13 Nisan 2011 Çarşamba

KISA KISA

İlk olarak blogumun kapatılmasından dolayı çok üzgünüm.Henüz yeni olmama rağmen bu camiada çok kolay alışmıştım blogspota ve bir sürü blog arkadaşım olmuştu, izlediklerim beni izleyenler…Ben de katıldım wordpress e taşınanlar kervanına.Vee hiç alışamadım buralara çözemedim bile henüz.Zor geliyor anlayamıyorum menüsünü falan.Haliyle de yazmak gelmedi içimden ama bir taraftan da kızım için biriktirmek istiyorum yazılarımı. Yaşadıklarımızı kayıt altına almak istiyorum.Ankara’dan döndükten sonra sırayla hastalıklar yakamızı bırakmamıştı.Özelliklede eşiminki çok uzun ve ağır oldu.Tabii bu arada kızımada geçmemesi için yaptığımız çabalarda ekstra yordu beni.Geçen hafta Öykü’nün 6. ay aşıları vardı.O günün akşamında kuzum ateşlendi ilk defa.Bende bir panik hali ki sormayın.Aşıdandır diyorum ama o gün olduğu aşıları daha öncede olduğu için ve ateş yapmadığı için aklıma eşimden grip geçmiştir düşüncesi geldi.Bu grip eşimi yıktı geçirdi el kadar kuzuyu napardı acaba? O gece şurupla falan idare edip ertesi gün doğru doktora.Şükür ki aşıdanmış.3 gün sürdü.Allahım tüm kuzuları hastalıklardan korusun.Onun o çaresiz keyfsiz huysuz gülmeyen çığlık atmayan halini gördükçe kahroldum valla.Neyseki geçti gitti.Ama bu aralar ben pek bi keyifsizim.(7 MART)

28 Şubat 2011 Pazartesi

YARI YAŞIMIZDAYIZ

Haftasonu kuzuyu 6. ay kontrolüne götürdük, bu ay çok az kilo almış.Ek gıdaya başladık artık bizde.Aman ne ızdıraplı bir işmiş.Sabır işi resmen.Sebze çorbası verdik sevmedi, kahvaltı verdik doktorumuzun söylediği gibi sevmedi, elma sevmedi,armut sevmedi.Sevmedi de sevmedi.Ağzını kilitliyo resmen.Es kaza vermişsem ağzına onuda diliyle ite ite çıkarmaya çalışıyor, püskürtüyor, yuttuğunuda öğüre öğüre yutuyo.İşkence yapıyoruz sanki hanıma.3-4 kaşık yedirip bırakıyorum, inatlaşmıyorum, aç karnına veriyorum.... naparsam yapayım nafile.Bekliyoruz bakalım alışmasını sabırla.Bugün 6. ay aşılarımız yapıldı.Kuzucum nasıl ağladı anlatamam.Bundan önceki aşılarında hiç ağlamamıştı.Yine öyle olur diye düşünmüştüm ama olmadı.Yüreğimi dağladı, içimi acıttı.Neyse herşey onun sağlığı için.

23 Şubat 2011 Çarşamba

KIŞT KIŞT BÜTÜN OLUMSUZLUKLAR,KIŞT KIŞ HASTALIKLAR..

Ay var üzerimizde bişeyler.İlk olarak kardeşimin sınavları münasebetiyle İstanbul'a giden annemİN ayağını burkması aradan nerdeyse bir ay geçmasine rağmen hala teklemesi, sonra babam kaldırdığı damacana sayesinde bir bel ağrısına yakalanması ve  dünkü MR sonucuna göre fıtık olduğunu öğrenmemiz.Sonraaa benim boynumun tutulması ,akşam ağrımın tavana vurması ve emzirdiğim için ilaç kullanamamam,sağa sola bir robot edasıyla dönebilmem,yanımda kimsenin olmamasından bebeğime benim bakmak zorunda olmam, kucağıma gelmek istemesine zar zor karşılık verebilmem,uzanamamam,doğrulamamam,binbir güçlükle kuzuyu emzirebilmem,en azından akşam eşim ilgilenir ümidiyle mutluluk duymam, veeee en sonunda onunda grip olduğunu öğrenip YIKILMAM. :(((

22 Şubat 2011 Salı

CANIM YANIYO

Sabah boynumun ağrısıyla uyandım.Tutulmuş çok fena.Aslında sabah ağrı vardı evet ama gün içinde arttıkça arttı.Kolumu dahi kaldıramaz hale geldim.Yanlış bir hareket yapmaya kalktığımda acısı 10 a katlanıp beni bağırtacak duruma dahi geliyo.Bizim kuzu da fena halde kucakçı olduğundan bugün benim için çok zor geçiyo anlayacağınız.Kucağımada alamadığım için sürekli oynayıp konuşmak durumunda kalıyorum .Doğru düzgün uyumadıda cadı, ki bende biraz uzanıp dinleneyim.Bugün akşam olur mu,bugün biter mi ,sabah uyandığımda acım geçmiş olurmu acaba???

21 Şubat 2011 Pazartesi

MÜMKÜNSE ERKEKLER TRAFİĞE ÇIKMASIN


Ya anlamıyorum trafiğe çıkınca ne oluyor karşı cinse.Bir sinir, bir asabiyet,bir agresiflik.Düşünsenize trafikte erkeklerin sadece yaya olarak bulunduklarını.Araçlarda sadece bayanlar....Nasıl olurdu sizce?Kurallara uyan,sakin sakin yolunda giden, gerekmedikçe korna kullanmayan,gerekli gereksiz selektör yapmayan,yol verdi vermedi derdi olmayan bayanlar.Bence süper fikir.

20 Şubat 2011 Pazar

BABASININ KIZI

Kızımın doğumuyla başlayan ve hala devam eden kime benziyor bu kız soruları geçen haftaki Ankara ziyaretinden sonra kesinleşmiş oldu.İlk doğduğu anlar tıpkı annesi söylemleri aylar geçtikçe babaya döndü.Ben hala çok benzetemesemde kimseye buyrun karar sizin...




16 Şubat 2011 Çarşamba

BİZ GELDİİK..İLK DİŞİMİZDE :)

Dün döndük evimize.İki haftalık Ankara tatili iyi geldi bana.Acaba Öykü yerini yadırgarmı, düzeni bozulurmu,yolculukta sıkıntı yaşarmıyız derken hiçbir sorun yaşamadan gidip geldik.Anneannemizi, dedemizi ve dayımızı gayet iyi bulduk.Kar yağışıyla gittik kar yağışıyla döndük.İkinci haftamızda hava nispeten daha iyiydi Adana kadar olmasada.Biraz eş dost akraba ziyaretleri iyi geldi bana, sıkılmıştım buralarda.Öykü normalde geceleri bir defa uyanırken orda ikiyi üçü buldu meğer kuzunun dişi çıkıyormuş.Gelmemize iki üç gün kala elime hafiften sertlik gelmişti ama damağına bir türlü bakamadık izin vermedi kuzu.Dün geldiğimizde eşimede gösterdim o da fark etti.Sabah yine bakmaya çalışırken bu sefer görebildim, damak yarılmış bi inci görünüyo orda.Gece uyanmaları uyku düzeninin bozulması meğer bundanmış.Artık bizimde dişimiz var.Büyüdük mü ne?