Bu aralar blogumu ihmal ettim.Hep aklımda bi şeyler yazmak ama nedense bir türlü fırsat bulupta yazamıyorum.Kabul ediyorum Nurturia'nın da bunda etkisi büyük tabii.Öykü 26 şubatta tammmm 1,5 yaşında oldu.Bakıcımıza nispeten daha çok alıştık ama benim cadı kızım hala kendisinden bişeyler yemiyor.Ya da teyzesi yediremiyor.Bilemiyorum neden bu inat.Birşeyler yedirirken çok fazla ve yüksek sesle konuşuyor.Sürekli bişeyler anlatarak yedirmeye çalışıyor.Öykü bu durumdan pek hoşlanmıyor bence ve sinirleniyor.Teyzeside yemek yemek istememesinden sinirlenip bağırdığını düşünüyor.Neyseki bu dönem okul hayatım çok rahat.Sınıfım yok ve ben öğlenciyim.Okula gitmeden iki öğünü ben halledip çıkıyorum.Sonra Öykü öğlen uykusuna yatıyor.Çoğu zaman kalkmasına yetişiyorum.Bu aralar Öykü çok güzel dans ediyor.Bacaklarını yana aça aça bir dans edişi var.Bazende yere yatıp hip hop tarzı bişeyler yapıyor:)) Beni makyaj yaparken görmüştü.Şimdi eline rimel fırça ya da ruj geçmeyegörsün; hemen anneyi kopya ediyor.Ağzı hiç durmuyor bıdır bıdır sürekli.Kaka yaparken hala koltuk arkasına saklanıyor ve çiş diyor.Bu arada biz bir lazımlık edinip Öykü'ye tanıştırdık.Onu görünce çiş diyor ama bebeklerini oturtuyor, arada kendi oturuyor.Saçlarımız uzuyor ama belli olmuyor pek çünkü uzayan kıvrılıyor.Gündüz uykumuz teke düştü.Geceleride diş sıkıntımız yoksa 1-2 kere uyanıyoruz.Geceleri uyanınca annesini ve babasını öpücüklere boğmasıda anne ve babasını mest eden bir başka özelliği.Hala süt içmiyoruz.En favori oyuncağımız bebekken korktuğu bebeği.Birde alış-veriş arabamız.Parkta ise kumlar,kovamız ve küreğimiz.En sevdiği çizgi film aaabuu( kayu) ve pepee.Kelime dağarcığımızda genişliyor yavaştan.Havalar fırsat verse de bol bol parka gidip çocuk görse yaşıtlarıyla oynasa.Üzülüyorum aslında evde 45 yaşlarında bir kadın ne kadar oynayıp oyalayabilirki bu yaşta bir çocuğu.Yapan vardır belki ama bizim teyze bu konuda çok yeterli değil kanımca.Bakalım biraz daha büyüsün kreş düşünüyorum yarım gün.
Öykü Neler Yapıyor? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Öykü Neler Yapıyor? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Mart 2012 Pazartesi
28 Kasım 2011 Pazartesi
ÖYKÜ YÜRÜYOR (MU) ?
Ayın 26 sında Öykü tam 15 aylık oldu.Odada oyuncaklarıyla oynarken 1-2 dakikalığına mutfağa gitmiştim.Sonra döndüğümde odanın kapısında kendisiyle karşılaşınca adeta bir şok yaşadım.Muhtemelen koltuktan tutunup kalmış ve ordan elini bırakıp kapıya kadar gelmiş ve ordan tutunmuştu.O andaki duygularımı anlatamam.Gözümden iki damla yaş süzülmesine engel olamadım.Çok mutlu oldum.Sonra gün içinde iki koltuk arasında yürüyüp durdu.Yanından ayrılmıyorum düşecek diye,henüz biraz dengesiz yürüyo gibi.Bu sefer düşüp canı yanar ,korkar ve geciktirir diye..Çünkü kardeşimde öyle olmuştu.2 ay yürümemişti yürüyen çocuk.Şimdi tam olarak yürüyor diyebilir miyim bilmiyorum.İşte böyle bir haldeyiz biz bu sıralar...
Geçenlerde yine beni ağlatan öyle birşey yaptı kii...2-3 günde babasını görememişti ;babası geldiğinde uyuduğu için.Babası işe giderken kucağına gitmek istedi.Neyse benide çağırdı.Bir elini babasının boynuna,bir elini benim boynuma atıp;önce bana ,sonra babasına bir öpücük kondurdu.Sonra bi daha ,bi daha..Harikaydı o tablo.Muhteşemdi.
Geçenlerde yine beni ağlatan öyle birşey yaptı kii...2-3 günde babasını görememişti ;babası geldiğinde uyuduğu için.Babası işe giderken kucağına gitmek istedi.Neyse benide çağırdı.Bir elini babasının boynuna,bir elini benim boynuma atıp;önce bana ,sonra babasına bir öpücük kondurdu.Sonra bi daha ,bi daha..Harikaydı o tablo.Muhteşemdi.
19 Kasım 2011 Cumartesi
GECİKMELİ 14.AY KONTROLÜMÜZ
Dün Öykü'nün doktor kontrolü vardı.Biraz gecikmeli oldu bu ayki kontrolümüz.Geçen aya göre 400gr alıp, 1,5 cm uzamışız.Şu kilo konusuna takığım.Sağlık ocağına ve bizim ölçümümze göre eksik çıkıyor kilosu.Bize göre 11 kg,ama doktorumuza göre 10,300.Önemli değil tabii kaç olduğu,önemli olan kilo alıp almaması.Hadi kilo neyse olabilir çünkü doktorumuz çıplak ölçüyo,bezi bile olmuyo.Ama boy taa 12.ayında sağlık ocağında 76 cm di.Şimdi nasıl oluyoda bu kız 75,5 geliyor.Anlamadım valla.Anlayan varsa bi zahet anlatsın..Her neyse boy kilo hiç önemli değil; önemli olan sağlığı kuzunun.O da iyi çok şükür.O zaman ne mutlu bize diiimii ama?
Öykü daha önceleri bahsetmişimdir halaa eveet hala yürümüyor.Tay tay duruyoruz hatta bunun süresini uzattık epeyce; ve hatta 2-3 adım atabiliyoruz ama sonrasında kendimizi öne doğru hoppp atıveriyoruz.Ayakkabı sorunsalı vardı doktorumuza sormak istediğim.13 ayına kafdar nerdeyse ayakkabı almamıştım Öykü'ye.Ama kış gelmesinden dolayı evimizi klimayla ısıttığımızdan ve zeminlerimizin buz gibi olduğundan ve artık Öykü'nün yürüme eğiliminden dolayı bir çift patik tarzı Nıke almıştım.Aama sonra fark ettimki onunla adımları çok sağlıklı olmuyor, sonra dışarıdada elinden tutup yürüttüğümüz için birde dışarısı için bişeyler alalım dedik Polaristen ilk adım ayakkabısı aldık.Aslında rahat görünüyor ve adımlarını daha iyi basıyor görünüyordu.Ama o da biraz açık bir ayakkabıydı.Dışarıda ayacıkları üşüyebilirdi.Tam yürümediği için ortopedik bir ayakkabıyı henüz almak istememiştim malumunuz pek bi pahalılar.Bu kontrolümüzde doktorumuza sordum.Ayağında o polaristen aldıklarım vardı.Daha bilekli ve tabanı biraz daha sert bir ayakkabı almamaı önerdi ancak gün içinde 3-4 saatten fazla tutma dedi.Yürüme çalışmalarını onunla yaptır dedi.Bende önce Paqpa ya baktım,ancak çok fazla model yoktu açıkçası baktığım mağazada.Birde Kifidise bakayım dedim ve 20 numara ilk adım ayakkabılarımızı aldık ve çıktık.Bu ayakkabılar daha sert olduğu için sanki henüz alışamadı ama ayakta tay tay çok daha rahat duruyor.Atalım artk şu adımlarımızı değilmi kızım.Haa bu arada yürümeyi bu ayakkabılarla öğrenip oturttuktan sonra istediğin ayakkabıyı alabilirsin dedi bunuda ekleyim.Yoksa her ayakkabısına bir kaç ayda bir o paraları vermek bayaa bi külfetli olur gibii :))
Artık her söyleneni çok iyi anlıyor bebişim.Çok mutluluk verici bir şey böyle geliştiğini görmek.Birde göz kırpmamız var ki akıllara zarar bayılıyorum.Tabii bir de bizi öpmesi.Hadi kızım babayı öp dediğimde yanağına dudağını deydiriveriyor minnoşum.Bu arada ay sonunda memeden kesme çalışmalarımız başlayacak.Bunun için anneannemizi çağırdık.Gelişmeleri günü gününe yazarım artık.Umarım kolay atlatabiliriz.Bu aralar yapıştı resmen.Birde yakamı falan çekiştirip elini sokuşturuyor.Kıyamıyorum ama bakalım neler bekliyor bizi.
18 Ekim 2011 Salı
HASTAYIM KUZUM SANA
Şu sıralar Öykü beni hem çok yoruyor, hemde çok güldürüp eğlendiriyor.Hala yürümediği için ya elinden tutup yürütmemizi istiyor, ya da kucakta gezmek istiyor.10 kilo yu benim boyutlarımda bir insanın taşımasıda bir hayli yorucu oluyor,ne bel kalıyor, ne bacak ne kol.Azılar gelmek üzere ama bayadır kabarık şekilde duruyor.Bakalım ne zaman pırtlıcak.Şu sıralar fotokopi makinası gibi.Ne yaparsak taklit ediyor bizi.Çiçek diyor,yıldız diyor ,top,gel ,su ,meme,mama,bebek, benim diyor ama halaaaa anne baba demiyor.Tabii bu kelimeleri kendince diyor ama biz anlıyoruz.Saçları iyice kıvrıldı.Anacığına çekmiş olsa gerek.Kıvırcık kuzum benim.
Beni benden alan bir hareketi var ki ölüyorum ona.Uyurken ve emerken o minnak sıcacık elleriyle benim kollarımı okşamasının hastasıyımmmmm.
Amaa şu sıralar çok fazla ağlayarak yaptırıyor istediğini.Yapmadığımızda ağlıyor zırlıyor tepiniyor kafasına vuruyor.Çok fenayız çokkk.Babasıyla resmen kavga ediyor.Bıdır bıdır hiç susmuyor elini kaldıra kaldıra.Hayırrr,yapma,o öyle olmaz ,sakın vb olumsuz kelimeler kesinlikle ters tepiyor Öykü'de.Kullanmamaya çalışıyorum,ama bazen unutup söylüyorum.İşte o zaman cadılığı alıyor eline.
En sevdiği şeylerden biri yatağına yatıp tutunup kalkmak ve sonra ellerini bırakıp kendisini yatağa atmak.
Yemek yememiz hala çok iyi değil zorla yiyoruz,yapmam dediğim şeyi yapıyorum tv ye bakarak yedirebiliyorum ancak.Bir kaç ay kilo alımı durunca mecburen bu yola başvurmak zorunda kaldım işe yarayınca devam ettik.
Parka salıncağa ve çocuklara deli oluyor.Güzel zaman geçiriyor parkta.Yürüyünce daha rahat edicez diye umuyorum.Bizden şimdilik bu kadar.
12 Ekim 2011 Çarşamba
ANKARA'YI ARDIMIZDA BIRAKTIK VE DÖNDÜK YUVAMIZA
Eşimin işi münasebetiyle gittiği İzmir seyahatini fırsat bilip bizde kaçtık Öykü'yle anneanne ve dedemize.Gezdik tozduk,eş dost ziyaretleriyle güzel biirr iki hafta geçirdik.Biraz endişelerim vardı kuzunun yehmesiyle ilgili.Çünkü en son bayramda gittiğimizde 3 gün lokma yedirememiştik.Hatta dönüş biletimi bile almamıştım, Öykü yemezse çıkıp gelecektik paşa paşa.Bu sefer gider gitmez Ikea'ya gidip mama sandalyesi aldık.Veee korktuğum gibi olmadı.Meğer derdimiz mama sandalyesiymiş.
Bu arada su çiçeği aşımızıda olduk.Ateşsiz döküntüsüz atlattık şükür.
Ankaraya gitmişken merak ettiğim H&M mağazasını ziyaret etmeden olmaz dedik ve Kuzuma bir kaç parça ciciler aldık.Bundan sonra her Ankara'ya gidişimizde uğranılacak,ziyaret edilecek bir yer olarak kazındı aklımıza bu mağaza.
Orada iyice elinden tutunca adım atmayı öğrendi kızım.Adanaya döndüğümüzde de yatağında tutunarak kalkmayı öğrendi.Ama kendisini arkaya doğru atıyor çok hızlı ve sert bir şekilde.Çok fenaa.Korkuyorum bende bi yerini yaralayacak,kafasını çarpacak diye.Yavaş yavaş ve ağır emin adımlarla ilerliyoruz yürüme yolunda.Geçen doktorumuz "kızların yüz karası" dedi Öykü'ye.Genelde kızların daha çabuk yürüdüğünden bahsetti ama napalımm tembeliz biz biraz.
Bilenler bilir ücretsiz izindeyim hala.24 aya çıkarılması benim için piyango oldu.Yoksa Eylülde işe başlayacaktım.Ama artık kararım kesin ikinci dönem başlıcam işe.Bakıcı arayışlarına başladım.Dualarınıza ihtiyacım var.Karşıma vicdan sahibi, merhametli,evimizden bizden biri gibi olacak,en önemlisi kızıma benden iyi bakacak,iyi anlaşacak,kızımın çok seveceği birisi çıkar.
15 Eylül 2011 Perşembe
ONDAN BUNDAN ŞUNDAN,ÖYKÜ'DEN BENDEN BİZDEN
Şu sıralar ihmal ediyorum blogumu farkındayım.Bizde durumlar aynı.Adana hala çok sıcak, çıkamıyoruz fazla Öykü'yle.Kuzu 12,5 aylık oldu bile.Yürümüyoruz hala.Bu hafta sonu yine Ankara yolcusuyuz. 2 haftalığına annene ve dedemize gidiyoruz eşimin 2 haftalık bir iş seyahatinden ötürü kalmayalım yalnız dedik ve aldık biletlerimizi.Lakin dönüşü ayarlamadım henüz.Çünkü Öykü evden başka bir yere gittiğimizde ağzına lokma koymuyor.Geçen bayram 3 gün lokma yemedi desem yeridir.Burçlardan fazla anlamam ama başak burcu bebekleri ortam değişikliğini sevmezlermiş,alışık olduğu ortamdan çıkınca düzenleri alt üst olurmuş.Bakalım yine aynı şey olursa dönüp gelicez paşa paşa evimize.Ama bu böyle nereye kadar gidecek.Mama sandalyesi alırsam belki işe yarar diye düşünüyorum.Öyle olmasını istiyorum.Çünkü erken dönmek istemiyorum.Biraz gezip tozalım kuzu sosyalleşsin istiyorum.Burda hep evde, hep benimle.Bende biraz arkadaşlarımla akrabalarımla falan görüşmek istiyorum.Eskiden, gençken annemler biryerlere eş dost akrabaya giderken hiç sevmezdim onlarla gitmeyi evde yalnız kalmayı tercih ederdim genelde.Ama şimdi insan büyüdükçe nasılda arıyor eş dost akrabayı.Ya da böyle uzakta ve yalnız ve çalışmıyor olunca mı arıyor bilemiyorum ama ben özlüyorum.
Geçenlerde Öykü'yü parka götürdük eşimle.Önceden salıncaktan pek haz etmeyen kızım bu sefer inmek istemedi.Büyüdüğünün bir kanıtı da bu olsa gerek.Şu sıralar acayip şımarık.Hareketlerini mimiklerini bir görmeniz lazım, kendisini arkaya ata ata yalandan gülmeler,elini ağzına kapatıp öksürük numaraları, istediği yapılmayınca ya da kızılınca bize bağırıp çağırmalar,sinirlenmeler,tepinmeler...Off off akıllara zarar.
Ahh unutmadan geçtiğimiz pazar aklım çıkıyordu yerinden desem yeridir.Öykü uykudan uyanınca yemeğini yedireyim dedim.Taze fasülyeyi ezdim bir güzel blendırla.Severek yemişti daha önceden.Yine yedi kuzum, ama son iki üç lokma kalmıştı ki birden öksürüp öğürdü ve tüm yemeği kustu.Kusma ama nasıl bir kusma ağızdan burundan çıkarıyor.İlk defa kustuğu için o da bi taraftan kusuyor bi taraftan ağlıyor ikisi bir arada olduğu için nefes alırken zorlanıyor,Koştuk banyoya ama boğazı tahriş olduğu için ve boğazını tam temizleyemediği için bir taraftanda ağladığı için bir türlü kendine gelemedi.Çok ama çok korktuk eşimle.Yüzünü falan yıkasamda boğazını temizlemesi lazım su veriyorum ağlamaktan ve öksürmekten içemiyor.Hemen meme verdim.Emdikçe sakinleşti,süt de boğazını temizledi kuzumun atlattık çok şükür.Korkumdan yatana kadar meme dışında bişey veremedim o gün.
Şu sıralar nihayett benim azıcık desteğimle oturduğu yerden koltuktan tutunup ayağa kalkmaya çalıştı.Playskool ilk arabam aldık ama beceremiyor hala,tutunup yürümek ya da ayakta durmak dışında herşeyiyle oynuyor.Suya "duu" demeye başladı.Çok şeker söylüyor.
Bir ara benim adımı söylüyodu sıkça bua ara söylemez oldu."de-daaaa" annen kurban olsun o diline.
Anne baba hala yok.Çiş yaptınmı kızım deyince"cişş" deyip bezini tutuyor.
Cıısss kızım dokunma ona deyince "cısss" deyip yine de dokunuyor,hem de atılarak kucaklayarak falan yanii.
Köpeğin napıyor kızım deyince"haaa haaa" diyor.
Deden naptı kızım? "Kııııııı" diyor.( Babamın boğazına su kaçınca öksürüp boğazının gıcığını gidermek için böyle bi ses çıkarmıştı)
Şu sıra hayvanlara ilgisi var.Çocuklara bayılıyor.İşte kuzunun son hali.Anneciğine yardım ederken :))
Geçenlerde Öykü'yü parka götürdük eşimle.Önceden salıncaktan pek haz etmeyen kızım bu sefer inmek istemedi.Büyüdüğünün bir kanıtı da bu olsa gerek.Şu sıralar acayip şımarık.Hareketlerini mimiklerini bir görmeniz lazım, kendisini arkaya ata ata yalandan gülmeler,elini ağzına kapatıp öksürük numaraları, istediği yapılmayınca ya da kızılınca bize bağırıp çağırmalar,sinirlenmeler,tepinmeler...Off off akıllara zarar.
Ahh unutmadan geçtiğimiz pazar aklım çıkıyordu yerinden desem yeridir.Öykü uykudan uyanınca yemeğini yedireyim dedim.Taze fasülyeyi ezdim bir güzel blendırla.Severek yemişti daha önceden.Yine yedi kuzum, ama son iki üç lokma kalmıştı ki birden öksürüp öğürdü ve tüm yemeği kustu.Kusma ama nasıl bir kusma ağızdan burundan çıkarıyor.İlk defa kustuğu için o da bi taraftan kusuyor bi taraftan ağlıyor ikisi bir arada olduğu için nefes alırken zorlanıyor,Koştuk banyoya ama boğazı tahriş olduğu için ve boğazını tam temizleyemediği için bir taraftanda ağladığı için bir türlü kendine gelemedi.Çok ama çok korktuk eşimle.Yüzünü falan yıkasamda boğazını temizlemesi lazım su veriyorum ağlamaktan ve öksürmekten içemiyor.Hemen meme verdim.Emdikçe sakinleşti,süt de boğazını temizledi kuzumun atlattık çok şükür.Korkumdan yatana kadar meme dışında bişey veremedim o gün.
Şu sıralar nihayett benim azıcık desteğimle oturduğu yerden koltuktan tutunup ayağa kalkmaya çalıştı.Playskool ilk arabam aldık ama beceremiyor hala,tutunup yürümek ya da ayakta durmak dışında herşeyiyle oynuyor.Suya "duu" demeye başladı.Çok şeker söylüyor.
Bir ara benim adımı söylüyodu sıkça bua ara söylemez oldu."de-daaaa" annen kurban olsun o diline.
Anne baba hala yok.Çiş yaptınmı kızım deyince"cişş" deyip bezini tutuyor.
Cıısss kızım dokunma ona deyince "cısss" deyip yine de dokunuyor,hem de atılarak kucaklayarak falan yanii.
Köpeğin napıyor kızım deyince"haaa haaa" diyor.
Deden naptı kızım? "Kııııııı" diyor.( Babamın boğazına su kaçınca öksürüp boğazının gıcığını gidermek için böyle bi ses çıkarmıştı)
Şu sıra hayvanlara ilgisi var.Çocuklara bayılıyor.İşte kuzunun son hali.Anneciğine yardım ederken :))
2 Haziran 2011 Perşembe
EMEKLE(ME)ME,YAPMA,YAPMAMA MEVZULARI
Kimi biliyor kimi bilmiyor takipçilerimin ama biz Adana'da yaşayan bir aileyiz.Ve burdaki evlerin zeminlerinin çoğu karoyla döşenmiş vaziyette.Bu durumda benim kuzumun emeklememesi aslında bir şans unsuru gibi bence.Şayet kafasını ,orasını ,burasını o sert mi sert zemine çarpıp benim yüreğimin hop oturup hop kalkmasına sebep olacaktı.YAni odada yere bırakıyorum Öykü'yü ama dönerek hızla karolara doğru yönelince hoooooop tekrar halı üzerine alıyoruz kuzuyu.E bu çocuk nasıl emekleyece ama dimi?Neyse sanırım direkt yürüyecek.Ama şimdilik onuda pek yapacak gibi durmuyor aslında.Her çocuk emeklemek zorunda mı? Değiiiiill.Her çocuk aynı zamanlarda yürümek zorunda mı?Değiiillll.Her çocuk aynı hareketlilikte olmak zorunda mı?Değilll.Her çocuk gel geli;tel sararı, bay bayı, merabayı, aynı zamanlarda yapmak zorundamı? Değiiiiiill.Şuu etraftaki sinir bozucu sorular olmasa daha güzel olacak hayat ey dostlar.Diğğmii ama...
16 Mayıs 2011 Pazartesi
8.5 AYLIK KOCA BİR KUZU NELER YAPAR?
Yukarıda bahsettiğim o koca 8.5 aylık kuzu tabiiki de Öykü Hanım.Şu sıralar şirinliğinin sevimliliğinin zirvesinde bu kuzu.Herşeye tık tık yapmaya devam ediyor o minnak yumruklarıyla.Ne bulursa elleri yumruk şekline getirip işaret parmağının ordan tık tık yapıyoruz ve çok keyif alıyoruz bundan.Hatta annesinin alkış öğretme girişimlerinde bile alkışı yumruklarıyla yaparak şaşırtmaya devam ediyor bu kuzu.Hala emeklemiyor,ve sanırım bunu hiç yapmayacak.Anneannesinin aldığı yürütecide müzik aleti olarak kullanıyoruz şimdilik biz.Düğmelerine basıp sadece müzik dinliyor daha bir kere bile adım atmadı,; bakalım ne zaman öğrenecek.Müzik düğmesine basıp sonra annesinin yüzüne bakıyor ki, alkış yapsın dans etsin diye. :) Yere koyduğumuzda ordan oraya yuvarlanıp duruyo arda bir popoyu havaya kaldırabiliyor isterse.Annesi; babasıııııı diye bağırınca hemen kapıya bakıyo ve babayı aramaya başlıyor.Artık arabasında gezmekten çabuk sıkılıyor kucağa gelip etrafı seyretmek en büyük keyfi.Arabasında uykuya hemen dalan kuzu şimdi uyumaz oldu.O yüzden annesiyle artık dışarı çok çıkamıyor.Haaa birde akşam babası geldiğinde kapı zilini duyduğu anda acayip şaşırıp kapı açılıp asansörden babası çıkınca çook mutlu olup çırpınıyor.kendi başına desteksiz oturabiliyor.Çorabplarını çekerek çıkarmaya başladı bu ara.Birde herşeyin etiketi en favori oyuncağımız.Şimdilik bizden bu kadar.Kendimize yeni şeyler kattıkça yazmaya devam edeceğiz sevgili anneler.
13 Nisan 2011 Çarşamba
ÖYKÜ KUZU
Şu sıralar Öykü’yle ilgili pek birşey yazmadığımı fark ederek silkelenmenin zamanı geldiğini düşündüm.
Artık kuzu tam olarak dönebiliyor.Sırt üstünden yüz üstüne dönerken azıcık yardım gerekiyor gerçi.Altta kalan elini kurtarmayı beceremiyor henüz.Emeklemeye hiç niyetimiz yok gibi.Çünkü yüzüstü koyduğum anda kafasını yavaşşşça yana koyup gövdesini hoopp attırıveriyor, zora gelmiyor hanım hiç:) En son doktor kontrolümüzde yine az kilo aldığını görünce gaza gelip çöktüm kuzunun üstüne.Haliyle o da vargücüyle reddetti yemekleri, E hal böyle olunca anne strese girdi.Eyvah yemiyo, nolcak böyle, eriyip gidecek kız halleri yanii.Yapmadığımız şebeklik kalmadı babasıyla.Ama baktım çok yıpratıyorum kendimi ve kuzuyu.Silkelenip kendime geldim.Önce sakin olmak ve kendimi rahatlatmakla başladım işe.Daha önce çok okudum beslenme ve ek gıdayla ilgili yazılar.Biliyordum üzerine gitmemem zorlamamam gerektiğini ama annelik işte kilo almadığını duyunca ipler koptu bende.Ama neyseki kendime gelmem çok uzun sürmedi.Herneyse artık rahatım sakin ve acayip bir sabırla yediriyorum yemekleri.Keyfi yerindeyse biraz daha başarılı oluyoruz bu konuda.Gün geçtikçe daha iyi olacağına inanıyorum.Birde mama sandalyesi aldık kuzuya sofra adabını şimdiden işlemek için ve halı , koltuk vb kirletmemek adına:)
Bu arada artık ikinci dişimizde çıktı.Bu kilo almayışının sebebinin dişlerden olabileceğini söyledi doktorumuz.Ama Öykü dişleriyle çok şirin oldu.Biri daha belirgin gözüküyor artık.Birde arada şu memeyi ısırma durumları olmasa.Çok fecii
Birde saçlarımız uzadı geçmiş aylara nispeten.Artık toka takabiliyoruz minnak saçımıza.Birazda cadılaştık sanki.İstemediği birşey olunca çığlık atıyor ve sinirini acayipp belli ediyor.İşte Öykü’den kareler
28 Şubat 2011 Pazartesi
YARI YAŞIMIZDAYIZ
Haftasonu kuzuyu 6. ay kontrolüne götürdük, bu ay çok az kilo almış.Ek gıdaya başladık artık bizde.Aman ne ızdıraplı bir işmiş.Sabır işi resmen.Sebze çorbası verdik sevmedi, kahvaltı verdik doktorumuzun söylediği gibi sevmedi, elma sevmedi,armut sevmedi.Sevmedi de sevmedi.Ağzını kilitliyo resmen.Es kaza vermişsem ağzına onuda diliyle ite ite çıkarmaya çalışıyor, püskürtüyor, yuttuğunuda öğüre öğüre yutuyo.İşkence yapıyoruz sanki hanıma.3-4 kaşık yedirip bırakıyorum, inatlaşmıyorum, aç karnına veriyorum.... naparsam yapayım nafile.Bekliyoruz bakalım alışmasını sabırla.Bugün 6. ay aşılarımız yapıldı.Kuzucum nasıl ağladı anlatamam.Bundan önceki aşılarında hiç ağlamamıştı.Yine öyle olur diye düşünmüştüm ama olmadı.Yüreğimi dağladı, içimi acıttı.Neyse herşey onun sağlığı için.
26 Ocak 2011 Çarşamba
ÖYKÜ 5 AYLIK
Bundan tam beş ay önce Öykü kuzu dahil olmuştu hayatımıza.Bu saatlerde odamızda benim uyuşukluğum geçmiş ,acılara ağrılara dayanmaya çalışırken kuzum yanıbaşımda uyukluyordu.Şimdi mi? Şimdi ise kuzucuk yattığı yerden kafasını kaldırıyo, Aktivite oyuncağının kenarındaki nesneyi ağzına çekmiş emmeye çalışıyo :) Zaman su gibi.
20 Ocak 2011 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)