü'ye.Genelde kızların daha çabuk yürüdüğünden bahsetti ama napalımm tembeliz biz biraz.
Bilenler bilir ücretsiz izindeyim hala.24 aya çıkarılması benim için piyango oldu.Yoksa Eylülde işe başlayacaktım.Ama artık kararım kesin ikinci dönem başlıcam işe.Bakıcı arayışlarına başladım.Dualarınıza ihtiyacım var.Karşıma vicdan sahibi, merhametli,evimizden bizden biri gibi olacak,en önemlisi kızıma benden iyi bakacak,iyi anlaşacak,kızımın çok seveceği birisi çıkar.
15 Eylül 2011 Perşembe
ONDAN BUNDAN ŞUNDAN,ÖYKÜ'DEN BENDEN BİZDEN
Şu sıralar ihmal ediyorum blogumu farkındayım.Bizde durumlar aynı.Adana hala çok sıcak, çıkamıyoruz fazla Öykü'yle.Kuzu 12,5 aylık oldu bile.Yürümüyoruz hala.Bu hafta sonu yine Ankara yolcusuyuz. 2 haftalığına annene ve dedemize gidiyoruz eşimin 2 haftalık bir iş seyahatinden ötürü kalmayalım yalnız dedik ve aldık biletlerimizi.Lakin dönüşü ayarlamadım henüz.Çünkü Öykü evden başka bir yere gittiğimizde ağzına lokma koymuyor.Geçen bayram 3 gün lokma yemedi desem yeridir.Burçlardan fazla anlamam ama başak burcu bebekleri ortam değişikliğini sevmezlermiş,alışık olduğu ortamdan çıkınca düzenleri alt üst olurmuş.Bakalım yine aynı şey olursa dönüp gelicez paşa paşa evimize.Ama bu böyle nereye kadar gidecek.Mama sandalyesi alırsam belki işe yarar diye düşünüyorum.Öyle olmasını istiyorum.Çünkü erken dönmek istemiyorum.Biraz gezip tozalım kuzu sosyalleşsin istiyorum.Burda hep evde, hep benimle.Bende biraz arkadaşlarımla akrabalarımla falan görüşmek istiyorum.Eskiden, gençken annemler biryerlere eş dost akrabaya giderken hiç sevmezdim onlarla gitmeyi evde yalnız kalmayı tercih ederdim genelde.Ama şimdi insan büyüdükçe nasılda arıyor eş dost akrabayı.Ya da böyle uzakta ve yalnız ve çalışmıyor olunca mı arıyor bilemiyorum ama ben özlüyorum.
Geçenlerde Öykü'yü parka götürdük eşimle.Önceden salıncaktan pek haz etmeyen kızım bu sefer inmek istemedi.Büyüdüğünün bir kanıtı da bu olsa gerek.Şu sıralar acayip şımarık.Hareketlerini mimiklerini bir görmeniz lazım, kendisini arkaya ata ata yalandan gülmeler,elini ağzına kapatıp öksürük numaraları, istediği yapılmayınca ya da kızılınca bize bağırıp çağırmalar,sinirlenmeler,tepinmeler...Off off akıllara zarar.
Ahh unutmadan geçtiğimiz pazar aklım çıkıyordu yerinden desem yeridir.Öykü uykudan uyanınca yemeğini yedireyim dedim.Taze fasülyeyi ezdim bir güzel blendırla.Severek yemişti daha önceden.Yine yedi kuzum, ama son iki üç lokma kalmıştı ki birden öksürüp öğürdü ve tüm yemeği kustu.Kusma ama nasıl bir kusma ağızdan burundan çıkarıyor.İlk defa kustuğu için o da bi taraftan kusuyor bi taraftan ağlıyor ikisi bir arada olduğu için nefes alırken zorlanıyor,Koştuk banyoya ama boğazı tahriş olduğu için ve boğazını tam temizleyemediği için bir taraftanda ağladığı için bir türlü kendine gelemedi.Çok ama çok korktuk eşimle.Yüzünü falan yıkasamda boğazını temizlemesi lazım su veriyorum ağlamaktan ve öksürmekten içemiyor.Hemen meme verdim.Emdikçe sakinleşti,süt de boğazını temizledi kuzumun atlattık çok şükür.Korkumdan yatana kadar meme dışında bişey veremedim o gün.
Şu sıralar nihayett benim azıcık desteğimle oturduğu yerden koltuktan tutunup ayağa kalkmaya çalıştı.Playskool ilk arabam aldık ama beceremiyor hala,tutunup yürümek ya da ayakta durmak dışında herşeyiyle oynuyor.Suya "duu" demeye başladı.Çok şeker söylüyor.
Bir ara benim adımı söylüyodu sıkça bua ara söylemez oldu."de-daaaa" annen kurban olsun o diline.
Anne baba hala yok.Çiş yaptınmı kızım deyince"cişş" deyip bezini tutuyor.
Cıısss kızım dokunma ona deyince "cısss" deyip yine de dokunuyor,hem de atılarak kucaklayarak falan yanii.
Köpeğin napıyor kızım deyince"haaa haaa" diyor.
Deden naptı kızım? "Kııııııı" diyor.( Babamın boğazına su kaçınca öksürüp boğazının gıcığını gidermek için böyle bi ses çıkarmıştı)
Şu sıra hayvanlara ilgisi var.Çocuklara bayılıyor.İşte kuzunun son hali.Anneciğine yardım ederken :))
Geçenlerde Öykü'yü parka götürdük eşimle.Önceden salıncaktan pek haz etmeyen kızım bu sefer inmek istemedi.Büyüdüğünün bir kanıtı da bu olsa gerek.Şu sıralar acayip şımarık.Hareketlerini mimiklerini bir görmeniz lazım, kendisini arkaya ata ata yalandan gülmeler,elini ağzına kapatıp öksürük numaraları, istediği yapılmayınca ya da kızılınca bize bağırıp çağırmalar,sinirlenmeler,tepinmeler...Off off akıllara zarar.
Ahh unutmadan geçtiğimiz pazar aklım çıkıyordu yerinden desem yeridir.Öykü uykudan uyanınca yemeğini yedireyim dedim.Taze fasülyeyi ezdim bir güzel blendırla.Severek yemişti daha önceden.Yine yedi kuzum, ama son iki üç lokma kalmıştı ki birden öksürüp öğürdü ve tüm yemeği kustu.Kusma ama nasıl bir kusma ağızdan burundan çıkarıyor.İlk defa kustuğu için o da bi taraftan kusuyor bi taraftan ağlıyor ikisi bir arada olduğu için nefes alırken zorlanıyor,Koştuk banyoya ama boğazı tahriş olduğu için ve boğazını tam temizleyemediği için bir taraftanda ağladığı için bir türlü kendine gelemedi.Çok ama çok korktuk eşimle.Yüzünü falan yıkasamda boğazını temizlemesi lazım su veriyorum ağlamaktan ve öksürmekten içemiyor.Hemen meme verdim.Emdikçe sakinleşti,süt de boğazını temizledi kuzumun atlattık çok şükür.Korkumdan yatana kadar meme dışında bişey veremedim o gün.
Şu sıralar nihayett benim azıcık desteğimle oturduğu yerden koltuktan tutunup ayağa kalkmaya çalıştı.Playskool ilk arabam aldık ama beceremiyor hala,tutunup yürümek ya da ayakta durmak dışında herşeyiyle oynuyor.Suya "duu" demeye başladı.Çok şeker söylüyor.
Bir ara benim adımı söylüyodu sıkça bua ara söylemez oldu."de-daaaa" annen kurban olsun o diline.
Anne baba hala yok.Çiş yaptınmı kızım deyince"cişş" deyip bezini tutuyor.
Cıısss kızım dokunma ona deyince "cısss" deyip yine de dokunuyor,hem de atılarak kucaklayarak falan yanii.
Köpeğin napıyor kızım deyince"haaa haaa" diyor.
Deden naptı kızım? "Kııııııı" diyor.( Babamın boğazına su kaçınca öksürüp boğazının gıcığını gidermek için böyle bi ses çıkarmıştı)
Şu sıra hayvanlara ilgisi var.Çocuklara bayılıyor.İşte kuzunun son hali.Anneciğine yardım ederken :))
2 Eylül 2011 Cuma
HAYAL ETTİĞİM GİBİ OLAMASADA
Kızım büyüdü...Tamm 1 yaşında artık.Doğum günü için kafamda çok plan vardı.Vardı ama gerçekleşemedi maalesef.Bayram haftasına geldiği için toparlayamadık kimsecikleri.Bizde bayram tatili için gittiğimiz Ankara'da küçük bir doğumgünü kutlaması yaptık.
26 Ağustos 2011 Cuma
ÖYKÜ 1 YAŞINDAAA..
CANIM KIZIMIZ İYİKİ DOĞDUN,İYİKİ VARSIN
SENİ ÇOK SEVİYORUZ.
SAĞLIKLI MUTLU NİCE NİCE YAŞLARA HEP BERABER.
13 Ağustos 2011 Cumartesi
BİZİ MUTLU EDEN ÇİŞŞŞŞ
Öykü'nün bu ay hiç kilo almamasından ötürü doktorumuz İdrar tetkiki ve USG istemişti bizden son kontrolümüzde.Ben niye kilo almamış olacağını anlatsamda, duymazdan geldi kendisi söylediklerimi.Birincisi tatile gitmiştik 3 hafta ve doğal olarak düzeni bozulmuştu kuzumun.Gitmemizin ikinci günü hasta oldu ve neredeyse 4 diş çıkardı üst üste bu ay kızım.Ve de hiç bişey yemedi oralarda, sadece emmek istedi.Kilo almayışı bence bu sebeplerden kaynaklandı.Çünkü yemesi düzeldiği an kilosunda sorun olmuyor fazla Öykü'nün.Neyse dedik bizimde içimiz rahat etsin diye bugün gittik tetkikler için.Aç gelmemiz gerektiğini söylediler.Sabah hemen gittik bir an önce verelim ve kızımı hemen doyurayım diye.Ama o da ne saat 8.15 de takıldı aparat (adı her neyse bilmiyorum:)) çıktığımızda 12 yi bulmuştu saat.Aslında daha önce verecektik ama ilk yaptığı çiş torbaya girmemiş bezine yapmıştı.Çok hareket ettiğinden çıkmıştı yerinden.Hiç bişey yemeden içmeden nasıl olacak bu iş derken meğerse USG için aç olunması gerekiyormuş.İnsan bi söyler dimi ama nerden bilelim biz.Detaylı ve anlaşılır konuşsalar çok memnun olucam.Neyse öğrenince hemen emzirdim kuzumu, o sırada uyudu ve torba sabit kaldı neyseki.Uyandıktan kısa bir süre sonra zafere ulaşmış olduk.
İnsan bi çişe bu kadar mutlu olup sevinebiliyormuş demek.Gerçi bu şükür daha uzun sürenler de olabiliyormuş.Şimdi sırada 1yaş aşımız ve kan tahlilimiz var.İlk defa vericez.Korkuyorum açıkçası.
6 Ağustos 2011 Cumartesi
ÖYKÜ İLE İLK TATİL
Öncelikle tatilimizi nerede ve nasıl geçireceğimize aylar öncesinden karar vermiştik.Otelde bu sene rahat edemeyeceğimiz için ve eşimle beraber zaman geçirme fırsatımız olmayacağından hatta denize bile giremeyeceğimiz için bu sene anneannesi ve dedesinin yazlığına Didime gidecektik ilk olarak.9 Temmuzda İzmir havaalanına indik kuzuyla.Yolculuğumuz sorunsuz ve rahat geçti.Fakat İzmir-Didim arası o 2 saatlik yol bitmek bilmedi bana.Öykü yol boyu uyudu.Bütün gün uykusunda sarkmalar olduğu için düzeni bozuldu tabii.Eve girince uyandı ve o gece uyuması saat 1'i buldu.İlk 2-3 gün yemek yemedi.Hem ortam değişikliği hemde üst dişlerini çıkardığı için olsa gerekti.Ertesi gün kuzuyu denize sokmak için sabırsızlandık ve öğleden sonra 4 gibi gittik denize.Girer girmez bayıldı suya,inanılmaz keyiflendi.Kumla oynarken ve basarkende sıkıntı olmadı onu da sevdi.Fakat gözüne kaçıracak korkusuyla kumla oynamasına çok izin veremedim.2 gün denize girdikten sonra hapşırıklar başladı bizim bızdıkta ardından da hafif ateş.Doktora götürdük boğazda kızarıklık ve öksürükte başlamış deyince,deniz keyfine ara verdik tam iyileşene kadar.Sonrada rüzgar olduğu zamanlar denize sokamadım kızımı.
Birde orda memeye aşırı bir düşkünlüğü oldu yemek yemedi.Ama kalabalıkta(Aynı yede 3 amcamında evi var ve baya bir kalabalık içinde geçirdik tatilimizi) çok şey öğrendi.Benim çok çabaladığım fakat bir türlü öğretemediğim öpücük atmayı, bay bay, bir bir yapmayı öğrendi.
Bana aşırı düşkün bir kız oldu.Yanından bir saniyeliğine bile ayrılmama tahammül etmedi,benden başkasına gitmedi,beni görür görmez yapışmaya başladı.Haliyle benim için hiç dinlendirici bir tatil olmadı bu tatil.Oysa ne hayaller kurmuştum.Sabahları Öykü'yü anneme verip ben biraz uyuyacaktım, Eşimle gezip tozacaktık.Gibi gibii....Ama maalesef fazla hayal kurmayacaksın,plan yapmayacaksın.
Kızım artık gel gel, bay bay, öpücük, bir bir,yoookk, müzik çalınca dans etmeyi öğrendi.Hala yürümeden sıralamadan taytaydan eser yok.Bekliyoruz.
Bir ara mememi ısırmaya başladı.İlk ısırdığında istemsiz olarak bağırınca oyun sandı ve bunu tekrarlamaya başladı.Emzirmek kabus oldu benim için.Her emzirmede elim ayağım titriyordu desem yeridir.Isırınca bıraktım emzirmeyi vermedim birkaç gün.Ağladı,agresifleşti..Isırmaya kalktığında zor da olsa tepki vermedim ve çok şükür bir daha yapmadı.
Babamız 1 hafta sonra yanımızdan ayrılmak zorunda kalsada biz 20 gün güzel ve bir o kadar da yorucu bir tatil geçirdik.Ama ben tatile doyamadım.Çok çabuk geçti.Şöyle 1 hafta birde otele gidip yan gelip yatmak istiyorum.Öykü'yle ne kadar mümkün olursa.
2 Ağustos 2011 Salı
YAŞ 30
Bugün tamı tamına otttuzzzzzzzz yaşındayım dostlar.Aslında şaka gibi ben hala kendimi otuz yaşında hissetmiyorum.Gerçi 30 yaşında insan kendini nasıl hisseder onuda bilmiyorum.20'li yaşlara veda etmek biraz sinir bozucu aslında.Yapacak bişey yok yaşlanıyorum:))Kızımla beraber geçirdiğim ilk doğum günüm.
Bu arada kızımın doğum gününede kaldı 24 gün.Benim ailemin Ankara'da olması sebebiyle ve bayram haftasına geldiği için bir hafta önce kutlamayı planlıyoruz.Aslında günü ne zamansa o zaman kutlamayı istiyordum ben ama söylediğim sebeplerden yapamayacağım sanırım.Evde yapmaya karar verdim.Menü hakkında bir fikrim yok tek bildiğim pastasının "1" şeklinde olacağı.Detayları paylaşırım tekrardan burada sizlerle.
Bu arada kızımın doğum gününede kaldı 24 gün.Benim ailemin Ankara'da olması sebebiyle ve bayram haftasına geldiği için bir hafta önce kutlamayı planlıyoruz.Aslında günü ne zamansa o zaman kutlamayı istiyordum ben ama söylediğim sebeplerden yapamayacağım sanırım.Evde yapmaya karar verdim.Menü hakkında bir fikrim yok tek bildiğim pastasının "1" şeklinde olacağı.Detayları paylaşırım tekrardan burada sizlerle.
7 Temmuz 2011 Perşembe
İLK TATİLİMİZ
Bu ayın 11 inde anneannemiz ve dedemizin yanına Didim'e gidiyoruz kısmetse.Babamız önden gidecek ve bizi Bodrum havaalanından karşılayacaklar.Arabayla yolculuk yapmak istemedik.Çünkü Öykü'yü koltuğunda uzun süre tutmak imkansız hale geldi.O kadar uzun yola dayanamaz diye düşünüp uçakla gitmeye karar verdikAlışverişimiz tamam.Bavullarımız hazır sayılır.Geçen hafta sonu 10. ay doktor kontrolümüz vardı.Yarım kilo alıp 1 cm cik uzamış kuzum.Minyon bir yapısının olduğunu gelişimi gayet orantılı gidiyor dedi.Sanırım anneye çekecek bu konuda.Doktorumuz güneşe çıkarken çocuğu kremlere bulamamamız gerektiğini;siz nasıl kullanıyorsanız onada o şekilde uygulamamızı , belli bir saatten sonra çıktıktan sonra biraz güneş alması gerektiğini, abartmamamızı söyledi.Ayrıca sinek kovucu ürünlerden asla kullanmamamız gerektiğini söyledi.Odanın kapısının açık olduğu müddetçe tabletli ürünlerden kullanabileceğimizi söyledi.Bakalım yine bir uçak yolculuğu bizi bekliyor.Artık çok çabuk sıkıldığı için herşeyden biraz korkuyorum bu sefer.Sorunsuz gider geliriz umarım.Denize ve kuma tepkisi ne olacak merak ediyor ve heyecanlanıyorum.
Bu arada hala bizim bızdıkta yürüme belirtisi yok, emekleme yok, sıralama yok,ellerinden tutunca adım atma yok.Bırakıveriyor kendini yere tembelim benim.Doktor yürüteç aldırdı bize.Bizde dinledik aldık ama hatamı yaptık bilemiyorum.Bazı yerlerde yürümeyi geciktirdiğini okumuştum.Yürütecinde fıldır fıldır yürüyor.Ama adım atarak değil ayağıyla ittire ittire gittiğinden sanırım adım atmayı öğrenemedi henüz.
20 Haziran 2011 Pazartesi
13 Haziran 2011 Pazartesi
İZNİMİN SON GÜNÜ BUGÜN
Evettt geldik yolun sonuna.Yarın işe başlıyorum.Aslında benim olmayan işime.O nasıl oluyo diyeceksiniz? Şöyle oluyor.Geçen yaz eş durumundan Adana'ya tayin istemiştim öğretmen olarak.Fakat tercihlerime atanamayınca ben il emrine verilmiştim.Araya da doğum ,doğum izni,rapor ve ücretsiz izin girince benim atamam yapılmadı herhangi bir okula boşu boşuna.Bakalım yarın başlıyorum Sonuç ne olacak.İl milli eğitime gidip ne yapacağım.Göreve başlatıp işlemleri bitirip beni eve göndereceklerini umuyorum.Sonuçta okulum yok, orda görevimde yok.Şu ana kadar kuzumla 7/24 beraberken yarın babaannesine bırakıcam.Aslında biraz endişeliyim.Öykü çok alışkın değil anneanne ve babaanneye.Ayrı şehirlerde olunca böyle oluyo durum.Kızımı bırakıp biyerlere gitme şansım olmadı benim.O yüzden yarın ne yaparlar bilmiyorum.Aklım fazlasıyla evde kalacak onu biliyorum sadece.Çok zor yemek yiyor, meme isteyecek,sağıp bıraksam biberondan içmeyecek.Bakalım umarım bir sorun çıkarmaz.Bu arada Torba Yasa kapsamında ücretsiz izin 2 yıla çıkmıştı.Ben yasa öncesinde doğum yaptığımdan yararlanamam diye düşünürken; Milli eğitimi arayıp sordum ve alabileceğimi öğrendim.Şimdi bunu düşünüyorum.Alsam mı almasam mı? Evde de sıkılmadım değil aslında ama kuzumu bakıcıya bırakmak da hiç cazip gelmiyor.Önümde 2 ay var.Düşünüp taşınıp karar vericem Eylül'e kadar.
Benim yerimde olsanız siz ne yapardınız? Fikirlerinize ihtiyacım var.
2 Haziran 2011 Perşembe
EMEKLE(ME)ME,YAPMA,YAPMAMA MEVZULARI
Kimi biliyor kimi bilmiyor takipçilerimin ama biz Adana'da yaşayan bir aileyiz.Ve burdaki evlerin zeminlerinin çoğu karoyla döşenmiş vaziyette.Bu durumda benim kuzumun emeklememesi aslında bir şans unsuru gibi bence.Şayet kafasını ,orasını ,burasını o sert mi sert zemine çarpıp benim yüreğimin hop oturup hop kalkmasına sebep olacaktı.YAni odada yere bırakıyorum Öykü'yü ama dönerek hızla karolara doğru yönelince hoooooop tekrar halı üzerine alıyoruz kuzuyu.E bu çocuk nasıl emekleyece ama dimi?Neyse sanırım direkt yürüyecek.Ama şimdilik onuda pek yapacak gibi durmuyor aslında.Her çocuk emeklemek zorunda mı? Değiiiiill.Her çocuk aynı zamanlarda yürümek zorunda mı?Değiiillll.Her çocuk aynı hareketlilikte olmak zorunda mı?Değilll.Her çocuk gel geli;tel sararı, bay bayı, merabayı, aynı zamanlarda yapmak zorundamı? Değiiiiiill.Şuu etraftaki sinir bozucu sorular olmasa daha güzel olacak hayat ey dostlar.Diğğmii ama...
25 Mayıs 2011 Çarşamba
KUZUNUN İLK HASTALIĞI
Haftasonu uzun zamandır görmediğimiz halamızı görmeye Antep'e gittik babaannemizi ve dedemizle birlikte.Güzel bir haftasonu geçirdik.Öykü'de gayet mutluydu.Pazar günü öğleden sonra Öykü uyandıktan sonra çıktık yola.Arabanın klimasını belli bir sıcaklığa ayarlamamıza rağmen arabada emerken ara ara terledi minişim.Ya bundan dolayı ya da hava değişiminden olsa gerek hastalandı .Dün sabah uyandığında ateşi vardı kuzumun.Üst dişleri kabarık olmasından dolayı kesin diştendir diye düşündüm.Ama yinede doktorundan randevumu alıp kaptığım gibi gittik doktora.Meğerse boğaz enfeksiyonuymuş.Çok üzüldüm.İlk defa hasta oluyor yavrum.İlk defa antibiyotikle tanıştı kuzum.Ateşi biraz daha düşük bugün.37.5 civarında.Ama mutsuz, halsiz, gözünün ışıığı yok canımın içinin.Onu öyle görmek beni çok üzüyor.Allah beterini vermesin tabii ama hastalık işte.Şimdi uyuyor 2 saattir.Umarım çabuk atlatırız.
Birde bu aralar uyurken üzerinde hiçbirşey durdurmuyor üzerini açıyor sürekli.Uyku tulumu alsam o zamanda çok mu sıcak olur acaba bilemedim.Adana çok sıcak; en beter hallerine girmiş bulunuyoruz sanırım.Bu havada kuzuyu korumak çok zor.Doktorumuzda bu havaların kıştan daha kötü olduğunu, sürekli yüksek ateş kusma şikayetlerinin geldiğini söyledi.Havaların ısınmasıyla virüsler daha hızlı yayılılıyormuş .Aman dikkat anneler.
16 Mayıs 2011 Pazartesi
8.5 AYLIK KOCA BİR KUZU NELER YAPAR?
Yukarıda bahsettiğim o koca 8.5 aylık kuzu tabiiki de Öykü Hanım.Şu sıralar şirinliğinin sevimliliğinin zirvesinde bu kuzu.Herşeye tık tık yapmaya devam ediyor o minnak yumruklarıyla.Ne bulursa elleri yumruk şekline getirip işaret parmağının ordan tık tık yapıyoruz ve çok keyif alıyoruz bundan.Hatta annesinin alkış öğretme girişimlerinde bile alkışı yumruklarıyla yaparak şaşırtmaya devam ediyor bu kuzu.Hala emeklemiyor,ve sanırım bunu hiç yapmayacak.Anneannesinin aldığı yürütecide müzik aleti olarak kullanıyoruz şimdilik biz.Düğmelerine basıp sadece müzik dinliyor daha bir kere bile adım atmadı,; bakalım ne zaman öğrenecek.Müzik düğmesine basıp sonra annesinin yüzüne bakıyor ki, alkış yapsın dans etsin diye. :) Yere koyduğumuzda ordan oraya yuvarlanıp duruyo arda bir popoyu havaya kaldırabiliyor isterse.Annesi; babasıııııı diye bağırınca hemen kapıya bakıyo ve babayı aramaya başlıyor.Artık arabasında gezmekten çabuk sıkılıyor kucağa gelip etrafı seyretmek en büyük keyfi.Arabasında uykuya hemen dalan kuzu şimdi uyumaz oldu.O yüzden annesiyle artık dışarı çok çıkamıyor.Haaa birde akşam babası geldiğinde kapı zilini duyduğu anda acayip şaşırıp kapı açılıp asansörden babası çıkınca çook mutlu olup çırpınıyor.kendi başına desteksiz oturabiliyor.Çorabplarını çekerek çıkarmaya başladı bu ara.Birde herşeyin etiketi en favori oyuncağımız.Şimdilik bizden bu kadar.Kendimize yeni şeyler kattıkça yazmaya devam edeceğiz sevgili anneler.
20 Nisan 2011 Çarşamba
SIMPLY COLORS ALIŞVERİŞİM
14 Nisan 2011 Perşembe
BUGÜN
Bugün kuzuyla gezmeye çıktık.Dün kızıma aldığım pantolonun bir beden küçüğünü değiştirmek ve biraz dolaşıp hava almaktı maksatımız.Kahvaltı sonrası biraz uyudu minişim.Kalkıncada yarım muzunu yedi üzerine memişini emdi sonra doğru dışarı.İlk gittiğimiz mağazanın o şubesinde yokmuş istediğim beden başka bir şubeye yönlendirdiler.Gitsekmi gitmesekmi, uzakmı ,dönüşte Öykü sıkılırmı derken; vardık mağazaya.Bebek çoçuk katını neden giriş kata yapmazlarki anlamış değilim.Koca bebek arabasıyla çantayla nasıl inilip çıkılacaksa oralara.Herkes yanında birileriylemi gidiyor mağazalara? Diğmiii amaa?Herneyse satış görevlisinden kibarca rica ettim.
Ben: Asansör var mı mağazada?
Satış görevlisi: Nemruut bir suratla Yook.
Ben: Peki şu pantolonun 6-9 aylık olanını bana getirebilir misiniz acaba ben çıkamıyorumda arabayla.
SG: Biz yukarı çıkamayız, yasak.(Bu arada bir taraftanda yanımdan uzaklaşmak için yürüyor)."Arabayı şuraya bırakın sizde".
Ben:Sinirler hadsafhaya yükselmiş bir şekilde."Arabayı bıraksam koca bir çanta var onu nasıl bırakayım. alsam çocukla nasıl çıkayım yukarı"
Tabii kime ne benim bu durumumdan.Kendisi o anda gitti yanımdan.
Ben:Sağol beee..
Bende bunun üzerine gidip başka bir görevliye rica ettim aynı şekilde.
SG:Tabii .Ancak beden yoksa aynı pantolonu size geri getirmek durumundayım başka ürünlere bakmanız için sizin bakmanız gerekir.
Ben:Aa tabii yoksa siz geri getirin ben başka şubeden değişim yaparım.
Ben:Aa tabii yoksa siz geri getirin ben başka şubeden değişim yaparım.
Sonuç: Pantolonu değiştirdim sevgili görevli sayesinde.Ve gidip diğerine "isteyince yapılabiliyormuş demekki teşekkür edrim sizin ilgi alakanıza(!) hanfendi".dedim ve çıktım.
Satış görevlisi var satış görevlisi var.Belki ileride kendiside anne olup aynı şey başına gelecek.Bazı insanlar empati kurmaktan aciz.Kınıyorum kendisini burdan.Çalışmasın bu tip insanlar böyle işlerde nokta.
Dönüşte koktuğum başıma geldi ve Öykü arabada sıkıldı ve ağladı.Bende kucağıma almak zorunda kaldım.Öykü'yü Arabanın kol kısmına oturtup bir taraftan denge kurup arabayı sürüp bir taraftan kuzuyu taşımak hiç kolay olmadı.Boş bir araba ...Hem Öykü'yü hem arabayı sürebilen herkül bir anne.Arabanın tepesinden millete gülücük saçan Öykü.Komikti sokaklardaki halimiz anlayacağınız.
13 Nisan 2011 Çarşamba
ÖYKÜ KUZU
Şu sıralar Öykü’yle ilgili pek birşey yazmadığımı fark ederek silkelenmenin zamanı geldiğini düşündüm.
Artık kuzu tam olarak dönebiliyor.Sırt üstünden yüz üstüne dönerken azıcık yardım gerekiyor gerçi.Altta kalan elini kurtarmayı beceremiyor henüz.Emeklemeye hiç niyetimiz yok gibi.Çünkü yüzüstü koyduğum anda kafasını yavaşşşça yana koyup gövdesini hoopp attırıveriyor, zora gelmiyor hanım hiç:) En son doktor kontrolümüzde yine az kilo aldığını görünce gaza gelip çöktüm kuzunun üstüne.Haliyle o da vargücüyle reddetti yemekleri, E hal böyle olunca anne strese girdi.Eyvah yemiyo, nolcak böyle, eriyip gidecek kız halleri yanii.Yapmadığımız şebeklik kalmadı babasıyla.Ama baktım çok yıpratıyorum kendimi ve kuzuyu.Silkelenip kendime geldim.Önce sakin olmak ve kendimi rahatlatmakla başladım işe.Daha önce çok okudum beslenme ve ek gıdayla ilgili yazılar.Biliyordum üzerine gitmemem zorlamamam gerektiğini ama annelik işte kilo almadığını duyunca ipler koptu bende.Ama neyseki kendime gelmem çok uzun sürmedi.Herneyse artık rahatım sakin ve acayip bir sabırla yediriyorum yemekleri.Keyfi yerindeyse biraz daha başarılı oluyoruz bu konuda.Gün geçtikçe daha iyi olacağına inanıyorum.Birde mama sandalyesi aldık kuzuya sofra adabını şimdiden işlemek için ve halı , koltuk vb kirletmemek adına:)
Bu arada artık ikinci dişimizde çıktı.Bu kilo almayışının sebebinin dişlerden olabileceğini söyledi doktorumuz.Ama Öykü dişleriyle çok şirin oldu.Biri daha belirgin gözüküyor artık.Birde arada şu memeyi ısırma durumları olmasa.Çok fecii
Birde saçlarımız uzadı geçmiş aylara nispeten.Artık toka takabiliyoruz minnak saçımıza.Birazda cadılaştık sanki.İstemediği birşey olunca çığlık atıyor ve sinirini acayipp belli ediyor.İşte Öykü’den kareler
DEĞİŞİM ZAMANI
Birkaç zamandır aklımda olan saçlarımı kestirme fikrini dün uygulamak üzere kuzuyla Ziyapaşa yollarına düştük.Sabah kahvaltıdan sonra biraz bekledim acaba Öykü uyurmu diye ama küçük bir şekerleme ardından uyumayacağını bildiğim için saat 11 sularında çıktık evden trafik fazla artmadan gidip gelelim diye.Aslında orada pusetinde ne kadar duracağı konusunda endişelerim vardı ama onu düşün bunu düşün nereye kadar.O zaman benim işler kalıyor; olmuyorr..İlk kez gidecektim bu kuaföre.Gözümü kararttım bir kere.Çok sıkılmıştım kendimden. Henüz Adana da kendime bir kuaför edinmemişken www.akademimakas.com burayı buldum. Velhasıll saçlarımı kestirdim ve beğendim,memnun kaldım çalışanlardan, ortamdan. Bu arada Öykü Hanım biraz kendi kendine oynadıktan sonra sıkıldı pusetinde durmaktan ve bir o çalışan gelip oynatıyo bir diğeri derken alındı kucağa hanfendi ve erdi muradına.Tabii bende:)) Sırada boya var.Öykü kuzu emdiği için ertelemiştim bu fikri aslında ama baktım olmayacak.Aralardan sırıtan beyazları gördükçe hoşlanmıyorum kendilerinden, onlarla barışık yaşayamayacağımı anladım dün.En kısa zamanda bu fikride faaliyete geçireceğim.
Bu arada Kuzunun ikinci dişide pırtlamışş
) Gece uykusundaki bozukluğun nedeni budur diye tahmin ediyor en en en kısa zamanda düzelmesini temenni ediyorum ennnn içten dileklerimle:)) 19 MART
KISA KISA
İlk olarak blogumun kapatılmasından dolayı çok üzgünüm.Henüz yeni olmama rağmen bu camiada çok kolay alışmıştım blogspota ve bir sürü blog arkadaşım olmuştu, izlediklerim beni izleyenler…Ben de katıldım wordpress e taşınanlar kervanına.Vee hiç alışamadım buralara çözemedim bile henüz.Zor geliyor anlayamıyorum menüsünü falan.Haliyle de yazmak gelmedi içimden ama bir taraftan da kızım için biriktirmek istiyorum yazılarımı. Yaşadıklarımızı kayıt altına almak istiyorum.Ankara’dan döndükten sonra sırayla hastalıklar yakamızı bırakmamıştı.Özelliklede eşiminki çok uzun ve ağır oldu.Tabii bu arada kızımada geçmemesi için yaptığımız çabalarda ekstra yordu beni.Geçen hafta Öykü’nün 6. ay aşıları vardı.O günün akşamında kuzum ateşlendi ilk defa.Bende bir panik hali ki sormayın.Aşıdandır diyorum ama o gün olduğu aşıları daha öncede olduğu için ve ateş yapmadığı için aklıma eşimden grip geçmiştir düşüncesi geldi.Bu grip eşimi yıktı geçirdi el kadar kuzuyu napardı acaba? O gece şurupla falan idare edip ertesi gün doğru doktora.Şükür ki aşıdanmış.3 gün sürdü.Allahım tüm kuzuları hastalıklardan korusun.Onun o çaresiz keyfsiz huysuz gülmeyen çığlık atmayan halini gördükçe kahroldum valla.Neyseki geçti gitti.Ama bu aralar ben pek bi keyifsizim.(7 MART)
28 Şubat 2011 Pazartesi
YARI YAŞIMIZDAYIZ
Haftasonu kuzuyu 6. ay kontrolüne götürdük, bu ay çok az kilo almış.Ek gıdaya başladık artık bizde.Aman ne ızdıraplı bir işmiş.Sabır işi resmen.Sebze çorbası verdik sevmedi, kahvaltı verdik doktorumuzun söylediği gibi sevmedi, elma sevmedi,armut sevmedi.Sevmedi de sevmedi.Ağzını kilitliyo resmen.Es kaza vermişsem ağzına onuda diliyle ite ite çıkarmaya çalışıyor, püskürtüyor, yuttuğunuda öğüre öğüre yutuyo.İşkence yapıyoruz sanki hanıma.3-4 kaşık yedirip bırakıyorum, inatlaşmıyorum, aç karnına veriyorum.... naparsam yapayım nafile.Bekliyoruz bakalım alışmasını sabırla.Bugün 6. ay aşılarımız yapıldı.Kuzucum nasıl ağladı anlatamam.Bundan önceki aşılarında hiç ağlamamıştı.Yine öyle olur diye düşünmüştüm ama olmadı.Yüreğimi dağladı, içimi acıttı.Neyse herşey onun sağlığı için.
23 Şubat 2011 Çarşamba
KIŞT KIŞT BÜTÜN OLUMSUZLUKLAR,KIŞT KIŞ HASTALIKLAR..
Ay var üzerimizde bişeyler.İlk olarak kardeşimin sınavları münasebetiyle İstanbul'a giden annemİN ayağını burkması aradan nerdeyse bir ay geçmasine rağmen hala teklemesi, sonra babam kaldırdığı damacana sayesinde bir bel ağrısına yakalanması ve dünkü MR sonucuna göre fıtık olduğunu öğrenmemiz.Sonraaa benim boynumun tutulması ,akşam ağrımın tavana vurması ve emzirdiğim için ilaç kullanamamam,sağa sola bir robot edasıyla dönebilmem,yanımda kimsenin olmamasından bebeğime benim bakmak zorunda olmam, kucağıma gelmek istemesine zar zor karşılık verebilmem,uzanamamam,doğrulamamam,binbir güçlükle kuzuyu emzirebilmem,en azından akşam eşim ilgilenir ümidiyle mutluluk duymam, veeee en sonunda onunda grip olduğunu öğrenip YIKILMAM. :(((
22 Şubat 2011 Salı
CANIM YANIYO
Sabah boynumun ağrısıyla uyandım.Tutulmuş çok fena.Aslında sabah ağrı vardı evet ama gün içinde arttıkça arttı.Kolumu dahi kaldıramaz hale geldim.Yanlış bir hareket yapmaya kalktığımda acısı 10 a katlanıp beni bağırtacak duruma dahi geliyo.Bizim kuzu da fena halde kucakçı olduğundan bugün benim için çok zor geçiyo anlayacağınız.Kucağımada alamadığım için sürekli oynayıp konuşmak durumunda kalıyorum .Doğru düzgün uyumadıda cadı, ki bende biraz uzanıp dinleneyim.Bugün akşam olur mu,bugün biter mi ,sabah uyandığımda acım geçmiş olurmu acaba???
21 Şubat 2011 Pazartesi
MÜMKÜNSE ERKEKLER TRAFİĞE ÇIKMASIN
Ya anlamıyorum trafiğe çıkınca ne oluyor karşı cinse.Bir sinir, bir asabiyet,bir agresiflik.Düşünsenize trafikte erkeklerin sadece yaya olarak bulunduklarını.Araçlarda sadece bayanlar....Nasıl olurdu sizce?Kurallara uyan,sakin sakin yolunda giden, gerekmedikçe korna kullanmayan,gerekli gereksiz selektör yapmayan,yol verdi vermedi derdi olmayan bayanlar.Bence süper fikir.
20 Şubat 2011 Pazar
BABASININ KIZI
Kızımın doğumuyla başlayan ve hala devam eden kime benziyor bu kız soruları geçen haftaki Ankara ziyaretinden sonra kesinleşmiş oldu.İlk doğduğu anlar tıpkı annesi söylemleri aylar geçtikçe babaya döndü.Ben hala çok benzetemesemde kimseye buyrun karar sizin...
16 Şubat 2011 Çarşamba
BİZ GELDİİK..İLK DİŞİMİZDE :)
Dün döndük evimize.İki haftalık Ankara tatili iyi geldi bana.Acaba Öykü yerini yadırgarmı, düzeni bozulurmu,yolculukta sıkıntı yaşarmıyız derken hiçbir sorun yaşamadan gidip geldik.Anneannemizi, dedemizi ve dayımızı gayet iyi bulduk.Kar yağışıyla gittik kar yağışıyla döndük.İkinci haftamızda hava nispeten daha iyiydi Adana kadar olmasada.Biraz eş dost akraba ziyaretleri iyi geldi bana, sıkılmıştım buralarda.Öykü normalde geceleri bir defa uyanırken orda ikiyi üçü buldu meğer kuzunun dişi çıkıyormuş.Gelmemize iki üç gün kala elime hafiften sertlik gelmişti ama damağına bir türlü bakamadık izin vermedi kuzu.Dün geldiğimizde eşimede gösterdim o da fark etti.Sabah yine bakmaya çalışırken bu sefer görebildim, damak yarılmış bi inci görünüyo orda.Gece uyanmaları uyku düzeninin bozulması meğer bundanmış.Artık bizimde dişimiz var.Büyüdük mü ne?
29 Ocak 2011 Cumartesi
ANKARA YOLCUSUYUZ
İki haftalığına yokuz buralarda.Dinlenmeye gidiyoruz anneanneye.Daha doğrusu dinlenmeye gidiyorum...Evde Öykü'yü gezdirecek ekstradan 3 kişi daha var.Heyoo.. Akşam 20.30 da uçağımız.Bakalım umarım sorunsuz bir yolculuk olur bizim için.Bugün Ankara'ya kar yağmış aldığım haberlere göre.O yüzden biraz canım sıkılmadı değil bu duruma.Durdu durdu bizim yola çıkacağımız günü buldu.Neyssse vardır bunda da bir hayır.Sabah Öykü'nün 5 ay kontrolü vardı.Büyümüşüz.Ek gıda hala yok.Ama ben arada azar azar meyve suyu püresi falan tattırıyorum.Gayet iyi gidiyormuşuz.Maşallahhhhh..Ama bu sefer kuzu biraz pürüz çıkardı muayene olurken.Artık çevremizdekileri yabancılamaya başladık.Başka biri kucağına alıp konuşmaya başlayınca büzü veriyo dudakları bizde hemen almazsak ağlıyo, hemde boncuk boncuk.Evde bütün gün ana kız başbaşa olunca böyle oldu.Etrafımızda kimse yok kuzu napsıın.Ama bakalım anneanne ve dedesine ne yapacak.En son buraya geldiklerinde bi sorun olmamıştı.Görüşmek üzereee.
28 Ocak 2011 Cuma
KARNE VEREMEYEN BEN
Malumunuz ben deniz öğretmenim.Sınıf Öğretmeni.Bu sene ise öğrencisi olmayan bir öğretmenlik yapıyorum.Geçen yaz kocişin işi nedeniyle şehir değiştirmiştik.Topladık pılı pırtıyı göçtük Adana'ya.Dolayısıyla tayin istemek zorunda kalıp öğrencilerimden ayrılmıştım.Bu arada da hamileydim,doğum yaz sonua denk geldiği için öğrencilerim bu sene beraber olamayacağımızı biliyorlardı.Ama bunun geçici olduğunu düşünüyorlardı.Onlara tayin isteyeceğimi söylememiştim, söyleyememiştim.Birinci sınıftan beri benle beraberlerdi.En son 18 haziranda verdim karnelerini.Bugün yine karne aldı ÇAYKIŞLA TEV ESAT EGESOY BEDİA BAŞGÖZ İÖO 3/A sınıfındaki o minikler.Bir fark vardı, benim elimden değil başka bir öğretmenden.Yeni öğretmenlerinden.Bu sene ise benim öğrencilerim yok, iyi tatiller öğretmenim diyen,sizi özleyeceğiz diyen öğrencilerim yok.
İyi tatiller büyük kuzular hepinize
Mutsuzmuyum? Asla..Bu sene bu arayı vermeme neden olan,bana çok ama çok ihtiyacı olan bir kuzum var.Eylülde de işe başlayıp kuzuyu bırakmanın hüznüyle yazarım artık.:( İşte Hayatt....
26 Ocak 2011 Çarşamba
ÖYKÜ 5 AYLIK
Bundan tam beş ay önce Öykü kuzu dahil olmuştu hayatımıza.Bu saatlerde odamızda benim uyuşukluğum geçmiş ,acılara ağrılara dayanmaya çalışırken kuzum yanıbaşımda uyukluyordu.Şimdi mi? Şimdi ise kuzucuk yattığı yerden kafasını kaldırıyo, Aktivite oyuncağının kenarındaki nesneyi ağzına çekmiş emmeye çalışıyo :) Zaman su gibi.
20 Ocak 2011 Perşembe
19 Ocak 2011 Çarşamba
KISA KISA
Geçen hafta babamız hasta oldu.Banada bulaşacak gibi oldu, hatta bulaştı ama ben çabuk toparladım kendimi.Babamızınki daha uzun sürdü.Derken bu pazartesi kızımda bir hapşırma bir hapşırma.. Tamam dedim hasta oluyo.Biraz burun akıntısı vardı.Ertesi gün doktora gitsekmi falan derken o gün daha iyiydi kuzum.Bakalım takipteyim şu an, şimdilik iyi gibi.
Cumartesi günü akşam misafirlerimiz vardı.Babamızın iş arkadaşı ve eşiyle beraber güzel bir akşam geçirdik.Pazar sıradan bir gündü.Mothercare indirimi olduğunu duymuştuk bir bakalım diye oraya gittik ama indirimler umduğum gibi değildi ve pek bişey kalmamıştı.Biraz yürüyüşten sonra eve gelip aile boyu bi güzel uyku çektik.
Bu arada kızım bu sabah yatağında uyanmış oyalanırken biliçsizde olsa ilk kelimesini söylemiş bulunmakta. Annnnn-nnneee ( 19 Ocak 2011)
29 ocakta Ankara yolcusuyuz kızımla.Bakalım ilk kez beraber yolculuk yapıcaz.İlk kez 1aylıktı Ankara'ya gitmiştik fakat annemde vardı yanımızda.Kuzu da bütün yol boyu beni emdiği için bi sorun çıkmamıştı uçakta.İnşallah bu seferde bi sorun çıkmaz.
Cumartesi günü akşam misafirlerimiz vardı.Babamızın iş arkadaşı ve eşiyle beraber güzel bir akşam geçirdik.Pazar sıradan bir gündü.Mothercare indirimi olduğunu duymuştuk bir bakalım diye oraya gittik ama indirimler umduğum gibi değildi ve pek bişey kalmamıştı.Biraz yürüyüşten sonra eve gelip aile boyu bi güzel uyku çektik.
Bu arada kızım bu sabah yatağında uyanmış oyalanırken biliçsizde olsa ilk kelimesini söylemiş bulunmakta. Annnnn-nnneee ( 19 Ocak 2011)
29 ocakta Ankara yolcusuyuz kızımla.Bakalım ilk kez beraber yolculuk yapıcaz.İlk kez 1aylıktı Ankara'ya gitmiştik fakat annemde vardı yanımızda.Kuzu da bütün yol boyu beni emdiği için bi sorun çıkmamıştı uçakta.İnşallah bu seferde bi sorun çıkmaz.
13 Ocak 2011 Perşembe
BEBEĞİME NE ALDIM
Geçen gün gittiğim AVM de bir mağaza 1 alana 1 bedava kampanyası yapmış.O gün çok kalabalık olduğu için hafta içi bir gün gitmeli diye düşündüm ve Pazartesi düştük AVM yollarına kızımla beraber.Önce kızıma birşeyler bakmak üzere ilk istikamet Kıddyworl oldu. Hedefim oyuncak almaktı kızıma.Tabii fiyat olarak birbirine yakın şeyleri seçerek daha karlı bir alışveriş yapmaktı amacım.Reyonunda epeyce bir oyalandıktan sonra nihayet karar verebilmiştim ne alacağıma.İlk olarak Fısher Prıce Masalcı Tırtıl aldım kuzuya ( 6 Ay ve üzeri için ama olsun ne kaldı şunun şurasında 6 aylık olmaya).Beleşe gelecek olan oyuncakta yine aynı markanın projektörü oldu. Tavana balıklar denizyıldızları falan yansıtıyo fonda da güzel deniz dalgası ve su sesi var ek olarakta yine iki melodisi daha var.


Öykü Kuzu bunları görünce ne mi yaptı? Bi kere gece uyku için yatağımıza gittiğimizde tavandaki şekillere bayıldı.( Tabii ben o güzel dalga seslerine, müziğe ve görüntülere dayanamayıp mayışacağını düşünürkeenn)Uyku ne kelime tam tersine bi enerji bi enerji.Yapabilse atlayıp tutacak sanki;öyle bi kıpırtı. Kendim için almışım sanki bende accayip uyku yaptı.(Uyku için buna ihtiyacım varmıydı? Hayırrrrrrr.Her daim uyuyabilirim:))
Diğer oyuncağınıda sevdi fakat biraz büyüyüp sayfaları kendi değiştirdiğinde düğmelere kendi basabildiğinde daha da keyif alacağına inanıyorum.Tırtılın sayfalarını çevirdikçe içinde yazan şarkıları söylüyor üzerindeki düğmelere bastığınızda da sayıları kelime ve harfleri şekilleri falan söylüyor bayan tırtıl.Netekimmm ben bu alışverişten karlı çıktım mı? Çıktımmm.Kızım sevdi bu alınanlarııı? Sevdiiii..Ben yaptığım alışverişten keyif aldım mııı? Aldıııımm.. Bundan başka söylenecek laf var mıdırrr? Yokturrrr....
6 Ocak 2011 Perşembe
PINAR REYHAN ÖZYİĞİT
Alıntıdır
Hamileliğimin öncesinden beridir takip ettiğim ve hala takip etmeye devam ettiğim bir derginin editörüdür kendisi.Ayrıca Hürriyet Aile de yazıyor. burasıda kişisel web sayfası
Güzel işlere imza atıyor ve yazılarını severek okuyorum.Yukarıdaki yazıda yaptığı güzel işlerden bir tanesi.Haberi olmayanlar haberdar olsun diye..
Pınar Reyhan."Sevgili Dostlarım,Biraz önce Çalışma Bakanımız Ömer Dinçer ve ekibi aradı…Hayatımın en heyecan verici telefon konuşmalarından biriydi…Şu an ellerim titriyor…Sevinç çığlıkları atarak telefonu kapattık…Müjdeyi vermek için bizzat bizi aradı…BAŞARDIK!Şu sözleri duyduk:“Annelere müjdeyi ver, konu halloldu, yasa komisyonda size teşekkür ediyoruz bizi konuda aileler ile bir araya getirdiğiniz için…”
İnanın ne diyeceğimi bilmiyorum.Tüm imza verenlere, bizi arayanlara, destek olanlara, haberleri ile arkamızda duran, bize inanan, basında rekabetin ne çetin olduğunu herkes bilir buna rağmen sadece Hürriyet değil tüm camiaya, özellikle bu konuya destek olan değerli basın mensubu dostlarımıza, tüm okurlarımıza ve içler acıtan hikayelerini bize gönderen, “bize ancak siz yardım edebilirsiniz…” diyen tüm erken doğum yapan anneler, bebekleri ve eşleri…Bu hepimizin başarısıdır.Ben ve ekibim sadece aracı olduk.Ama siz bizi desteklediniz…Sağlık Bakanımız Recep Akdağ ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Ömer Dinçer bir konunun ekip çalışması ile nasıl da kısa sürede çözülebileceğinin örneğini gösterdiler.Annelerin sesini dinlediler.Yüzbinlerce ailenin de kalbini kazandılar…TALEBİMİZ KANUNLAŞIYOR!* * *MADDE 5510:İlgili karar: “MADDE 66- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.
Kadın işçinin erken doğum yapması halinde ise doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılmayacak süreler, doğum sonrası sürelere eklenmek suretiyle kullandırılır.”GEREKÇEKadın işçinin erken doğum (prematüre doğum) yapması halinde, doğum öncesi çalıştırılmayacak sekiz haftalık iznini kullanması mümkün olmamaktadır. Yapılan düzenleme ile kadın işçinin erken doğum yapması halinde, kullanamadığı doğum öncesi izin sürelerinin doğum sonrası sürelerle birleştirilerek kullanılması öngörülmüş, böylece bu durumdaki kadın işçilerin mağduriyetlerinin giderilmesi amaçlanmıştır.Not: Devlet memurlarının durumuna dair düzenlemeler üzerine de çalışılıyor.* * *KOMİSYONDAN GEÇTİ!Şu an ofiste biz bayram havası içindeyiz.Çığlık çığlığa sevinçten zıplıyoruz.Derin de bir ohhh çekiyoruz…Dedik…ANNEMİZİ ALDIK!Daha ne isteriz?"
Hamileliğimin öncesinden beridir takip ettiğim ve hala takip etmeye devam ettiğim bir derginin editörüdür kendisi.Ayrıca Hürriyet Aile de yazıyor. burasıda kişisel web sayfası
Güzel işlere imza atıyor ve yazılarını severek okuyorum.Yukarıdaki yazıda yaptığı güzel işlerden bir tanesi.Haberi olmayanlar haberdar olsun diye..
DAHA ÇOK VAR AMA......
Bir kaç keredir sabah programların birinde bakıcı olayına deyiniliyor.Kötü bakıcı dehşetleri gösteriliyor.Kötü anısı olanlar yayınlanıyor.Eylülde iş başı yapacağım bende ve maalesef bebeğimi ya bakıcıya ya da kreşe vermem gerekecek.Ben bunları izledikçe bunalıma giriyorum.Uyuşturucu maddemi kullananlar,ev ahalisinin kıyafetlerini kesen psikopatlar mı, şiddetle bağıranlar mı, kendisi kanepeye uzanıp ayak parmağını çocuğun ağzına verenler mi ve daha kötüleri........Yayınlananları izleyemiyorum, dinleyemiyorum. Bakamıyorum.İçim parçalanıyor.Sanki benim çocuğumun da başına gelecekmiş gibi düşünüyorum ve bakıcı olayını kafamdan sıyırıp atıyorum.Yok yok en iyisi kreş diyorum.Bu seferde kreşin olumsuz yönlerini okudukça yok bu da olmaz diyorum.En iyisi çocuğum benle işe gelsin gitsin diyorum :)) ( Elimde olsam bunu yaparım ama maalesef buna müsait bir işim yok) Ne olacak bu çalışan annelerin hali böyle? Ücretli doğum izni en az 1 yıl olmalı.Üzerine birde 1 yıl ücretsiz izin; çocuk gelir 2 yaşına.En azından kendini birazda olsa ifade edebilir diye düşünüyorum.Duy sesimizi eyyyy Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı.Yok yok bir kız annesinin yanında, onunla aynı şehirde olmalı ben bunu bilir bunu söylerim.En güvenilir yer.Bizzat kendisi bakmasa bile ani baskınlar yapabilir kontrol baaabında en azından.Bakalım hakkımızda hayırlısı.Bizim durumumuzda bir sürü insan var.Umarım bu konuda şans yüzümüze güler de iyi, vicdanlı, güleryüzlü, bebeğimi kendi çocuğu gibi benimseyecek bir insan çıkar karşımıza.
Çalışan anneler soruyorum size tecrübelerinizden yararlanmak için; Bakıcı mı ; Kreş mi? Varsa iyi kötü anılarınız bekliyorum.
4 Ocak 2011 Salı
YILBAŞI GECEMİZ
Yılbaşını 4 aylık bir bebekle evde pijama terlik televizyon şeklinde kutlarız diye düşünürken, bir gün önce bir davet aldık Öykü'nün amcasından. Hiç düşünmeden kabul ettik tabii.Böyle özel günleri kalabalık bir şekilde kutlamayı severim ben.Kızımın Şükriye yengeside tüm maharetlerini sergilemiş mükellef bir sofra hazırlamıştı.Mersin'den Rıza dedemizde gelmişti.Yedik içtik bir güzel. Beklemeye koyulduk 2011'i.Kızımda bizle beraber illaki yeni yıla sizle giricem bende der gibi uyumadı bütün bir gece.Babası uyukladı kızım uyumadı:)) Derken yeni yılı karşılayıp hep beraber.Yılın ilk saatlerinde evimize döndük.
Kızım hayretler içerisinde ışıl ışıl yılbaşı ağacına bakarken
Birazda melankoni
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




