Yaklaşık 1,5 yıl ara verdiğim iş hayatına geri dönüş yapmak bulunmaktayım.İkinci dönem görevlendirildiğim okulda işe başladım.Aslında tam anlamıyla başlayamadım.Nasıl mı? Ben bu şehire geldiğimde herhangi bir okula atamam olmamıştı.İl emrine verilmiştim.Halada depoda beklemekteyim.Yaza kadar merkezde evime 4km kalabalık personeli olan bir okula görevlendirildim.Okula başladığımda herhangi bir ihtiyaçlarının olmadığını öğrendim.Yani bir sınıfım olmayacak sadece gelmeyen öğretmen olursa onların sınıfına girecek ve haftada iki günde nöbet tutacaktım.Başladım bu şekilde.Gidip geliyorum. Şu ana kadar 3 gün derse girdim.Artı ve eksileri var tabiiki.Çok fazla sorumluluğum yok.Ama boş oturmak çok sıkıyor.Bu boş vakitlerde evde yapamadığım kitap ve dergi okumaya,internette dolaşmaya vakit ayırabiliyorum.Bu da artılarından.Okulda geçici olduğunuzu bilmek orayı benimseyememenize sebep oluyor ,buda eksisi.Öğlenciyim bu arada.Sabah uyandığında Öykü'nün beni görmesi en azından kahvaltı ve meyve öğünümüzü beraber geçirmemiz açısından öğlenci olmayı ben istedim.Çünkü Öykü hala bakıcısından yemek yemeyi reddediyor.Bu durum çok can sıkıcı olmaya başladı.Ne zamana kadar böyle devam edecek bilmiyorum.Öğlen 12 ye doğru çıkıyorum.Eğer nöbet ve boş ders yoksa 3 gibi çıkıp geliyorum.Nöbet olduğundada 17.10da çıkıyorum.Zaten Öykü'de bu sürenin 2 saatini uykuda geçiriyor.Çoğu çalışan anneye göre şanslıyım kabul ediyorum.
19 Şubat 2012 Pazar
11 Şubat 2012 Cumartesi
GAMZE'YE YARDIM EDERKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
-İlik nakli acil önem taşıyor. stanbul Ankara İzmir ve Kayseri’deki ilik nakli merkezlerine giderek kan vermeniz çok önemli. Kan vererek ilik donörü olacak ve Gamze gibi pek çok hastaya umut olacaksınız
-Maddi yardım sözkonusu değildir. SGK desteği var. Artı olarak Gamze hanımın çalıştığı kurum, eşi Emrah beyin bağlı olduğu kurum ve aileler tedavi masraflarını üstlenmişler.İleride olağanüstü bir durum olursa maddi yardımı gündeme getiremenin daha doğru olduğunu düşünüyoruz.. ANCAK KESİNLİKLE MADDİ YARDIM İHTİYACI SÖZKONUSU DEĞİLDİR.
-Aileye ait telefonların meşgul edilmemesi ayrıca önemle rica olunur.
-İlik donörü olmak isteyenler için iletişim bilgileri
Ankara’dan ilik donörü olmak isteyenler: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, İbni Sina Hastanesi, Akrabalık Dışı Kemik İliği ve Kordon Kanı Bankası Tel:(312) 508 24 44.
İstanbul’dan ilik donörü isteyenler: Çapa Tıp Fakültesi İlik ve Doku Nakli Merkezi
İzmir’den ilik donörü olmak isteyenler: Ege Üniversitesi Kan Merkezi irtibat no: 390 40 29 Randevu alarak gidiliyor.

Kimler donör olabilir:
18-50 yaşında sağlığı müsait olan herkes kemik iliği bankasına gidip başvuru formu doldurabilir. Bir tüp kan verenler bulaşıcı hastalık testinden geçiriliyor. Hastalık taşımıyorsa bankaya kaydediliyor.
Gönüllü vericinin kayıtları bilgisayara işleniyor, hastalarla uyum sağlarsa daha ileri tetkik yapılmak için çağrılıyor. Uygunsa genel anestezi altında kemik iliği alınıyor. Vericinin leğen kemiğinden özel iğneler aracılığı ile alınan kemik iliği bir torbaya aktarılıyor. Operasyon ve dikiş gerektirmiyor ve hiç acımıyor. Kemik iliği vericisi ertesi gün işine dönüyor.
Kimler kök hücre bağışlayamaz:
Kimlerin kök hücre vericisi olması uygun değildir?
18 yaşından genç veya 55 yaşından yaşlı olanlar, ağırlıkları 50 kg den daha düşük veya beden ölçüsü endeksi 40’ın üzerinde olan aşırı kilolu kişiler
Belirli hastalığı bulunan ve kan bankasında kan bağışı reddedilmiş kişiler
Kalp ve kan dolaşım sistemi rahatsızlıkları
Örneğin koroner kalp hastalığı, kalp krizi, kalp yetmezliği, tedavi gerektiren kalp ritmi bozuklukları, düzensiz yüksek tansiyon gibi
Solunum yolları rahatsızlıkları
Örneğin ağır kronik astım (düzenli ilaç tedavisi gerektiren), kronik bronşit, akciğer veremi, akciğer embolisi gibi
Kan, kan pıhtılaşma sistemi veya kan damarları rahatsızlıkları
Örneğin oto-immün anemi, A tipi hemofili, derin venlerde tromboz gibi
Ruhsal rahatsızlıklar, santral sinir sistemi rahatsızlıkları
Örneğin tedavi gerektiren depresyonlar, psikoz, şizofreni, epilepsi, multipl skleroz gibi
Oto-immün sistem rahatsızları
Örneğin romatoid artrit (romatizma), kolajenozlar, Crohn hastalığı, ülseröz kolit, troid gibi
Salgı bezleri rahatsızlığı
Örneğin Diabetes mellitus gibi
Kötü huylu sayılan (kanser hastalığı) rahatsızlıklar
Enfeksiyona neden olan rahatsızlıklar
Örneğin Hepatit B veya C (iyileşmiş dahi olsa), kronik borelyoz, HIV-enfeksiyonu
ve diğerleri.
Kendisine yabancı organ veya doku nakli yapılmış olan kişiler
Örneğin; böbrek, kalp, cilt, kornea tabakası, beyin zarı, baldır siniri gibi
Bağımlılığı bulunan kişiler
Örneğin; alkol, uyuşturucu madde ve ilaç bağımlılığı gibi "
Ayli Anne'nin blogundan alınmıştır.
10 Ocak 2012 Salı
BAKICI TEYZEMİZİ BULDUK
Daha öncede yazmıştım burda Öykü'ye bakıcı aradığımızı.En son şirkete başvurmuştum.Ordanda istediğimiz birisini bulamamıştık.Tanıdık vasıtasıyla birisiyle daha görüşeceğimizi yazmıştım geçen yazımda.Görüştük,anlaştık,oldu.Pazartesi işe başladı teyzemiz.1 ay boyunca bende evdeyim.Bu arada alıştırmaya çalışıcaz Öykü Hanımı.Ben varken herşey yolunda ama hala yemeğini ben yediriyorum, bezini ben değiştiriyorum.Reddediyor Öykü.Sinirleniyor,ağlıyor.Ama onun dışında iyiler.Kolay değil tabii.16 ay boyunca bu işleri yapan kişinin bir anda değişmesi.Ben tuvalet için ayrılsam bile yanından bir anda kalkıp "anne anne" diye aranıp ağlıyor.Çok gerildim.Nasıl alışacak bu kız bu duruma.Bugün ilk kez 1 saat dışarı çıktım.Korktuğumuz gibi olmadı şimdilik.Bu süre uzayınca naparız bilmem.Şu yedirme işinide hallettikmi tamamdır.Bizde durum budur..Dua edin bize.Çabucak alışsın kuzum duruma.
3 Ocak 2012 Salı
HOŞ GİREMEDİK YENİ YILA
Biz döndük evimize.2 haftalık Ankara yolculuğumuz fena değildi.Çok bişey yapmadık aslında.İlk hafta bolca evde misafir ağırladık, İkinci hafta ise havanın çok soğuk olmasından ötürü eve kapandık resmen.Güya biraz rahatlayıp, dinlenirim ümidiyle gittiğim her Ankara sonrası hayalkırıklığıyla geri dönüyorum Adana'ya.Sebebi ne mi? Öykü'nün bana yapışık bir hal alması.Kimseye gitmez oldu.Es kaza gözden biraz kaybolsam tutyor anneannesinin dedesinin elinden oda oda geziyor anne anne diyerek.Benden başka kimseye gitmiyor.Uyku sorunumuz,yemek yeme sorunumuz hiç bitmiyor.Orda gece yatış saatini baya bi ileri çekti. Bazen 23.30-00.30 ları bile bulduğu oldu.O derece yani.Saatlerce sallayıp hala uyumadığını görünce,yada yatağına yatırdığımda gözlerini açınca çıldıracak gibi oluyordum.Hatta benim sinirlerimi bozup ağlatmayı bile becerdi bu bacaksız.Yemek yememizde aynı şekilde.Günü bir kaç lokmayla geçirdiği oldu.Bilmiyorum ama çocuk bakımının en zor yanı bence uyku ve yemek yedirmekmiş.
Bakıcı arayışımız devam ediyor.Bir kişiyle daha görüştüm sigara içmesinden dolayı olmadı.Adana'ya döndüğümüzde danışmanlık şirketine başvurdum.İki eleman getirdiler.Birini hemen eledim.28 yaşında çocuğu olmayan 2 yıllık evli bir bayandı.Diğer eleman beklemede.Çünkü bir tanıdık vasıtasıyla bugün birisiyle daha görüşücem.Kafama yatarsa pazartesi başlatıcam.Kuzucum ancak alışır gibi geliyor,Yaniii umarım alışır.Bana olan bu yapışıklığı beni fazlasıyla korkutuyor.Aslında daha küçükken başlamak daha iyiymiş bence bu kadar farkında olmazdı sanki.Dua edin şansımız yaver gitsin, kızım sevsin bakıcısını,hemencik alışıversin,bakıcısı kuzumu sevsin iyi baksın..Bende çabuk alışayım iş hayatına ,yeni bir ortama,yeni arkadaşlara, kuzumu bırakıp gitmelere:((...Çabucak atlatalım bu durumu çok çabuk inşallah.
Bu arada yeni yıla Mersin'de babaannesinde girdik.Girdik ama nasıl girdik.Cuma gecesi Öykü'nün ateşi çıktı.Cumartesi acile götürdük.Boğazı kızarmış.İlaçlarımızı aldık hemen başladık.3 gün kadar sürdü hastalığımız.Atlattık şükür.Keyifsiz girdik yeni yıla anlayacağınızz..
Bakıcı arayışımız devam ediyor.Bir kişiyle daha görüştüm sigara içmesinden dolayı olmadı.Adana'ya döndüğümüzde danışmanlık şirketine başvurdum.İki eleman getirdiler.Birini hemen eledim.28 yaşında çocuğu olmayan 2 yıllık evli bir bayandı.Diğer eleman beklemede.Çünkü bir tanıdık vasıtasıyla bugün birisiyle daha görüşücem.Kafama yatarsa pazartesi başlatıcam.Kuzucum ancak alışır gibi geliyor,Yaniii umarım alışır.Bana olan bu yapışıklığı beni fazlasıyla korkutuyor.Aslında daha küçükken başlamak daha iyiymiş bence bu kadar farkında olmazdı sanki.Dua edin şansımız yaver gitsin, kızım sevsin bakıcısını,hemencik alışıversin,bakıcısı kuzumu sevsin iyi baksın..Bende çabuk alışayım iş hayatına ,yeni bir ortama,yeni arkadaşlara, kuzumu bırakıp gitmelere:((...Çabucak atlatalım bu durumu çok çabuk inşallah.
Bu arada yeni yıla Mersin'de babaannesinde girdik.Girdik ama nasıl girdik.Cuma gecesi Öykü'nün ateşi çıktı.Cumartesi acile götürdük.Boğazı kızarmış.İlaçlarımızı aldık hemen başladık.3 gün kadar sürdü hastalığımız.Atlattık şükür.Keyifsiz girdik yeni yıla anlayacağınızz..
16 Aralık 2011 Cuma
GİDİYORUZ
Öykü kuzusuyla 2 haftalığına anneannemize ve dedemize Ankara'ya gidiyoruz.Hoşçakalınnn.İki hafta,kadar blogumuz bizsiz kalacak.
12 Aralık 2011 Pazartesi
BİRAZ FOTOO
Canım arkadaşım Ahenk bunlar senin için:)))) (Ahenk bu arada benim üniversiten can arkadaşlarımdan; şimdi uzağız birbirimizden, Öykü'nün daha çok fotoğrafını koy demişti geçenlerde) Al bakalım arkadaşım ve uzaktaki diğer eş dost akrabalarım...
7 Aralık 2011 Çarşamba
DAKİKA 1 ,GOL 1 ( BAKICI SORUNSALI)
Geçen hafta annem gelmişti.Güya Öykü'yü sütten kesicektik işe başlamadan önce.Daha önceden ilk defa kuzenimden duyduğum sarı sabır taşıyla yapacaktık bu işi.İlk gün sabahtan sürdüm memeye.Acı ağızda kalan bi tadı ve hafif kötü bi kokusu var.İlk talebinde Öykü memeyi ağzına aldı suratını buruşturup çekti.Sonra ikincide üçüncüde aynı şeyi yaptı.Dördüncüde memeyi istedi ama ağzını deydirmedi bile bu sefer.Beşincide yine aynı şekilde.Sevindim..Kolay olacak bu iş sandığımdan dedim.Ama velhasıl o iş öyle olmadı.Gece uykusunun iyice bastırmasını bekledim.Uykuya memesiz geçebilsin diye.Ama ne mümkün ne yaptıysak uyutamadık.Ağlama krizlerine girdi.Sallanmak istemedi.Başını yastığa koymak dahi istemedi.Saat 1.30 sularında zar zor uyuyabildi.Ben pes ettim.Vermek istedim memeyi ama bu sefer de o almadı.Gurur yaptı kuzum.Birde bir iki yıkamayla geçmedi tadı belki onunda etkisi vardı almamasının.Uyudu ohhh derken, bir saat geçmeden meme diye ağlayarak birden uyandı uykusundan .Rüyalarına girdi bıdığımın.Verdim yine almadı.Zar zor uyuttum.Bir saat geçmeden yine aynı şekilde uyandı.Yine verdim bu sefer aldı.Benim adeta taşa dönmüş ağrıyan memenin birini birazcık emip tatlı tatlı uyudu.Sabah uyandı.Gündüz bir iki yokladı eliyle ama istemedi.Gündüz hiç vermedim bende.Ama 4 tane azı dişlerinin halini görünce kıyamadım.Geceleri vermeye devam edicem dedim.Şu an gündüz bıraktık ama gece uyurken ve 1-2 kez uyanıp az da olsa emmeye devam ediyoruz.Azılarını bekliyoruz geceyide kesmek için.
Gelelim bakıcı olayına.Komşularımdan birinin arkadaşını karşı komşusu bu bayan.Annem geldiğinde görüşmeye gittik evine.Evi barkı gayet titiz düzenli bir bayandı.Daha önceden 6 yıl bir öğretmen çocuğuna bakmış.O öğretmen bayanlada görüştüm.Herşey iyiydi güzeldi.Anlaştık.Yılbaşından hemen sonra başlamasını istedim.O ise hemen başlamak niyetindeydi ama ısrarcıda olmadı.Dün kendisinden bir telefon aldım.Başka bir iş bulduğunu,orada hemen işe başlayacağını söyledi.Haydaaaaa...Ben o sırada kapattım telefonu.Sinir küpüne dönmüş bir şekilde aradım tekrar.Derdinin hemen başlamak olduğunu söyleseydin bende başlatırdım seni dedim.Nerde kaldı birbirimize verdiğimiz sözler,nerde kaldı prensiplerin dedim.Saydım saydım.Attığın kazık için çok teşekkür ettim kendisine.Burada dile geitremeyeceğim birçok şeyide içimden geçirdim.Allahından bulsun başka da bişey demiyorum.
Zaten aklımda bir sürü soru işareti varken bu konuyla ilgili; ilk bakıcı deneyimiz başlamadan bitti.Şimdi kimseciklere güvenim kalmadı.Birisini daha nerden nasıl bulucam bilmiyorum.Bulamazsam evde oturmaya devam hazirana kadar.Ama sonu yok bu işin yazın yine aynı şeylerle karşı karşıya kalıcam.Bilemiyorum kafam çok karışık.Çok sinirli ve öfkeliyim.
Bu arada Öykü yürüdüğü için ve bu yürüme evresinin ilk bir iki ayı düşme açısından tehlikeli olduğundan hiç oturamıyorum.Öykü'de bu ara bana yapıştı desem yeridir.Babasına dahi gitmiyor.Akşamları bile nefes aldırmıyor.Anneannesine hiç gitmedi desem yeridir.Babaannesine keza yine öyle.Ayvayı yemiş bulunuyorum.Bunalıyorum ara sıra.Sonra bunaldığım için bunlardan ötürü kendimi suçluyorum.Bir garip hal içerisindeyim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)