Yine aradan epey zaman geçti.Oturamıyorum bilgisayar başına ve yazamıyorum.Kuzum 2 yaşını geçeli 2 ay olacak ama ben hala bir doğum günü postu yazamamışım.Ayıp valla:)
Ne ara doğdunda ne ara büyüdün benim minik meleğim.İyiki doğmuşsun,iyiki doğurmuşum.Nice senelere sağlık mutluluk huzurla...
Hayatimizin Öykü'sü
17 Ekim 2012 Çarşamba
4 Eylül 2012 Salı
UZUN ZAMAN SONRA..
Evett çok uzun zaman geçmiş yazmayalı.Fena boşladım blogumu farkındayım.Ama geçerli mazeretlerim var.Hayatımızda değişiklikler var.Bunun en önemli sebebi eşimin iş değişikliği ve dolayısıyla bizim şehir değişikliğimiz.Seyyah olduk resmen.Artık İzmitliyiz.İstanbul yanıbaşımızda.Ankara'ya nispeten daha yakınız.Bu süreçte nelermi yaşadık? Eşim bizden 2,5 ay önce geldi Yeni şehrimize.Bizde bu arada kızımla Adana'da kaldık.Bana arkadaş yoldaş oldu kuzum.Okullar kapanınca taşınma telaşı sardı tabii.Ama bu seferki hayırlı bi taşınma oldu..Ev yerleştirme dekorasyonu alınacak satılacaklar atılacaklar uğraştık epeyce.Bu işler Öykü'yle olunca 2 günde yapılacağına 4 günde oldu tabii.Ama olsun sonu güzel oldu.
Bu arada Öykü büyüdü. 2 yaşa üç gün var.Şu meşhur iki yaş sendromunun çanları bizdede çalmaya başladı.O akıllı uslu kız gitti yerine tatlı bi cadı geldi adeta.Hayretler içerisindeyiz babasıyla.Eve girmek istemiyor dışarıdan.Hatta bir gün hiç girmesek eve ne zaman pes eder de evi ister diye merak ediyoruz eşimle.Bu arada iki haftalık Didim tatili sıkıştırdık kızımla.Çok mutluydu denizde kumda.Cukka aşağı cukka yukarı.Cukkanın anlamı deniz havuz demek Öykü'nün sözlüğünde.Sözlüğümüze yeni kelimeler eklenmeye başladı hızla 23 ayla beraber.Bu yarım yamalak konuşmaları çok tatlı.Bayılıyorum.Ama şu ağlamalar mızmızlanmalar inatlaşmalar agresifliği ne zaman geçecekse cabucak geçsin istiyorum. En korktuğum süreçlerden biri olan meme bıraakma eylemimiz korktuğum gibi olmadı şükür.Kolay atlattık.Şimdi sırada çiş mevzumuz var.Ama bunu eylül 15 ten sonra düşünüyorum.Çünkü benimde hazır olmam gerekiyor.Şu sıra tayin işleri bakıcı alıştırma vs çok şey var kafamda.Gerçi şu an Öykü'de pek hazır değil gibi.Ben bi deneyeceğim olmuyorsa çok zorlamayacağım.Bakalım umarım bunuda kolay atlatırız.
3 Haziran 2012 Pazar
KARMAŞIK
Aylar olmuş bloguma yazı yamayalı..Çok şey var yazacak aslında ama şimdilik bu konuları yazmayacağım.Merak edin bakalım biraz..
Bu süre içine bir İstanbul birde Hatay tatili sıkıştırdık..İki kere okulum değişti.Bu dönem okul okul geziyorum.Hızıma yetişilmiyor.Hala fazla olan o beş kilo verilemedi.
Öykü ise artık bir çocuk.O bebeklik halleri geçti gitti.Çok özlüyorum o hallerini.Sürekli fotoğraflarına bakıyorum.Nasıl değişmiş,nasıl büyümüş.İnanamıyorum..Tabii bu döneminde ayrı güzellikleride yok değil.Ama sanki şu meşhur sendromun çanları çalmaya başlıyor bizim içinde.Garip şeylere acayip bir şekilde ağlıyor ve çığlıklar atıyor sinirden.İstediği illaki yapılacak hanfendinin.Yoktan hayırdan anlamıyor bazı durumlarda.
En önemli gelişmemiz ise artık kızım memesine benimde emzirmeye veda etmiş olmamız.21 ay boyunca dolu dolu emdi kuzum.Ben bu duyguyu bi daha yaşarmıyım bilmem ama içimde garip bi hüzün var..Bu konuyu ayrı bir postta yazacağım daha detaylı olarak..
Kelime hazinesi gelişiyor gün geçtikçe.Bazı kelimeleri sadece biz anlasakta, her söyleneni anlayıp,bir şekilde bize anlatmak istediğini anlatabiliyor.Basit bir iki cümle dışında fazla cümle kurmuyor henüz.Yemek yeme sıkıntımız biraz daha düzelsede devam ediyor.Bu fotolar iki ay öncesinin.Makinede bekleyen fotoları yükleyince güncel fotograflarımızıda ekleyeceğim.
..
Bu süre içine bir İstanbul birde Hatay tatili sıkıştırdık..İki kere okulum değişti.Bu dönem okul okul geziyorum.Hızıma yetişilmiyor.Hala fazla olan o beş kilo verilemedi.
Öykü ise artık bir çocuk.O bebeklik halleri geçti gitti.Çok özlüyorum o hallerini.Sürekli fotoğraflarına bakıyorum.Nasıl değişmiş,nasıl büyümüş.İnanamıyorum..Tabii bu döneminde ayrı güzellikleride yok değil.Ama sanki şu meşhur sendromun çanları çalmaya başlıyor bizim içinde.Garip şeylere acayip bir şekilde ağlıyor ve çığlıklar atıyor sinirden.İstediği illaki yapılacak hanfendinin.Yoktan hayırdan anlamıyor bazı durumlarda.
En önemli gelişmemiz ise artık kızım memesine benimde emzirmeye veda etmiş olmamız.21 ay boyunca dolu dolu emdi kuzum.Ben bu duyguyu bi daha yaşarmıyım bilmem ama içimde garip bi hüzün var..Bu konuyu ayrı bir postta yazacağım daha detaylı olarak..
Kelime hazinesi gelişiyor gün geçtikçe.Bazı kelimeleri sadece biz anlasakta, her söyleneni anlayıp,bir şekilde bize anlatmak istediğini anlatabiliyor.Basit bir iki cümle dışında fazla cümle kurmuyor henüz.Yemek yeme sıkıntımız biraz daha düzelsede devam ediyor.Bu fotolar iki ay öncesinin.Makinede bekleyen fotoları yükleyince güncel fotograflarımızıda ekleyeceğim.
..
12 Mart 2012 Pazartesi
ÖYKÜ 1,5 YAŞINDA
Bu aralar blogumu ihmal ettim.Hep aklımda bi şeyler yazmak ama nedense bir türlü fırsat bulupta yazamıyorum.Kabul ediyorum Nurturia'nın da bunda etkisi büyük tabii.Öykü 26 şubatta tammmm 1,5 yaşında oldu.Bakıcımıza nispeten daha çok alıştık ama benim cadı kızım hala kendisinden bişeyler yemiyor.Ya da teyzesi yediremiyor.Bilemiyorum neden bu inat.Birşeyler yedirirken çok fazla ve yüksek sesle konuşuyor.Sürekli bişeyler anlatarak yedirmeye çalışıyor.Öykü bu durumdan pek hoşlanmıyor bence ve sinirleniyor.Teyzeside yemek yemek istememesinden sinirlenip bağırdığını düşünüyor.Neyseki bu dönem okul hayatım çok rahat.Sınıfım yok ve ben öğlenciyim.Okula gitmeden iki öğünü ben halledip çıkıyorum.Sonra Öykü öğlen uykusuna yatıyor.Çoğu zaman kalkmasına yetişiyorum.Bu aralar Öykü çok güzel dans ediyor.Bacaklarını yana aça aça bir dans edişi var.Bazende yere yatıp hip hop tarzı bişeyler yapıyor:)) Beni makyaj yaparken görmüştü.Şimdi eline rimel fırça ya da ruj geçmeyegörsün; hemen anneyi kopya ediyor.Ağzı hiç durmuyor bıdır bıdır sürekli.Kaka yaparken hala koltuk arkasına saklanıyor ve çiş diyor.Bu arada biz bir lazımlık edinip Öykü'ye tanıştırdık.Onu görünce çiş diyor ama bebeklerini oturtuyor, arada kendi oturuyor.Saçlarımız uzuyor ama belli olmuyor pek çünkü uzayan kıvrılıyor.Gündüz uykumuz teke düştü.Geceleride diş sıkıntımız yoksa 1-2 kere uyanıyoruz.Geceleri uyanınca annesini ve babasını öpücüklere boğmasıda anne ve babasını mest eden bir başka özelliği.Hala süt içmiyoruz.En favori oyuncağımız bebekken korktuğu bebeği.Birde alış-veriş arabamız.Parkta ise kumlar,kovamız ve küreğimiz.En sevdiği çizgi film aaabuu( kayu) ve pepee.Kelime dağarcığımızda genişliyor yavaştan.Havalar fırsat verse de bol bol parka gidip çocuk görse yaşıtlarıyla oynasa.Üzülüyorum aslında evde 45 yaşlarında bir kadın ne kadar oynayıp oyalayabilirki bu yaşta bir çocuğu.Yapan vardır belki ama bizim teyze bu konuda çok yeterli değil kanımca.Bakalım biraz daha büyüsün kreş düşünüyorum yarım gün.
19 Şubat 2012 Pazar
İŞ HAYATINA GERİ DÖNÜŞ
Yaklaşık 1,5 yıl ara verdiğim iş hayatına geri dönüş yapmak bulunmaktayım.İkinci dönem görevlendirildiğim okulda işe başladım.Aslında tam anlamıyla başlayamadım.Nasıl mı? Ben bu şehire geldiğimde herhangi bir okula atamam olmamıştı.İl emrine verilmiştim.Halada depoda beklemekteyim.Yaza kadar merkezde evime 4km kalabalık personeli olan bir okula görevlendirildim.Okula başladığımda herhangi bir ihtiyaçlarının olmadığını öğrendim.Yani bir sınıfım olmayacak sadece gelmeyen öğretmen olursa onların sınıfına girecek ve haftada iki günde nöbet tutacaktım.Başladım bu şekilde.Gidip geliyorum. Şu ana kadar 3 gün derse girdim.Artı ve eksileri var tabiiki.Çok fazla sorumluluğum yok.Ama boş oturmak çok sıkıyor.Bu boş vakitlerde evde yapamadığım kitap ve dergi okumaya,internette dolaşmaya vakit ayırabiliyorum.Bu da artılarından.Okulda geçici olduğunuzu bilmek orayı benimseyememenize sebep oluyor ,buda eksisi.Öğlenciyim bu arada.Sabah uyandığında Öykü'nün beni görmesi en azından kahvaltı ve meyve öğünümüzü beraber geçirmemiz açısından öğlenci olmayı ben istedim.Çünkü Öykü hala bakıcısından yemek yemeyi reddediyor.Bu durum çok can sıkıcı olmaya başladı.Ne zamana kadar böyle devam edecek bilmiyorum.Öğlen 12 ye doğru çıkıyorum.Eğer nöbet ve boş ders yoksa 3 gibi çıkıp geliyorum.Nöbet olduğundada 17.10da çıkıyorum.Zaten Öykü'de bu sürenin 2 saatini uykuda geçiriyor.Çoğu çalışan anneye göre şanslıyım kabul ediyorum.
11 Şubat 2012 Cumartesi
GAMZE'YE YARDIM EDERKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
-İlik nakli acil önem taşıyor. stanbul Ankara İzmir ve Kayseri’deki ilik nakli merkezlerine giderek kan vermeniz çok önemli. Kan vererek ilik donörü olacak ve Gamze gibi pek çok hastaya umut olacaksınız
-Maddi yardım sözkonusu değildir. SGK desteği var. Artı olarak Gamze hanımın çalıştığı kurum, eşi Emrah beyin bağlı olduğu kurum ve aileler tedavi masraflarını üstlenmişler.İleride olağanüstü bir durum olursa maddi yardımı gündeme getiremenin daha doğru olduğunu düşünüyoruz.. ANCAK KESİNLİKLE MADDİ YARDIM İHTİYACI SÖZKONUSU DEĞİLDİR.
-Aileye ait telefonların meşgul edilmemesi ayrıca önemle rica olunur.
-İlik donörü olmak isteyenler için iletişim bilgileri
Ankara’dan ilik donörü olmak isteyenler: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, İbni Sina Hastanesi, Akrabalık Dışı Kemik İliği ve Kordon Kanı Bankası Tel:(312) 508 24 44.
İstanbul’dan ilik donörü isteyenler: Çapa Tıp Fakültesi İlik ve Doku Nakli Merkezi
İzmir’den ilik donörü olmak isteyenler: Ege Üniversitesi Kan Merkezi irtibat no: 390 40 29 Randevu alarak gidiliyor.

Kimler donör olabilir:
18-50 yaşında sağlığı müsait olan herkes kemik iliği bankasına gidip başvuru formu doldurabilir. Bir tüp kan verenler bulaşıcı hastalık testinden geçiriliyor. Hastalık taşımıyorsa bankaya kaydediliyor.
Gönüllü vericinin kayıtları bilgisayara işleniyor, hastalarla uyum sağlarsa daha ileri tetkik yapılmak için çağrılıyor. Uygunsa genel anestezi altında kemik iliği alınıyor. Vericinin leğen kemiğinden özel iğneler aracılığı ile alınan kemik iliği bir torbaya aktarılıyor. Operasyon ve dikiş gerektirmiyor ve hiç acımıyor. Kemik iliği vericisi ertesi gün işine dönüyor.
Kimler kök hücre bağışlayamaz:
Kimlerin kök hücre vericisi olması uygun değildir?
18 yaşından genç veya 55 yaşından yaşlı olanlar, ağırlıkları 50 kg den daha düşük veya beden ölçüsü endeksi 40’ın üzerinde olan aşırı kilolu kişiler
Belirli hastalığı bulunan ve kan bankasında kan bağışı reddedilmiş kişiler
Kalp ve kan dolaşım sistemi rahatsızlıkları
Örneğin koroner kalp hastalığı, kalp krizi, kalp yetmezliği, tedavi gerektiren kalp ritmi bozuklukları, düzensiz yüksek tansiyon gibi
Solunum yolları rahatsızlıkları
Örneğin ağır kronik astım (düzenli ilaç tedavisi gerektiren), kronik bronşit, akciğer veremi, akciğer embolisi gibi
Kan, kan pıhtılaşma sistemi veya kan damarları rahatsızlıkları
Örneğin oto-immün anemi, A tipi hemofili, derin venlerde tromboz gibi
Ruhsal rahatsızlıklar, santral sinir sistemi rahatsızlıkları
Örneğin tedavi gerektiren depresyonlar, psikoz, şizofreni, epilepsi, multipl skleroz gibi
Oto-immün sistem rahatsızları
Örneğin romatoid artrit (romatizma), kolajenozlar, Crohn hastalığı, ülseröz kolit, troid gibi
Salgı bezleri rahatsızlığı
Örneğin Diabetes mellitus gibi
Kötü huylu sayılan (kanser hastalığı) rahatsızlıklar
Enfeksiyona neden olan rahatsızlıklar
Örneğin Hepatit B veya C (iyileşmiş dahi olsa), kronik borelyoz, HIV-enfeksiyonu
ve diğerleri.
Kendisine yabancı organ veya doku nakli yapılmış olan kişiler
Örneğin; böbrek, kalp, cilt, kornea tabakası, beyin zarı, baldır siniri gibi
Bağımlılığı bulunan kişiler
Örneğin; alkol, uyuşturucu madde ve ilaç bağımlılığı gibi "
Ayli Anne'nin blogundan alınmıştır.
10 Ocak 2012 Salı
BAKICI TEYZEMİZİ BULDUK
Daha öncede yazmıştım burda Öykü'ye bakıcı aradığımızı.En son şirkete başvurmuştum.Ordanda istediğimiz birisini bulamamıştık.Tanıdık vasıtasıyla birisiyle daha görüşeceğimizi yazmıştım geçen yazımda.Görüştük,anlaştık,oldu.Pazartesi işe başladı teyzemiz.1 ay boyunca bende evdeyim.Bu arada alıştırmaya çalışıcaz Öykü Hanımı.Ben varken herşey yolunda ama hala yemeğini ben yediriyorum, bezini ben değiştiriyorum.Reddediyor Öykü.Sinirleniyor,ağlıyor.Ama onun dışında iyiler.Kolay değil tabii.16 ay boyunca bu işleri yapan kişinin bir anda değişmesi.Ben tuvalet için ayrılsam bile yanından bir anda kalkıp "anne anne" diye aranıp ağlıyor.Çok gerildim.Nasıl alışacak bu kız bu duruma.Bugün ilk kez 1 saat dışarı çıktım.Korktuğumuz gibi olmadı şimdilik.Bu süre uzayınca naparız bilmem.Şu yedirme işinide hallettikmi tamamdır.Bizde durum budur..Dua edin bize.Çabucak alışsın kuzum duruma.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
