31 Ekim 2011 Pazartesi

ÖYKÜ'NÜN DİLİNDEN

Öykü'nün ilk söylediği kelime birçok bebekte olduğu gibi "memmee"ydi.Daha sonra ;
 "duu": anlamı su
"bebbee": anlamı bebek
"boo": anlamı top
"mamma": anlamı mama
"çiççee": anlamı çiçek
"dıdıızz": anlamı yıldız
"nennee": anlamı anne
"babba": anlamı baba
"düşş": anlamı düştü
Ama hala anne ve babayı biz tekrarlatınca söylüyor, bize seslenmek için söylemiyor.Gerçi şu birkaç gündür ben yanında değilsem başka odada mutfaktaysam "nenneeee" diye yayarak anne diyor,bende her defasında annemmm diye ses veriyorum ki öğrensin:))

28 Ekim 2011 Cuma

ÖYKÜ'NÜN ELİNDEN

ş.mhvuıpğpıuyddc          ömuutytnmymuöuçöj,


Nelerneler anlatmak isityorda ancak bu kadarını anlatabildi.İdare edinizz...

24 Ekim 2011 Pazartesi

7.2 VAN

DEPREM...
YİNE YENİDEN FARKLI HAYATLARI VURDU BU SEFER.
ÇOK ACI...AKILLANMIYORUZ.AKILLANMAYADA HİÇ NİYETİ YOK BU GÜZEL ÜLKENİN İNSANLARININ.
ALLAH YARDIM ETSİN VAN HALKINA, YAKINLARINI KAYBEDENLERE ALLAHTAN RAHMET,SABIRLAR DİLİYORUM.YARALARININ EN KISA ZAMANDA SARILMASINI DİLİYORUM EN İÇTEN DİLEKLERİMLE.
EN ÇOK DA BEBEK VE ÇOCUKLAR BENİ DÜŞÜNDÜREN.O SOĞUKTA NE YAPARLAR NASIL BESLENİRLER,BAKIMLARI NASIL YAPILIR.OFFF OFF..
HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI.
GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR.

18 Ekim 2011 Salı

HASTAYIM KUZUM SANA

Şu sıralar Öykü beni hem çok yoruyor, hemde çok güldürüp eğlendiriyor.Hala yürümediği için ya elinden tutup yürütmemizi istiyor, ya da kucakta gezmek istiyor.10 kilo yu benim boyutlarımda bir insanın taşımasıda bir hayli yorucu oluyor,ne bel kalıyor, ne bacak ne kol.Azılar gelmek üzere ama bayadır kabarık şekilde duruyor.Bakalım ne zaman pırtlıcak.Şu sıralar fotokopi makinası gibi.Ne yaparsak taklit ediyor bizi.Çiçek diyor,yıldız diyor ,top,gel ,su ,meme,mama,bebek, benim diyor ama halaaaa anne baba demiyor.Tabii bu kelimeleri kendince diyor ama biz anlıyoruz.Saçları iyice kıvrıldı.Anacığına çekmiş olsa gerek.Kıvırcık kuzum benim.
Beni benden alan bir hareketi var ki ölüyorum ona.Uyurken ve emerken o minnak sıcacık elleriyle benim kollarımı okşamasının hastasıyımmmmm.
Amaa şu sıralar çok fazla ağlayarak yaptırıyor istediğini.Yapmadığımızda ağlıyor zırlıyor tepiniyor kafasına vuruyor.Çok fenayız çokkk.Babasıyla resmen kavga ediyor.Bıdır bıdır hiç susmuyor elini kaldıra kaldıra.Hayırrr,yapma,o öyle olmaz ,sakın vb olumsuz kelimeler kesinlikle ters tepiyor Öykü'de.Kullanmamaya çalışıyorum,ama bazen unutup söylüyorum.İşte o zaman cadılığı alıyor eline.
En sevdiği şeylerden biri yatağına yatıp tutunup kalkmak ve sonra ellerini bırakıp kendisini yatağa atmak. 
Yemek yememiz hala çok iyi değil zorla yiyoruz,yapmam dediğim şeyi yapıyorum tv ye bakarak yedirebiliyorum ancak.Bir kaç ay kilo alımı durunca mecburen bu yola başvurmak zorunda kaldım işe yarayınca devam ettik.
Parka salıncağa ve çocuklara deli oluyor.Güzel zaman geçiriyor parkta.Yürüyünce daha rahat edicez diye umuyorum.Bizden şimdilik bu kadar.

12 Ekim 2011 Çarşamba

ANKARA'YI ARDIMIZDA BIRAKTIK VE DÖNDÜK YUVAMIZA

Eşimin işi münasebetiyle gittiği İzmir seyahatini fırsat bilip bizde kaçtık Öykü'yle anneanne ve dedemize.Gezdik tozduk,eş dost ziyaretleriyle güzel biirr iki hafta geçirdik.Biraz endişelerim vardı kuzunun yehmesiyle ilgili.Çünkü en son bayramda gittiğimizde 3 gün lokma yedirememiştik.Hatta dönüş biletimi bile almamıştım, Öykü yemezse çıkıp gelecektik paşa paşa.Bu sefer gider gitmez Ikea'ya gidip mama sandalyesi aldık.Veee korktuğum gibi olmadı.Meğer derdimiz mama sandalyesiymiş.
Bu arada su çiçeği aşımızıda olduk.Ateşsiz döküntüsüz atlattık şükür.
Ankaraya gitmişken merak ettiğim H&M mağazasını ziyaret etmeden olmaz dedik ve Kuzuma bir kaç parça ciciler aldık.Bundan sonra her Ankara'ya gidişimizde uğranılacak,ziyaret edilecek bir yer olarak kazındı aklımıza bu mağaza.
Orada iyice elinden tutunca adım atmayı öğrendi kızım.Adanaya döndüğümüzde de yatağında tutunarak kalkmayı öğrendi.Ama kendisini arkaya doğru atıyor çok hızlı ve sert bir şekilde.Çok fenaa.Korkuyorum bende bi yerini yaralayacak,kafasını çarpacak diye.Yavaş yavaş ve ağır emin adımlarla ilerliyoruz yürüme yolunda.Geçen doktorumuz "kızların yüz karası" dedi Öykü'ye.Genelde kızların daha çabuk yürüdüğünden bahsetti ama napalımm tembeliz biz biraz.
Bilenler bilir ücretsiz izindeyim hala.24 aya çıkarılması benim için piyango oldu.Yoksa Eylülde işe başlayacaktım.Ama artık kararım kesin ikinci dönem başlıcam işe.Bakıcı arayışlarına başladım.Dualarınıza ihtiyacım var.Karşıma vicdan sahibi, merhametli,evimizden bizden biri gibi olacak,en önemlisi kızıma benden iyi bakacak,iyi anlaşacak,kızımın çok seveceği birisi çıkar.
Anneannesiyle




15 Eylül 2011 Perşembe

ONDAN BUNDAN ŞUNDAN,ÖYKÜ'DEN BENDEN BİZDEN

Şu sıralar ihmal ediyorum blogumu farkındayım.Bizde durumlar aynı.Adana hala çok sıcak, çıkamıyoruz fazla Öykü'yle.Kuzu 12,5 aylık oldu bile.Yürümüyoruz hala.Bu hafta sonu yine Ankara yolcusuyuz. 2 haftalığına annene ve dedemize gidiyoruz eşimin 2 haftalık bir iş seyahatinden ötürü kalmayalım yalnız dedik ve aldık biletlerimizi.Lakin dönüşü ayarlamadım henüz.Çünkü Öykü evden başka bir yere gittiğimizde ağzına lokma koymuyor.Geçen bayram 3 gün lokma yemedi desem yeridir.Burçlardan fazla anlamam ama başak burcu bebekleri ortam değişikliğini sevmezlermiş,alışık olduğu ortamdan çıkınca düzenleri alt üst olurmuş.Bakalım yine aynı şey olursa dönüp gelicez paşa paşa evimize.Ama bu böyle nereye kadar gidecek.Mama sandalyesi alırsam belki işe yarar diye düşünüyorum.Öyle olmasını istiyorum.Çünkü erken dönmek istemiyorum.Biraz gezip tozalım kuzu sosyalleşsin istiyorum.Burda hep evde, hep benimle.Bende biraz arkadaşlarımla akrabalarımla falan görüşmek istiyorum.Eskiden, gençken annemler biryerlere eş dost akrabaya giderken hiç sevmezdim onlarla gitmeyi evde yalnız kalmayı tercih ederdim genelde.Ama şimdi insan büyüdükçe nasılda arıyor eş dost akrabayı.Ya da böyle uzakta ve yalnız ve çalışmıyor olunca mı arıyor bilemiyorum ama ben özlüyorum.
Geçenlerde Öykü'yü parka götürdük eşimle.Önceden salıncaktan pek haz etmeyen kızım bu sefer inmek istemedi.Büyüdüğünün bir kanıtı da bu olsa gerek.Şu sıralar acayip şımarık.Hareketlerini mimiklerini bir görmeniz lazım, kendisini arkaya ata ata yalandan gülmeler,elini ağzına kapatıp öksürük numaraları, istediği yapılmayınca ya da kızılınca bize bağırıp çağırmalar,sinirlenmeler,tepinmeler...Off off akıllara zarar.
Ahh unutmadan geçtiğimiz pazar aklım çıkıyordu yerinden desem yeridir.Öykü uykudan uyanınca yemeğini yedireyim dedim.Taze fasülyeyi ezdim bir güzel blendırla.Severek yemişti daha önceden.Yine yedi kuzum, ama son iki üç lokma kalmıştı ki birden öksürüp öğürdü ve tüm yemeği kustu.Kusma ama nasıl bir kusma ağızdan burundan çıkarıyor.İlk defa kustuğu için o da bi taraftan kusuyor bi taraftan ağlıyor ikisi bir arada olduğu için nefes alırken zorlanıyor,Koştuk banyoya ama boğazı tahriş olduğu için ve boğazını tam temizleyemediği için bir taraftanda ağladığı için bir türlü kendine gelemedi.Çok ama çok korktuk eşimle.Yüzünü falan yıkasamda boğazını temizlemesi lazım su veriyorum ağlamaktan ve öksürmekten içemiyor.Hemen meme verdim.Emdikçe sakinleşti,süt de boğazını temizledi kuzumun atlattık çok şükür.Korkumdan yatana kadar meme dışında bişey veremedim o gün.
Şu sıralar nihayett benim azıcık desteğimle oturduğu yerden koltuktan tutunup ayağa kalkmaya çalıştı.Playskool ilk arabam aldık ama beceremiyor hala,tutunup yürümek ya da ayakta durmak dışında herşeyiyle oynuyor.Suya "duu" demeye başladı.Çok şeker söylüyor.
Bir ara benim adımı söylüyodu sıkça bua ara söylemez oldu."de-daaaa" annen kurban olsun o diline.
Anne baba hala yok.Çiş yaptınmı kızım deyince"cişş" deyip bezini tutuyor.
Cıısss kızım dokunma ona deyince "cısss" deyip yine de dokunuyor,hem de atılarak kucaklayarak falan yanii.
Köpeğin napıyor kızım deyince"haaa haaa" diyor.
Deden naptı kızım? "Kııııııı" diyor.( Babamın boğazına su kaçınca öksürüp boğazının gıcığını gidermek için böyle bi ses çıkarmıştı)
Şu sıra hayvanlara ilgisi var.Çocuklara bayılıyor.İşte kuzunun son hali.Anneciğine yardım ederken :))


2 Eylül 2011 Cuma

HAYAL ETTİĞİM GİBİ OLAMASADA

Kızım büyüdü...Tamm 1 yaşında artık.Doğum günü için kafamda çok plan vardı.Vardı ama gerçekleşemedi maalesef.Bayram  haftasına geldiği için toparlayamadık kimsecikleri.Bizde bayram tatili için gittiğimiz Ankara'da küçük bir doğumgünü kutlaması yaptık.