13 Ağustos 2011 Cumartesi

BİZİ MUTLU EDEN ÇİŞŞŞŞ

Öykü'nün bu ay hiç kilo almamasından ötürü doktorumuz İdrar tetkiki ve USG istemişti bizden son kontrolümüzde.Ben niye kilo almamış olacağını anlatsamda, duymazdan geldi kendisi söylediklerimi.Birincisi tatile gitmiştik 3 hafta ve doğal olarak düzeni bozulmuştu kuzumun.Gitmemizin ikinci günü hasta oldu ve neredeyse 4 diş çıkardı üst üste bu ay kızım.Ve de hiç bişey yemedi oralarda, sadece emmek istedi.Kilo almayışı bence bu sebeplerden kaynaklandı.Çünkü yemesi düzeldiği an kilosunda sorun olmuyor fazla Öykü'nün.Neyse dedik bizimde içimiz rahat etsin diye bugün gittik tetkikler için.Aç gelmemiz gerektiğini söylediler.Sabah hemen gittik bir an önce verelim ve kızımı hemen doyurayım diye.Ama o da ne saat 8.15 de takıldı aparat (adı her neyse bilmiyorum:)) çıktığımızda 12 yi bulmuştu saat.Aslında daha önce verecektik ama ilk yaptığı çiş torbaya girmemiş bezine yapmıştı.Çok hareket ettiğinden çıkmıştı yerinden.Hiç bişey yemeden içmeden nasıl olacak bu iş derken meğerse USG için aç olunması gerekiyormuş.İnsan bi söyler dimi ama nerden bilelim biz.Detaylı ve anlaşılır konuşsalar çok memnun olucam.Neyse öğrenince hemen emzirdim kuzumu, o sırada uyudu ve torba sabit kaldı neyseki.Uyandıktan kısa bir süre sonra zafere ulaşmış olduk.
İnsan bi çişe bu kadar mutlu olup sevinebiliyormuş demek.Gerçi bu şükür daha uzun sürenler de olabiliyormuş.Şimdi sırada 1yaş aşımız ve kan tahlilimiz var.İlk defa vericez.Korkuyorum açıkçası.

6 Ağustos 2011 Cumartesi

ÖYKÜ İLE İLK TATİL

Öncelikle tatilimizi nerede ve nasıl geçireceğimize aylar öncesinden karar vermiştik.Otelde bu sene rahat  edemeyeceğimiz için ve eşimle beraber zaman geçirme fırsatımız olmayacağından hatta denize bile giremeyeceğimiz için bu sene anneannesi ve dedesinin yazlığına Didime gidecektik ilk olarak.9 Temmuzda İzmir havaalanına indik kuzuyla.Yolculuğumuz sorunsuz ve rahat geçti.Fakat İzmir-Didim arası o 2 saatlik yol bitmek bilmedi bana.Öykü yol boyu uyudu.Bütün gün uykusunda sarkmalar olduğu için düzeni bozuldu tabii.Eve girince uyandı ve o gece uyuması saat 1'i buldu.İlk 2-3 gün yemek yemedi.Hem ortam değişikliği hemde üst dişlerini çıkardığı için olsa gerekti.Ertesi gün kuzuyu denize sokmak için sabırsızlandık ve öğleden sonra 4 gibi gittik denize.Girer girmez bayıldı suya,inanılmaz keyiflendi.Kumla oynarken ve basarkende sıkıntı olmadı onu da sevdi.Fakat gözüne kaçıracak korkusuyla kumla oynamasına çok izin veremedim.2 gün denize girdikten sonra hapşırıklar başladı bizim bızdıkta ardından da hafif ateş.Doktora götürdük boğazda kızarıklık ve öksürükte başlamış deyince,deniz keyfine ara verdik tam iyileşene kadar.Sonrada rüzgar olduğu zamanlar denize sokamadım kızımı.
Birde orda memeye aşırı bir düşkünlüğü oldu yemek yemedi.Ama kalabalıkta(Aynı yede 3 amcamında evi var ve baya bir kalabalık içinde geçirdik tatilimizi) çok şey öğrendi.Benim çok çabaladığım fakat bir türlü öğretemediğim öpücük atmayı, bay bay, bir bir yapmayı öğrendi.
Bana aşırı düşkün bir kız oldu.Yanından bir saniyeliğine bile ayrılmama tahammül etmedi,benden başkasına gitmedi,beni görür görmez yapışmaya başladı.Haliyle benim için hiç dinlendirici bir tatil olmadı bu tatil.Oysa ne hayaller kurmuştum.Sabahları Öykü'yü anneme verip ben biraz uyuyacaktım, Eşimle gezip tozacaktık.Gibi gibii....Ama maalesef fazla hayal kurmayacaksın,plan yapmayacaksın.
Kızım artık gel gel, bay bay, öpücük, bir bir,yoookk, müzik çalınca dans etmeyi öğrendi.Hala yürümeden sıralamadan taytaydan eser yok.Bekliyoruz.
Bir ara mememi ısırmaya başladı.İlk ısırdığında istemsiz olarak bağırınca oyun sandı ve bunu tekrarlamaya başladı.Emzirmek kabus oldu benim için.Her emzirmede elim ayağım titriyordu desem yeridir.Isırınca bıraktım emzirmeyi vermedim birkaç gün.Ağladı,agresifleşti..Isırmaya kalktığında zor da olsa tepki vermedim ve çok şükür bir daha yapmadı.
Babamız 1 hafta sonra yanımızdan ayrılmak zorunda kalsada biz 20 gün güzel ve bir o kadar da yorucu bir tatil geçirdik.Ama ben tatile doyamadım.Çok çabuk geçti.Şöyle 1 hafta birde otele gidip yan gelip yatmak istiyorum.Öykü'yle ne kadar mümkün olursa.

2 Ağustos 2011 Salı

YAŞ 30

Bugün tamı tamına otttuzzzzzzzz yaşındayım dostlar.Aslında şaka gibi ben hala kendimi otuz yaşında hissetmiyorum.Gerçi 30 yaşında insan kendini nasıl hisseder onuda bilmiyorum.20'li yaşlara veda etmek biraz sinir bozucu aslında.Yapacak bişey yok yaşlanıyorum:))Kızımla beraber geçirdiğim ilk doğum günüm.
Bu arada kızımın doğum gününede kaldı 24 gün.Benim ailemin Ankara'da olması sebebiyle ve bayram haftasına geldiği için bir hafta önce kutlamayı planlıyoruz.Aslında günü ne zamansa o zaman kutlamayı istiyordum ben ama söylediğim sebeplerden yapamayacağım sanırım.Evde yapmaya karar verdim.Menü hakkında bir fikrim yok tek bildiğim pastasının "1" şeklinde olacağı.Detayları paylaşırım tekrardan burada sizlerle.

7 Temmuz 2011 Perşembe

İLK TATİLİMİZ

Bu ayın 11 inde anneannemiz ve dedemizin yanına Didim'e gidiyoruz kısmetse.Babamız önden gidecek ve bizi Bodrum havaalanından karşılayacaklar.Arabayla yolculuk yapmak istemedik.Çünkü Öykü'yü koltuğunda uzun süre tutmak imkansız hale geldi.O kadar uzun yola dayanamaz diye düşünüp uçakla gitmeye karar verdikAlışverişimiz tamam.Bavullarımız hazır sayılır.Geçen hafta sonu 10. ay doktor kontrolümüz vardı.Yarım kilo alıp 1 cm cik uzamış kuzum.Minyon bir yapısının olduğunu gelişimi gayet orantılı gidiyor dedi.Sanırım anneye çekecek bu konuda.Doktorumuz güneşe çıkarken çocuğu kremlere bulamamamız gerektiğini;siz nasıl kullanıyorsanız onada o şekilde uygulamamızı , belli bir saatten sonra çıktıktan sonra biraz güneş alması gerektiğini, abartmamamızı söyledi.Ayrıca sinek kovucu ürünlerden asla kullanmamamız gerektiğini söyledi.Odanın kapısının açık olduğu müddetçe tabletli ürünlerden kullanabileceğimizi söyledi.Bakalım yine bir uçak yolculuğu bizi bekliyor.Artık çok çabuk sıkıldığı için herşeyden biraz korkuyorum bu sefer.Sorunsuz gider geliriz umarım.Denize ve kuma tepkisi ne olacak merak ediyor ve heyecanlanıyorum.
Bu arada hala bizim bızdıkta yürüme belirtisi yok, emekleme yok, sıralama yok,ellerinden tutunca adım atma yok.Bırakıveriyor kendini yere tembelim benim.Doktor yürüteç aldırdı bize.Bizde dinledik aldık ama hatamı yaptık bilemiyorum.Bazı yerlerde yürümeyi geciktirdiğini okumuştum.Yürütecinde fıldır fıldır yürüyor.Ama adım atarak değil ayağıyla ittire ittire gittiğinden sanırım adım atmayı öğrenemedi henüz.

13 Haziran 2011 Pazartesi

İZNİMİN SON GÜNÜ BUGÜN

Evettt geldik yolun sonuna.Yarın işe başlıyorum.Aslında benim olmayan işime.O nasıl oluyo diyeceksiniz? Şöyle oluyor.Geçen yaz eş durumundan Adana'ya tayin istemiştim öğretmen olarak.Fakat tercihlerime atanamayınca ben il emrine verilmiştim.Araya da doğum ,doğum izni,rapor ve ücretsiz izin girince benim atamam yapılmadı herhangi bir okula boşu boşuna.Bakalım yarın başlıyorum Sonuç ne olacak.İl milli eğitime gidip ne yapacağım.Göreve başlatıp işlemleri bitirip beni eve göndereceklerini umuyorum.Sonuçta okulum yok, orda görevimde yok.Şu ana kadar kuzumla 7/24 beraberken yarın babaannesine bırakıcam.Aslında biraz endişeliyim.Öykü çok alışkın değil anneanne ve babaanneye.Ayrı şehirlerde olunca böyle oluyo durum.Kızımı bırakıp biyerlere gitme şansım olmadı benim.O yüzden yarın ne yaparlar bilmiyorum.Aklım fazlasıyla evde kalacak onu biliyorum sadece.Çok zor yemek yiyor, meme isteyecek,sağıp bıraksam biberondan içmeyecek.Bakalım umarım bir sorun çıkarmaz.Bu arada Torba Yasa kapsamında ücretsiz izin 2 yıla çıkmıştı.Ben yasa öncesinde doğum yaptığımdan yararlanamam diye düşünürken; Milli eğitimi arayıp sordum ve alabileceğimi öğrendim.Şimdi bunu düşünüyorum.Alsam mı almasam mı? Evde de sıkılmadım değil aslında ama kuzumu bakıcıya bırakmak da hiç cazip gelmiyor.Önümde 2 ay var.Düşünüp taşınıp karar vericem Eylül'e kadar.
Benim yerimde olsanız siz ne yapardınız? Fikirlerinize ihtiyacım var.

2 Haziran 2011 Perşembe

EMEKLE(ME)ME,YAPMA,YAPMAMA MEVZULARI

Kimi biliyor kimi bilmiyor takipçilerimin ama biz Adana'da yaşayan bir aileyiz.Ve burdaki evlerin zeminlerinin çoğu karoyla döşenmiş vaziyette.Bu durumda benim kuzumun emeklememesi aslında bir şans unsuru gibi bence.Şayet kafasını ,orasını ,burasını o sert mi sert zemine çarpıp benim yüreğimin hop oturup hop kalkmasına sebep olacaktı.YAni odada yere bırakıyorum Öykü'yü ama dönerek hızla karolara doğru yönelince hoooooop tekrar halı üzerine alıyoruz kuzuyu.E bu çocuk nasıl emekleyece ama dimi?Neyse sanırım direkt yürüyecek.Ama şimdilik onuda pek yapacak gibi durmuyor aslında.Her çocuk emeklemek zorunda mı? Değiiiiill.Her çocuk aynı zamanlarda yürümek zorunda mı?Değiiillll.Her çocuk aynı hareketlilikte olmak zorunda mı?Değilll.Her çocuk  gel geli;tel sararı, bay bayı, merabayı, aynı zamanlarda yapmak zorundamı? Değiiiiiill.Şuu etraftaki sinir bozucu sorular olmasa daha güzel olacak hayat ey dostlar.Diğğmii ama...