20 Nisan 2011 Çarşamba

SIMPLY COLORS ALIŞVERİŞİM


Kuzuma ne zamandır almayı planladığım tişörtlerden aldım sonunda.Biraz büyük oldu ama neyse yaza kadar biraz daha büyür kuzu idare ederiz diye düşündüm.Bakın bakalım.




14 Nisan 2011 Perşembe

BUGÜN

Bugün kuzuyla gezmeye çıktık.Dün kızıma aldığım pantolonun bir beden küçüğünü değiştirmek ve biraz dolaşıp hava almaktı maksatımız.Kahvaltı sonrası biraz uyudu minişim.Kalkıncada yarım muzunu yedi üzerine memişini emdi sonra doğru dışarı.İlk gittiğimiz mağazanın o şubesinde yokmuş istediğim beden başka bir şubeye yönlendirdiler.Gitsekmi gitmesekmi, uzakmı ,dönüşte Öykü sıkılırmı derken; vardık mağazaya.Bebek çoçuk katını neden giriş kata yapmazlarki anlamış değilim.Koca bebek arabasıyla çantayla nasıl inilip çıkılacaksa oralara.Herkes yanında birileriylemi gidiyor mağazalara? Diğmiii amaa?Herneyse satış görevlisinden kibarca rica ettim.
Ben: Asansör var mı mağazada?
Satış görevlisi: Nemruut bir suratla Yook.
Ben: Peki şu pantolonun 6-9 aylık olanını bana getirebilir misiniz acaba ben çıkamıyorumda arabayla.
SG: Biz yukarı çıkamayız, yasak.(Bu arada bir taraftanda yanımdan uzaklaşmak için yürüyor)."Arabayı şuraya bırakın sizde".
Ben:Sinirler hadsafhaya yükselmiş bir şekilde."Arabayı bıraksam koca bir çanta var onu nasıl bırakayım. alsam çocukla nasıl çıkayım yukarı"
Tabii kime ne benim bu durumumdan.Kendisi o anda gitti yanımdan.
Ben:Sağol beee..

Bende bunun üzerine gidip başka bir görevliye rica ettim aynı şekilde.
SG:Tabii .Ancak beden yoksa aynı pantolonu size geri getirmek durumundayım başka ürünlere bakmanız için sizin bakmanız gerekir.
Ben:Aa tabii yoksa siz geri getirin ben başka şubeden değişim yaparım.
Sonuç: Pantolonu değiştirdim sevgili görevli sayesinde.Ve gidip diğerine "isteyince yapılabiliyormuş demekki teşekkür edrim sizin ilgi alakanıza(!) hanfendi".dedim ve çıktım.

Satış görevlisi var satış görevlisi var.Belki ileride  kendiside anne olup aynı şey başına gelecek.Bazı insanlar empati kurmaktan aciz.Kınıyorum kendisini burdan.Çalışmasın bu tip insanlar böyle işlerde nokta.

Dönüşte koktuğum başıma geldi ve Öykü arabada sıkıldı ve ağladı.Bende kucağıma almak zorunda kaldım.Öykü'yü Arabanın kol kısmına oturtup bir taraftan denge kurup arabayı sürüp bir taraftan kuzuyu taşımak hiç kolay olmadı.Boş bir araba ...Hem Öykü'yü hem arabayı sürebilen herkül bir anne.Arabanın tepesinden millete gülücük saçan Öykü.Komikti sokaklardaki halimiz anlayacağınız.

13 Nisan 2011 Çarşamba

ÖYKÜ KUZU

Şu sıralar Öykü’yle ilgili pek birşey yazmadığımı fark ederek silkelenmenin zamanı geldiğini düşündüm.
Artık kuzu tam olarak dönebiliyor.Sırt üstünden yüz üstüne dönerken azıcık yardım gerekiyor gerçi.Altta kalan elini kurtarmayı beceremiyor henüz.Emeklemeye hiç niyetimiz yok gibi.Çünkü yüzüstü koyduğum anda kafasını yavaşşşça yana koyup gövdesini hoopp attırıveriyor, zora gelmiyor hanım hiç:) En son doktor kontrolümüzde yine az kilo aldığını görünce gaza gelip çöktüm kuzunun üstüne.Haliyle o da vargücüyle reddetti yemekleri, E hal böyle olunca anne strese girdi.Eyvah yemiyo, nolcak böyle, eriyip gidecek kız halleri yanii.Yapmadığımız şebeklik kalmadı babasıyla.Ama baktım çok yıpratıyorum kendimi ve kuzuyu.Silkelenip kendime geldim.Önce sakin olmak ve kendimi rahatlatmakla başladım işe.Daha önce çok okudum beslenme ve ek gıdayla ilgili yazılar.Biliyordum üzerine gitmemem zorlamamam gerektiğini ama annelik işte kilo almadığını duyunca ipler koptu bende.Ama neyseki kendime gelmem çok uzun sürmedi.Herneyse artık rahatım sakin ve acayip bir sabırla yediriyorum yemekleri.Keyfi yerindeyse biraz daha başarılı oluyoruz bu konuda.Gün geçtikçe daha iyi olacağına inanıyorum.Birde mama sandalyesi aldık kuzuya sofra adabını şimdiden işlemek için ve halı , koltuk vb kirletmemek adına:)
Bu arada artık ikinci dişimizde çıktı.Bu kilo almayışının sebebinin dişlerden olabileceğini söyledi doktorumuz.Ama Öykü dişleriyle çok şirin oldu.Biri daha belirgin gözüküyor artık.Birde arada şu memeyi ısırma durumları olmasa.Çok fecii :)
Birde saçlarımız uzadı geçmiş aylara nispeten.Artık toka takabiliyoruz minnak saçımıza.Birazda cadılaştık sanki.İstemediği birşey olunca çığlık atıyor ve sinirini acayipp belli ediyor.İşte Öykü’den kareler


bknz:minik dişimiz
( 1NİSAN)

DEĞİŞİM ZAMANI

Birkaç zamandır aklımda olan saçlarımı kestirme fikrini dün uygulamak üzere kuzuyla Ziyapaşa yollarına düştük.Sabah kahvaltıdan sonra biraz bekledim acaba Öykü uyurmu diye ama küçük bir şekerleme ardından uyumayacağını bildiğim için saat 11 sularında çıktık evden trafik fazla artmadan gidip gelelim diye.Aslında orada pusetinde ne kadar duracağı konusunda endişelerim vardı ama onu düşün bunu düşün nereye kadar.O zaman benim işler kalıyor; olmuyorr..İlk kez gidecektim bu kuaföre.Gözümü kararttım bir kere.Çok sıkılmıştım kendimden. Henüz Adana da kendime bir kuaför edinmemişken www.akademimakas.com burayı buldum. Velhasıll saçlarımı kestirdim ve beğendim,memnun kaldım çalışanlardan, ortamdan. Bu arada Öykü Hanım biraz kendi kendine oynadıktan sonra sıkıldı pusetinde durmaktan ve bir o çalışan gelip oynatıyo bir diğeri derken alındı kucağa hanfendi ve erdi muradına.Tabii bende:)) Sırada boya var.Öykü kuzu emdiği için ertelemiştim bu fikri aslında ama baktım olmayacak.Aralardan sırıtan beyazları gördükçe hoşlanmıyorum kendilerinden, onlarla barışık yaşayamayacağımı anladım dün.En kısa zamanda bu fikride faaliyete geçireceğim.
Bu arada Kuzunun ikinci dişide pırtlamışş :) )  Gece uykusundaki bozukluğun nedeni budur diye tahmin ediyor en en en kısa zamanda düzelmesini temenni ediyorum ennnn içten dileklerimle:))  19 MART

KISA KISA

İlk olarak blogumun kapatılmasından dolayı çok üzgünüm.Henüz yeni olmama rağmen bu camiada çok kolay alışmıştım blogspota ve bir sürü blog arkadaşım olmuştu, izlediklerim beni izleyenler…Ben de katıldım wordpress e taşınanlar kervanına.Vee hiç alışamadım buralara çözemedim bile henüz.Zor geliyor anlayamıyorum menüsünü falan.Haliyle de yazmak gelmedi içimden ama bir taraftan da kızım için biriktirmek istiyorum yazılarımı. Yaşadıklarımızı kayıt altına almak istiyorum.Ankara’dan döndükten sonra sırayla hastalıklar yakamızı bırakmamıştı.Özelliklede eşiminki çok uzun ve ağır oldu.Tabii bu arada kızımada geçmemesi için yaptığımız çabalarda ekstra yordu beni.Geçen hafta Öykü’nün 6. ay aşıları vardı.O günün akşamında kuzum ateşlendi ilk defa.Bende bir panik hali ki sormayın.Aşıdandır diyorum ama o gün olduğu aşıları daha öncede olduğu için ve ateş yapmadığı için aklıma eşimden grip geçmiştir düşüncesi geldi.Bu grip eşimi yıktı geçirdi el kadar kuzuyu napardı acaba? O gece şurupla falan idare edip ertesi gün doğru doktora.Şükür ki aşıdanmış.3 gün sürdü.Allahım tüm kuzuları hastalıklardan korusun.Onun o çaresiz keyfsiz huysuz gülmeyen çığlık atmayan halini gördükçe kahroldum valla.Neyseki geçti gitti.Ama bu aralar ben pek bi keyifsizim.(7 MART)