Daha öncede yazmıştım burda Öykü'ye bakıcı aradığımızı.En son şirkete başvurmuştum.Ordanda istediğimiz birisini bulamamıştık.Tanıdık vasıtasıyla birisiyle daha görüşeceğimizi yazmıştım geçen yazımda.Görüştük,anlaştık,oldu.Pazartesi işe başladı teyzemiz.1 ay boyunca bende evdeyim.Bu arada alıştırmaya çalışıcaz Öykü Hanımı.Ben varken herşey yolunda ama hala yemeğini ben yediriyorum, bezini ben değiştiriyorum.Reddediyor Öykü.Sinirleniyor,ağlıyor.Ama onun dışında iyiler.Kolay değil tabii.16 ay boyunca bu işleri yapan kişinin bir anda değişmesi.Ben tuvalet için ayrılsam bile yanından bir anda kalkıp "anne anne" diye aranıp ağlıyor.Çok gerildim.Nasıl alışacak bu kız bu duruma.Bugün ilk kez 1 saat dışarı çıktım.Korktuğumuz gibi olmadı şimdilik.Bu süre uzayınca naparız bilmem.Şu yedirme işinide hallettikmi tamamdır.Bizde durum budur..Dua edin bize.Çabucak alışsın kuzum duruma.
10 Ocak 2012 Salı
3 Ocak 2012 Salı
HOŞ GİREMEDİK YENİ YILA
Biz döndük evimize.2 haftalık Ankara yolculuğumuz fena değildi.Çok bişey yapmadık aslında.İlk hafta bolca evde misafir ağırladık, İkinci hafta ise havanın çok soğuk olmasından ötürü eve kapandık resmen.Güya biraz rahatlayıp, dinlenirim ümidiyle gittiğim her Ankara sonrası hayalkırıklığıyla geri dönüyorum Adana'ya.Sebebi ne mi? Öykü'nün bana yapışık bir hal alması.Kimseye gitmez oldu.Es kaza gözden biraz kaybolsam tutyor anneannesinin dedesinin elinden oda oda geziyor anne anne diyerek.Benden başka kimseye gitmiyor.Uyku sorunumuz,yemek yeme sorunumuz hiç bitmiyor.Orda gece yatış saatini baya bi ileri çekti. Bazen 23.30-00.30 ları bile bulduğu oldu.O derece yani.Saatlerce sallayıp hala uyumadığını görünce,yada yatağına yatırdığımda gözlerini açınca çıldıracak gibi oluyordum.Hatta benim sinirlerimi bozup ağlatmayı bile becerdi bu bacaksız.Yemek yememizde aynı şekilde.Günü bir kaç lokmayla geçirdiği oldu.Bilmiyorum ama çocuk bakımının en zor yanı bence uyku ve yemek yedirmekmiş.
Bakıcı arayışımız devam ediyor.Bir kişiyle daha görüştüm sigara içmesinden dolayı olmadı.Adana'ya döndüğümüzde danışmanlık şirketine başvurdum.İki eleman getirdiler.Birini hemen eledim.28 yaşında çocuğu olmayan 2 yıllık evli bir bayandı.Diğer eleman beklemede.Çünkü bir tanıdık vasıtasıyla bugün birisiyle daha görüşücem.Kafama yatarsa pazartesi başlatıcam.Kuzucum ancak alışır gibi geliyor,Yaniii umarım alışır.Bana olan bu yapışıklığı beni fazlasıyla korkutuyor.Aslında daha küçükken başlamak daha iyiymiş bence bu kadar farkında olmazdı sanki.Dua edin şansımız yaver gitsin, kızım sevsin bakıcısını,hemencik alışıversin,bakıcısı kuzumu sevsin iyi baksın..Bende çabuk alışayım iş hayatına ,yeni bir ortama,yeni arkadaşlara, kuzumu bırakıp gitmelere:((...Çabucak atlatalım bu durumu çok çabuk inşallah.
Bu arada yeni yıla Mersin'de babaannesinde girdik.Girdik ama nasıl girdik.Cuma gecesi Öykü'nün ateşi çıktı.Cumartesi acile götürdük.Boğazı kızarmış.İlaçlarımızı aldık hemen başladık.3 gün kadar sürdü hastalığımız.Atlattık şükür.Keyifsiz girdik yeni yıla anlayacağınızz..
Bakıcı arayışımız devam ediyor.Bir kişiyle daha görüştüm sigara içmesinden dolayı olmadı.Adana'ya döndüğümüzde danışmanlık şirketine başvurdum.İki eleman getirdiler.Birini hemen eledim.28 yaşında çocuğu olmayan 2 yıllık evli bir bayandı.Diğer eleman beklemede.Çünkü bir tanıdık vasıtasıyla bugün birisiyle daha görüşücem.Kafama yatarsa pazartesi başlatıcam.Kuzucum ancak alışır gibi geliyor,Yaniii umarım alışır.Bana olan bu yapışıklığı beni fazlasıyla korkutuyor.Aslında daha küçükken başlamak daha iyiymiş bence bu kadar farkında olmazdı sanki.Dua edin şansımız yaver gitsin, kızım sevsin bakıcısını,hemencik alışıversin,bakıcısı kuzumu sevsin iyi baksın..Bende çabuk alışayım iş hayatına ,yeni bir ortama,yeni arkadaşlara, kuzumu bırakıp gitmelere:((...Çabucak atlatalım bu durumu çok çabuk inşallah.
Bu arada yeni yıla Mersin'de babaannesinde girdik.Girdik ama nasıl girdik.Cuma gecesi Öykü'nün ateşi çıktı.Cumartesi acile götürdük.Boğazı kızarmış.İlaçlarımızı aldık hemen başladık.3 gün kadar sürdü hastalığımız.Atlattık şükür.Keyifsiz girdik yeni yıla anlayacağınızz..
16 Aralık 2011 Cuma
GİDİYORUZ
Öykü kuzusuyla 2 haftalığına anneannemize ve dedemize Ankara'ya gidiyoruz.Hoşçakalınnn.İki hafta,kadar blogumuz bizsiz kalacak.
12 Aralık 2011 Pazartesi
BİRAZ FOTOO
Canım arkadaşım Ahenk bunlar senin için:)))) (Ahenk bu arada benim üniversiten can arkadaşlarımdan; şimdi uzağız birbirimizden, Öykü'nün daha çok fotoğrafını koy demişti geçenlerde) Al bakalım arkadaşım ve uzaktaki diğer eş dost akrabalarım...
7 Aralık 2011 Çarşamba
DAKİKA 1 ,GOL 1 ( BAKICI SORUNSALI)
Geçen hafta annem gelmişti.Güya Öykü'yü sütten kesicektik işe başlamadan önce.Daha önceden ilk defa kuzenimden duyduğum sarı sabır taşıyla yapacaktık bu işi.İlk gün sabahtan sürdüm memeye.Acı ağızda kalan bi tadı ve hafif kötü bi kokusu var.İlk talebinde Öykü memeyi ağzına aldı suratını buruşturup çekti.Sonra ikincide üçüncüde aynı şeyi yaptı.Dördüncüde memeyi istedi ama ağzını deydirmedi bile bu sefer.Beşincide yine aynı şekilde.Sevindim..Kolay olacak bu iş sandığımdan dedim.Ama velhasıl o iş öyle olmadı.Gece uykusunun iyice bastırmasını bekledim.Uykuya memesiz geçebilsin diye.Ama ne mümkün ne yaptıysak uyutamadık.Ağlama krizlerine girdi.Sallanmak istemedi.Başını yastığa koymak dahi istemedi.Saat 1.30 sularında zar zor uyuyabildi.Ben pes ettim.Vermek istedim memeyi ama bu sefer de o almadı.Gurur yaptı kuzum.Birde bir iki yıkamayla geçmedi tadı belki onunda etkisi vardı almamasının.Uyudu ohhh derken, bir saat geçmeden meme diye ağlayarak birden uyandı uykusundan .Rüyalarına girdi bıdığımın.Verdim yine almadı.Zar zor uyuttum.Bir saat geçmeden yine aynı şekilde uyandı.Yine verdim bu sefer aldı.Benim adeta taşa dönmüş ağrıyan memenin birini birazcık emip tatlı tatlı uyudu.Sabah uyandı.Gündüz bir iki yokladı eliyle ama istemedi.Gündüz hiç vermedim bende.Ama 4 tane azı dişlerinin halini görünce kıyamadım.Geceleri vermeye devam edicem dedim.Şu an gündüz bıraktık ama gece uyurken ve 1-2 kez uyanıp az da olsa emmeye devam ediyoruz.Azılarını bekliyoruz geceyide kesmek için.
Gelelim bakıcı olayına.Komşularımdan birinin arkadaşını karşı komşusu bu bayan.Annem geldiğinde görüşmeye gittik evine.Evi barkı gayet titiz düzenli bir bayandı.Daha önceden 6 yıl bir öğretmen çocuğuna bakmış.O öğretmen bayanlada görüştüm.Herşey iyiydi güzeldi.Anlaştık.Yılbaşından hemen sonra başlamasını istedim.O ise hemen başlamak niyetindeydi ama ısrarcıda olmadı.Dün kendisinden bir telefon aldım.Başka bir iş bulduğunu,orada hemen işe başlayacağını söyledi.Haydaaaaa...Ben o sırada kapattım telefonu.Sinir küpüne dönmüş bir şekilde aradım tekrar.Derdinin hemen başlamak olduğunu söyleseydin bende başlatırdım seni dedim.Nerde kaldı birbirimize verdiğimiz sözler,nerde kaldı prensiplerin dedim.Saydım saydım.Attığın kazık için çok teşekkür ettim kendisine.Burada dile geitremeyeceğim birçok şeyide içimden geçirdim.Allahından bulsun başka da bişey demiyorum.
Zaten aklımda bir sürü soru işareti varken bu konuyla ilgili; ilk bakıcı deneyimiz başlamadan bitti.Şimdi kimseciklere güvenim kalmadı.Birisini daha nerden nasıl bulucam bilmiyorum.Bulamazsam evde oturmaya devam hazirana kadar.Ama sonu yok bu işin yazın yine aynı şeylerle karşı karşıya kalıcam.Bilemiyorum kafam çok karışık.Çok sinirli ve öfkeliyim.
Bu arada Öykü yürüdüğü için ve bu yürüme evresinin ilk bir iki ayı düşme açısından tehlikeli olduğundan hiç oturamıyorum.Öykü'de bu ara bana yapıştı desem yeridir.Babasına dahi gitmiyor.Akşamları bile nefes aldırmıyor.Anneannesine hiç gitmedi desem yeridir.Babaannesine keza yine öyle.Ayvayı yemiş bulunuyorum.Bunalıyorum ara sıra.Sonra bunaldığım için bunlardan ötürü kendimi suçluyorum.Bir garip hal içerisindeyim.
28 Kasım 2011 Pazartesi
ÖYKÜ YÜRÜYOR (MU) ?
Ayın 26 sında Öykü tam 15 aylık oldu.Odada oyuncaklarıyla oynarken 1-2 dakikalığına mutfağa gitmiştim.Sonra döndüğümde odanın kapısında kendisiyle karşılaşınca adeta bir şok yaşadım.Muhtemelen koltuktan tutunup kalmış ve ordan elini bırakıp kapıya kadar gelmiş ve ordan tutunmuştu.O andaki duygularımı anlatamam.Gözümden iki damla yaş süzülmesine engel olamadım.Çok mutlu oldum.Sonra gün içinde iki koltuk arasında yürüyüp durdu.Yanından ayrılmıyorum düşecek diye,henüz biraz dengesiz yürüyo gibi.Bu sefer düşüp canı yanar ,korkar ve geciktirir diye..Çünkü kardeşimde öyle olmuştu.2 ay yürümemişti yürüyen çocuk.Şimdi tam olarak yürüyor diyebilir miyim bilmiyorum.İşte böyle bir haldeyiz biz bu sıralar...
Geçenlerde yine beni ağlatan öyle birşey yaptı kii...2-3 günde babasını görememişti ;babası geldiğinde uyuduğu için.Babası işe giderken kucağına gitmek istedi.Neyse benide çağırdı.Bir elini babasının boynuna,bir elini benim boynuma atıp;önce bana ,sonra babasına bir öpücük kondurdu.Sonra bi daha ,bi daha..Harikaydı o tablo.Muhteşemdi.
Geçenlerde yine beni ağlatan öyle birşey yaptı kii...2-3 günde babasını görememişti ;babası geldiğinde uyuduğu için.Babası işe giderken kucağına gitmek istedi.Neyse benide çağırdı.Bir elini babasının boynuna,bir elini benim boynuma atıp;önce bana ,sonra babasına bir öpücük kondurdu.Sonra bi daha ,bi daha..Harikaydı o tablo.Muhteşemdi.
19 Kasım 2011 Cumartesi
GECİKMELİ 14.AY KONTROLÜMÜZ
Dün Öykü'nün doktor kontrolü vardı.Biraz gecikmeli oldu bu ayki kontrolümüz.Geçen aya göre 400gr alıp, 1,5 cm uzamışız.Şu kilo konusuna takığım.Sağlık ocağına ve bizim ölçümümze göre eksik çıkıyor kilosu.Bize göre 11 kg,ama doktorumuza göre 10,300.Önemli değil tabii kaç olduğu,önemli olan kilo alıp almaması.Hadi kilo neyse olabilir çünkü doktorumuz çıplak ölçüyo,bezi bile olmuyo.Ama boy taa 12.ayında sağlık ocağında 76 cm di.Şimdi nasıl oluyoda bu kız 75,5 geliyor.Anlamadım valla.Anlayan varsa bi zahet anlatsın..Her neyse boy kilo hiç önemli değil; önemli olan sağlığı kuzunun.O da iyi çok şükür.O zaman ne mutlu bize diiimii ama?
Öykü daha önceleri bahsetmişimdir halaa eveet hala yürümüyor.Tay tay duruyoruz hatta bunun süresini uzattık epeyce; ve hatta 2-3 adım atabiliyoruz ama sonrasında kendimizi öne doğru hoppp atıveriyoruz.Ayakkabı sorunsalı vardı doktorumuza sormak istediğim.13 ayına kafdar nerdeyse ayakkabı almamıştım Öykü'ye.Ama kış gelmesinden dolayı evimizi klimayla ısıttığımızdan ve zeminlerimizin buz gibi olduğundan ve artık Öykü'nün yürüme eğiliminden dolayı bir çift patik tarzı Nıke almıştım.Aama sonra fark ettimki onunla adımları çok sağlıklı olmuyor, sonra dışarıdada elinden tutup yürüttüğümüz için birde dışarısı için bişeyler alalım dedik Polaristen ilk adım ayakkabısı aldık.Aslında rahat görünüyor ve adımlarını daha iyi basıyor görünüyordu.Ama o da biraz açık bir ayakkabıydı.Dışarıda ayacıkları üşüyebilirdi.Tam yürümediği için ortopedik bir ayakkabıyı henüz almak istememiştim malumunuz pek bi pahalılar.Bu kontrolümüzde doktorumuza sordum.Ayağında o polaristen aldıklarım vardı.Daha bilekli ve tabanı biraz daha sert bir ayakkabı almamaı önerdi ancak gün içinde 3-4 saatten fazla tutma dedi.Yürüme çalışmalarını onunla yaptır dedi.Bende önce Paqpa ya baktım,ancak çok fazla model yoktu açıkçası baktığım mağazada.Birde Kifidise bakayım dedim ve 20 numara ilk adım ayakkabılarımızı aldık ve çıktık.Bu ayakkabılar daha sert olduğu için sanki henüz alışamadı ama ayakta tay tay çok daha rahat duruyor.Atalım artk şu adımlarımızı değilmi kızım.Haa bu arada yürümeyi bu ayakkabılarla öğrenip oturttuktan sonra istediğin ayakkabıyı alabilirsin dedi bunuda ekleyim.Yoksa her ayakkabısına bir kaç ayda bir o paraları vermek bayaa bi külfetli olur gibii :))
Artık her söyleneni çok iyi anlıyor bebişim.Çok mutluluk verici bir şey böyle geliştiğini görmek.Birde göz kırpmamız var ki akıllara zarar bayılıyorum.Tabii bir de bizi öpmesi.Hadi kızım babayı öp dediğimde yanağına dudağını deydiriveriyor minnoşum.Bu arada ay sonunda memeden kesme çalışmalarımız başlayacak.Bunun için anneannemizi çağırdık.Gelişmeleri günü gününe yazarım artık.Umarım kolay atlatabiliriz.Bu aralar yapıştı resmen.Birde yakamı falan çekiştirip elini sokuşturuyor.Kıyamıyorum ama bakalım neler bekliyor bizi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)