2 Haziran 2011 Perşembe

EMEKLE(ME)ME,YAPMA,YAPMAMA MEVZULARI

Kimi biliyor kimi bilmiyor takipçilerimin ama biz Adana'da yaşayan bir aileyiz.Ve burdaki evlerin zeminlerinin çoğu karoyla döşenmiş vaziyette.Bu durumda benim kuzumun emeklememesi aslında bir şans unsuru gibi bence.Şayet kafasını ,orasını ,burasını o sert mi sert zemine çarpıp benim yüreğimin hop oturup hop kalkmasına sebep olacaktı.YAni odada yere bırakıyorum Öykü'yü ama dönerek hızla karolara doğru yönelince hoooooop tekrar halı üzerine alıyoruz kuzuyu.E bu çocuk nasıl emekleyece ama dimi?Neyse sanırım direkt yürüyecek.Ama şimdilik onuda pek yapacak gibi durmuyor aslında.Her çocuk emeklemek zorunda mı? Değiiiiill.Her çocuk aynı zamanlarda yürümek zorunda mı?Değiiillll.Her çocuk aynı hareketlilikte olmak zorunda mı?Değilll.Her çocuk  gel geli;tel sararı, bay bayı, merabayı, aynı zamanlarda yapmak zorundamı? Değiiiiiill.Şuu etraftaki sinir bozucu sorular olmasa daha güzel olacak hayat ey dostlar.Diğğmii ama...

25 Mayıs 2011 Çarşamba

KUZUNUN İLK HASTALIĞI

Haftasonu uzun zamandır görmediğimiz halamızı görmeye Antep'e gittik babaannemizi ve dedemizle birlikte.Güzel bir haftasonu geçirdik.Öykü'de gayet mutluydu.Pazar günü öğleden sonra Öykü uyandıktan sonra çıktık yola.Arabanın klimasını belli bir sıcaklığa ayarlamamıza rağmen arabada emerken ara ara terledi minişim.Ya bundan dolayı ya da hava değişiminden olsa gerek hastalandı .Dün sabah uyandığında ateşi vardı kuzumun.Üst dişleri kabarık olmasından dolayı kesin diştendir diye düşündüm.Ama yinede doktorundan randevumu alıp kaptığım gibi gittik doktora.Meğerse boğaz enfeksiyonuymuş.Çok üzüldüm.İlk defa hasta oluyor yavrum.İlk defa antibiyotikle tanıştı kuzum.Ateşi biraz daha düşük bugün.37.5 civarında.Ama mutsuz, halsiz, gözünün ışıığı yok canımın içinin.Onu öyle görmek beni çok üzüyor.Allah beterini vermesin tabii ama hastalık işte.Şimdi uyuyor 2 saattir.Umarım çabuk atlatırız.
Birde bu aralar uyurken üzerinde hiçbirşey durdurmuyor üzerini açıyor sürekli.Uyku tulumu alsam o zamanda çok mu sıcak olur acaba bilemedim.Adana çok sıcak; en beter hallerine girmiş bulunuyoruz sanırım.Bu havada kuzuyu korumak çok zor.Doktorumuzda bu havaların kıştan daha kötü olduğunu, sürekli yüksek ateş kusma şikayetlerinin geldiğini söyledi.Havaların ısınmasıyla virüsler daha hızlı yayılılıyormuş .Aman dikkat anneler.

16 Mayıs 2011 Pazartesi

8.5 AYLIK KOCA BİR KUZU NELER YAPAR?

Yukarıda bahsettiğim o koca 8.5 aylık kuzu tabiiki de Öykü Hanım.Şu sıralar şirinliğinin sevimliliğinin zirvesinde bu kuzu.Herşeye tık tık yapmaya devam ediyor o minnak yumruklarıyla.Ne bulursa elleri yumruk şekline getirip işaret parmağının ordan tık tık yapıyoruz ve çok keyif alıyoruz bundan.Hatta annesinin alkış öğretme girişimlerinde bile alkışı yumruklarıyla yaparak şaşırtmaya devam ediyor bu kuzu.Hala emeklemiyor,ve sanırım bunu hiç yapmayacak.Anneannesinin aldığı yürütecide müzik aleti olarak kullanıyoruz şimdilik biz.Düğmelerine basıp sadece müzik dinliyor daha bir kere bile adım atmadı,; bakalım ne zaman öğrenecek.Müzik düğmesine basıp sonra annesinin yüzüne bakıyor ki, alkış yapsın dans etsin diye. :) Yere koyduğumuzda ordan oraya yuvarlanıp duruyo arda bir popoyu havaya kaldırabiliyor isterse.Annesi; babasıııııı diye bağırınca hemen kapıya bakıyo ve babayı aramaya başlıyor.Artık arabasında gezmekten çabuk sıkılıyor kucağa gelip etrafı seyretmek en büyük keyfi.Arabasında uykuya hemen dalan kuzu şimdi uyumaz oldu.O yüzden annesiyle artık dışarı çok çıkamıyor.Haaa birde akşam babası geldiğinde kapı zilini duyduğu anda acayip şaşırıp kapı açılıp asansörden babası çıkınca çook mutlu olup çırpınıyor.kendi başına desteksiz oturabiliyor.Çorabplarını çekerek çıkarmaya başladı bu ara.Birde herşeyin etiketi en favori oyuncağımız.Şimdilik bizden bu kadar.Kendimize yeni şeyler kattıkça yazmaya devam edeceğiz sevgili anneler.

20 Nisan 2011 Çarşamba

SIMPLY COLORS ALIŞVERİŞİM


Kuzuma ne zamandır almayı planladığım tişörtlerden aldım sonunda.Biraz büyük oldu ama neyse yaza kadar biraz daha büyür kuzu idare ederiz diye düşündüm.Bakın bakalım.




14 Nisan 2011 Perşembe

BUGÜN

Bugün kuzuyla gezmeye çıktık.Dün kızıma aldığım pantolonun bir beden küçüğünü değiştirmek ve biraz dolaşıp hava almaktı maksatımız.Kahvaltı sonrası biraz uyudu minişim.Kalkıncada yarım muzunu yedi üzerine memişini emdi sonra doğru dışarı.İlk gittiğimiz mağazanın o şubesinde yokmuş istediğim beden başka bir şubeye yönlendirdiler.Gitsekmi gitmesekmi, uzakmı ,dönüşte Öykü sıkılırmı derken; vardık mağazaya.Bebek çoçuk katını neden giriş kata yapmazlarki anlamış değilim.Koca bebek arabasıyla çantayla nasıl inilip çıkılacaksa oralara.Herkes yanında birileriylemi gidiyor mağazalara? Diğmiii amaa?Herneyse satış görevlisinden kibarca rica ettim.
Ben: Asansör var mı mağazada?
Satış görevlisi: Nemruut bir suratla Yook.
Ben: Peki şu pantolonun 6-9 aylık olanını bana getirebilir misiniz acaba ben çıkamıyorumda arabayla.
SG: Biz yukarı çıkamayız, yasak.(Bu arada bir taraftanda yanımdan uzaklaşmak için yürüyor)."Arabayı şuraya bırakın sizde".
Ben:Sinirler hadsafhaya yükselmiş bir şekilde."Arabayı bıraksam koca bir çanta var onu nasıl bırakayım. alsam çocukla nasıl çıkayım yukarı"
Tabii kime ne benim bu durumumdan.Kendisi o anda gitti yanımdan.
Ben:Sağol beee..

Bende bunun üzerine gidip başka bir görevliye rica ettim aynı şekilde.
SG:Tabii .Ancak beden yoksa aynı pantolonu size geri getirmek durumundayım başka ürünlere bakmanız için sizin bakmanız gerekir.
Ben:Aa tabii yoksa siz geri getirin ben başka şubeden değişim yaparım.
Sonuç: Pantolonu değiştirdim sevgili görevli sayesinde.Ve gidip diğerine "isteyince yapılabiliyormuş demekki teşekkür edrim sizin ilgi alakanıza(!) hanfendi".dedim ve çıktım.

Satış görevlisi var satış görevlisi var.Belki ileride  kendiside anne olup aynı şey başına gelecek.Bazı insanlar empati kurmaktan aciz.Kınıyorum kendisini burdan.Çalışmasın bu tip insanlar böyle işlerde nokta.

Dönüşte koktuğum başıma geldi ve Öykü arabada sıkıldı ve ağladı.Bende kucağıma almak zorunda kaldım.Öykü'yü Arabanın kol kısmına oturtup bir taraftan denge kurup arabayı sürüp bir taraftan kuzuyu taşımak hiç kolay olmadı.Boş bir araba ...Hem Öykü'yü hem arabayı sürebilen herkül bir anne.Arabanın tepesinden millete gülücük saçan Öykü.Komikti sokaklardaki halimiz anlayacağınız.

13 Nisan 2011 Çarşamba

ÖYKÜ KUZU

Şu sıralar Öykü’yle ilgili pek birşey yazmadığımı fark ederek silkelenmenin zamanı geldiğini düşündüm.
Artık kuzu tam olarak dönebiliyor.Sırt üstünden yüz üstüne dönerken azıcık yardım gerekiyor gerçi.Altta kalan elini kurtarmayı beceremiyor henüz.Emeklemeye hiç niyetimiz yok gibi.Çünkü yüzüstü koyduğum anda kafasını yavaşşşça yana koyup gövdesini hoopp attırıveriyor, zora gelmiyor hanım hiç:) En son doktor kontrolümüzde yine az kilo aldığını görünce gaza gelip çöktüm kuzunun üstüne.Haliyle o da vargücüyle reddetti yemekleri, E hal böyle olunca anne strese girdi.Eyvah yemiyo, nolcak böyle, eriyip gidecek kız halleri yanii.Yapmadığımız şebeklik kalmadı babasıyla.Ama baktım çok yıpratıyorum kendimi ve kuzuyu.Silkelenip kendime geldim.Önce sakin olmak ve kendimi rahatlatmakla başladım işe.Daha önce çok okudum beslenme ve ek gıdayla ilgili yazılar.Biliyordum üzerine gitmemem zorlamamam gerektiğini ama annelik işte kilo almadığını duyunca ipler koptu bende.Ama neyseki kendime gelmem çok uzun sürmedi.Herneyse artık rahatım sakin ve acayip bir sabırla yediriyorum yemekleri.Keyfi yerindeyse biraz daha başarılı oluyoruz bu konuda.Gün geçtikçe daha iyi olacağına inanıyorum.Birde mama sandalyesi aldık kuzuya sofra adabını şimdiden işlemek için ve halı , koltuk vb kirletmemek adına:)
Bu arada artık ikinci dişimizde çıktı.Bu kilo almayışının sebebinin dişlerden olabileceğini söyledi doktorumuz.Ama Öykü dişleriyle çok şirin oldu.Biri daha belirgin gözüküyor artık.Birde arada şu memeyi ısırma durumları olmasa.Çok fecii :)
Birde saçlarımız uzadı geçmiş aylara nispeten.Artık toka takabiliyoruz minnak saçımıza.Birazda cadılaştık sanki.İstemediği birşey olunca çığlık atıyor ve sinirini acayipp belli ediyor.İşte Öykü’den kareler


bknz:minik dişimiz
( 1NİSAN)

DEĞİŞİM ZAMANI

Birkaç zamandır aklımda olan saçlarımı kestirme fikrini dün uygulamak üzere kuzuyla Ziyapaşa yollarına düştük.Sabah kahvaltıdan sonra biraz bekledim acaba Öykü uyurmu diye ama küçük bir şekerleme ardından uyumayacağını bildiğim için saat 11 sularında çıktık evden trafik fazla artmadan gidip gelelim diye.Aslında orada pusetinde ne kadar duracağı konusunda endişelerim vardı ama onu düşün bunu düşün nereye kadar.O zaman benim işler kalıyor; olmuyorr..İlk kez gidecektim bu kuaföre.Gözümü kararttım bir kere.Çok sıkılmıştım kendimden. Henüz Adana da kendime bir kuaför edinmemişken www.akademimakas.com burayı buldum. Velhasıll saçlarımı kestirdim ve beğendim,memnun kaldım çalışanlardan, ortamdan. Bu arada Öykü Hanım biraz kendi kendine oynadıktan sonra sıkıldı pusetinde durmaktan ve bir o çalışan gelip oynatıyo bir diğeri derken alındı kucağa hanfendi ve erdi muradına.Tabii bende:)) Sırada boya var.Öykü kuzu emdiği için ertelemiştim bu fikri aslında ama baktım olmayacak.Aralardan sırıtan beyazları gördükçe hoşlanmıyorum kendilerinden, onlarla barışık yaşayamayacağımı anladım dün.En kısa zamanda bu fikride faaliyete geçireceğim.
Bu arada Kuzunun ikinci dişide pırtlamışş :) )  Gece uykusundaki bozukluğun nedeni budur diye tahmin ediyor en en en kısa zamanda düzelmesini temenni ediyorum ennnn içten dileklerimle:))  19 MART