28 Kasım 2011 Pazartesi

ÖYKÜ YÜRÜYOR (MU) ?

Ayın 26 sında Öykü tam 15 aylık oldu.Odada oyuncaklarıyla oynarken 1-2 dakikalığına mutfağa gitmiştim.Sonra döndüğümde odanın kapısında kendisiyle karşılaşınca adeta bir şok yaşadım.Muhtemelen koltuktan tutunup kalmış ve ordan elini bırakıp kapıya kadar gelmiş ve ordan tutunmuştu.O andaki duygularımı anlatamam.Gözümden iki damla yaş süzülmesine engel olamadım.Çok mutlu oldum.Sonra gün içinde iki koltuk arasında yürüyüp durdu.Yanından ayrılmıyorum düşecek diye,henüz biraz dengesiz yürüyo gibi.Bu sefer düşüp canı yanar ,korkar ve geciktirir diye..Çünkü kardeşimde öyle olmuştu.2 ay yürümemişti yürüyen çocuk.Şimdi tam olarak yürüyor diyebilir miyim bilmiyorum.İşte böyle bir haldeyiz biz bu sıralar...
Geçenlerde yine beni ağlatan öyle birşey yaptı kii...2-3 günde babasını görememişti ;babası geldiğinde uyuduğu için.Babası işe giderken kucağına gitmek istedi.Neyse benide çağırdı.Bir elini babasının boynuna,bir elini benim boynuma atıp;önce bana ,sonra babasına bir öpücük kondurdu.Sonra bi daha ,bi daha..Harikaydı o tablo.Muhteşemdi.

19 Kasım 2011 Cumartesi

GECİKMELİ 14.AY KONTROLÜMÜZ

Dün Öykü'nün doktor kontrolü vardı.Biraz gecikmeli oldu bu ayki kontrolümüz.Geçen aya göre 400gr alıp, 1,5 cm uzamışız.Şu kilo konusuna takığım.Sağlık ocağına ve bizim ölçümümze göre eksik çıkıyor kilosu.Bize göre 11 kg,ama doktorumuza göre 10,300.Önemli değil tabii kaç olduğu,önemli olan kilo alıp almaması.Hadi kilo neyse olabilir çünkü doktorumuz çıplak ölçüyo,bezi bile olmuyo.Ama boy taa 12.ayında sağlık ocağında 76 cm di.Şimdi nasıl oluyoda bu kız 75,5 geliyor.Anlamadım valla.Anlayan varsa bi zahet anlatsın..Her neyse boy kilo hiç önemli değil; önemli olan sağlığı kuzunun.O da iyi çok şükür.O zaman ne mutlu bize diiimii ama?
Öykü daha önceleri bahsetmişimdir halaa eveet hala yürümüyor.Tay tay duruyoruz hatta bunun süresini uzattık epeyce; ve hatta 2-3 adım atabiliyoruz ama sonrasında kendimizi öne doğru hoppp atıveriyoruz.Ayakkabı sorunsalı vardı doktorumuza sormak istediğim.13 ayına kafdar nerdeyse ayakkabı almamıştım Öykü'ye.Ama kış gelmesinden dolayı evimizi klimayla ısıttığımızdan ve zeminlerimizin buz gibi olduğundan ve artık Öykü'nün yürüme eğiliminden dolayı bir çift patik tarzı Nıke almıştım.Aama sonra fark ettimki onunla adımları çok sağlıklı olmuyor, sonra dışarıdada elinden tutup yürüttüğümüz için birde dışarısı için bişeyler alalım dedik Polaristen ilk adım ayakkabısı aldık.Aslında rahat görünüyor ve adımlarını daha iyi  basıyor görünüyordu.Ama o da biraz açık bir ayakkabıydı.Dışarıda ayacıkları üşüyebilirdi.Tam yürümediği için ortopedik bir ayakkabıyı henüz almak istememiştim malumunuz pek bi pahalılar.Bu kontrolümüzde doktorumuza sordum.Ayağında o polaristen aldıklarım vardı.Daha bilekli ve tabanı biraz daha sert bir ayakkabı almamaı önerdi ancak gün içinde 3-4 saatten fazla tutma dedi.Yürüme çalışmalarını onunla yaptır dedi.Bende önce Paqpa ya baktım,ancak çok fazla model yoktu açıkçası baktığım mağazada.Birde Kifidise bakayım dedim ve 20 numara ilk adım ayakkabılarımızı aldık ve çıktık.Bu ayakkabılar daha sert olduğu için sanki henüz alışamadı ama ayakta tay tay çok daha rahat duruyor.Atalım artk şu adımlarımızı değilmi kızım.Haa bu arada yürümeyi bu ayakkabılarla öğrenip oturttuktan sonra istediğin ayakkabıyı alabilirsin dedi bunuda ekleyim.Yoksa her ayakkabısına bir kaç ayda bir o paraları vermek bayaa bi külfetli olur gibii :))
Artık her söyleneni çok iyi anlıyor bebişim.Çok mutluluk verici bir şey böyle geliştiğini görmek.Birde göz kırpmamız var ki akıllara zarar bayılıyorum.Tabii bir de bizi öpmesi.Hadi kızım babayı öp dediğimde yanağına dudağını deydiriveriyor minnoşum.Bu arada ay sonunda memeden kesme çalışmalarımız başlayacak.Bunun için anneannemizi çağırdık.Gelişmeleri günü gününe yazarım artık.Umarım kolay atlatabiliriz.Bu aralar yapıştı resmen.Birde yakamı falan çekiştirip elini sokuşturuyor.Kıyamıyorum ama bakalım neler bekliyor bizi.

10 Kasım 2011 Perşembe

BAYRAM NOTLARI

Bu bayram evimizdeydik.Ankara'ya gitmedik.Bayramın birinci günü hariç eşim çalıştı.İlk gün Mersin'e gittik.Babaannemiz dedemiz amcamız ve yengemizle bayramlaştık.Ailece bir bayram klasiği olan yemeğimizi yedik.Kavurma tabikii..İkinci günü kızımla evdeydik akşam üzeri babamız geldi işten.Halamız eniştemiz kuzenlerimiz geldi.Onlarla bayramlaştık.Diğer günler bol bol gezdik.Özellikle seni yoralım istedik ki eve gelince tuş olup uyu diye..Ama nafile..Uyku kısmını eve gelirken arabada halledip eve gelince cin kesildin.Bu durum özellikle babanın hiç hoşuna gitmedi...:))
Bu aralar yürümeye bayağı bir hazırsın ama cesaretin yok.Ayakta duruyorsun artık desteksiz.Bu arada emeklemeyi öğrendin:))) Biraz erken keşfettin ama napalımm..:)) Yavaş yavaş sıralıyorsun yatağında ama koltukta bunu yapmıyorsun.Elini bırakıp hızlıca gitmek istiyorsun hedefe.
Bakıcı arayışına başladık.Ne zor işmiş.Burada çok çevremizin olmayışıda işi zorlaştırıyor açıkçası.Konu komşuya ilettim ama ses seda yok kimseden.Nurturıa'ya da başvurdum.Oradan birkaç mesaj geldi ama.İstediğim gibi deneyimli, çocuk sahibi olan,sigara kullanmayan vb kriterlerime uyan kimse yok gibi.Bunlarda bayramdan kareler..



4 Kasım 2011 Cuma

GEÇEN SENE BU ZAMANLAR


Geçen sene bu sıralar Öykü'm bu haldeydi. Minnoşum ne kadar da büyümüşsün.Kocaaa bir kız olmuşsun.Canımın içi, minik meleğim, en kıymetlim.Allah'ım uzun ömürler versin, daha nice bayramların olsun inşallah.