20 Haziran 2011 Pazartesi
13 Haziran 2011 Pazartesi
İZNİMİN SON GÜNÜ BUGÜN
Evettt geldik yolun sonuna.Yarın işe başlıyorum.Aslında benim olmayan işime.O nasıl oluyo diyeceksiniz? Şöyle oluyor.Geçen yaz eş durumundan Adana'ya tayin istemiştim öğretmen olarak.Fakat tercihlerime atanamayınca ben il emrine verilmiştim.Araya da doğum ,doğum izni,rapor ve ücretsiz izin girince benim atamam yapılmadı herhangi bir okula boşu boşuna.Bakalım yarın başlıyorum Sonuç ne olacak.İl milli eğitime gidip ne yapacağım.Göreve başlatıp işlemleri bitirip beni eve göndereceklerini umuyorum.Sonuçta okulum yok, orda görevimde yok.Şu ana kadar kuzumla 7/24 beraberken yarın babaannesine bırakıcam.Aslında biraz endişeliyim.Öykü çok alışkın değil anneanne ve babaanneye.Ayrı şehirlerde olunca böyle oluyo durum.Kızımı bırakıp biyerlere gitme şansım olmadı benim.O yüzden yarın ne yaparlar bilmiyorum.Aklım fazlasıyla evde kalacak onu biliyorum sadece.Çok zor yemek yiyor, meme isteyecek,sağıp bıraksam biberondan içmeyecek.Bakalım umarım bir sorun çıkarmaz.Bu arada Torba Yasa kapsamında ücretsiz izin 2 yıla çıkmıştı.Ben yasa öncesinde doğum yaptığımdan yararlanamam diye düşünürken; Milli eğitimi arayıp sordum ve alabileceğimi öğrendim.Şimdi bunu düşünüyorum.Alsam mı almasam mı? Evde de sıkılmadım değil aslında ama kuzumu bakıcıya bırakmak da hiç cazip gelmiyor.Önümde 2 ay var.Düşünüp taşınıp karar vericem Eylül'e kadar.
Benim yerimde olsanız siz ne yapardınız? Fikirlerinize ihtiyacım var.
2 Haziran 2011 Perşembe
EMEKLE(ME)ME,YAPMA,YAPMAMA MEVZULARI
Kimi biliyor kimi bilmiyor takipçilerimin ama biz Adana'da yaşayan bir aileyiz.Ve burdaki evlerin zeminlerinin çoğu karoyla döşenmiş vaziyette.Bu durumda benim kuzumun emeklememesi aslında bir şans unsuru gibi bence.Şayet kafasını ,orasını ,burasını o sert mi sert zemine çarpıp benim yüreğimin hop oturup hop kalkmasına sebep olacaktı.YAni odada yere bırakıyorum Öykü'yü ama dönerek hızla karolara doğru yönelince hoooooop tekrar halı üzerine alıyoruz kuzuyu.E bu çocuk nasıl emekleyece ama dimi?Neyse sanırım direkt yürüyecek.Ama şimdilik onuda pek yapacak gibi durmuyor aslında.Her çocuk emeklemek zorunda mı? Değiiiiill.Her çocuk aynı zamanlarda yürümek zorunda mı?Değiiillll.Her çocuk aynı hareketlilikte olmak zorunda mı?Değilll.Her çocuk gel geli;tel sararı, bay bayı, merabayı, aynı zamanlarda yapmak zorundamı? Değiiiiiill.Şuu etraftaki sinir bozucu sorular olmasa daha güzel olacak hayat ey dostlar.Diğğmii ama...
25 Mayıs 2011 Çarşamba
KUZUNUN İLK HASTALIĞI
Haftasonu uzun zamandır görmediğimiz halamızı görmeye Antep'e gittik babaannemizi ve dedemizle birlikte.Güzel bir haftasonu geçirdik.Öykü'de gayet mutluydu.Pazar günü öğleden sonra Öykü uyandıktan sonra çıktık yola.Arabanın klimasını belli bir sıcaklığa ayarlamamıza rağmen arabada emerken ara ara terledi minişim.Ya bundan dolayı ya da hava değişiminden olsa gerek hastalandı .Dün sabah uyandığında ateşi vardı kuzumun.Üst dişleri kabarık olmasından dolayı kesin diştendir diye düşündüm.Ama yinede doktorundan randevumu alıp kaptığım gibi gittik doktora.Meğerse boğaz enfeksiyonuymuş.Çok üzüldüm.İlk defa hasta oluyor yavrum.İlk defa antibiyotikle tanıştı kuzum.Ateşi biraz daha düşük bugün.37.5 civarında.Ama mutsuz, halsiz, gözünün ışıığı yok canımın içinin.Onu öyle görmek beni çok üzüyor.Allah beterini vermesin tabii ama hastalık işte.Şimdi uyuyor 2 saattir.Umarım çabuk atlatırız.
Birde bu aralar uyurken üzerinde hiçbirşey durdurmuyor üzerini açıyor sürekli.Uyku tulumu alsam o zamanda çok mu sıcak olur acaba bilemedim.Adana çok sıcak; en beter hallerine girmiş bulunuyoruz sanırım.Bu havada kuzuyu korumak çok zor.Doktorumuzda bu havaların kıştan daha kötü olduğunu, sürekli yüksek ateş kusma şikayetlerinin geldiğini söyledi.Havaların ısınmasıyla virüsler daha hızlı yayılılıyormuş .Aman dikkat anneler.
16 Mayıs 2011 Pazartesi
8.5 AYLIK KOCA BİR KUZU NELER YAPAR?
Yukarıda bahsettiğim o koca 8.5 aylık kuzu tabiiki de Öykü Hanım.Şu sıralar şirinliğinin sevimliliğinin zirvesinde bu kuzu.Herşeye tık tık yapmaya devam ediyor o minnak yumruklarıyla.Ne bulursa elleri yumruk şekline getirip işaret parmağının ordan tık tık yapıyoruz ve çok keyif alıyoruz bundan.Hatta annesinin alkış öğretme girişimlerinde bile alkışı yumruklarıyla yaparak şaşırtmaya devam ediyor bu kuzu.Hala emeklemiyor,ve sanırım bunu hiç yapmayacak.Anneannesinin aldığı yürütecide müzik aleti olarak kullanıyoruz şimdilik biz.Düğmelerine basıp sadece müzik dinliyor daha bir kere bile adım atmadı,; bakalım ne zaman öğrenecek.Müzik düğmesine basıp sonra annesinin yüzüne bakıyor ki, alkış yapsın dans etsin diye. :) Yere koyduğumuzda ordan oraya yuvarlanıp duruyo arda bir popoyu havaya kaldırabiliyor isterse.Annesi; babasıııııı diye bağırınca hemen kapıya bakıyo ve babayı aramaya başlıyor.Artık arabasında gezmekten çabuk sıkılıyor kucağa gelip etrafı seyretmek en büyük keyfi.Arabasında uykuya hemen dalan kuzu şimdi uyumaz oldu.O yüzden annesiyle artık dışarı çok çıkamıyor.Haaa birde akşam babası geldiğinde kapı zilini duyduğu anda acayip şaşırıp kapı açılıp asansörden babası çıkınca çook mutlu olup çırpınıyor.kendi başına desteksiz oturabiliyor.Çorabplarını çekerek çıkarmaya başladı bu ara.Birde herşeyin etiketi en favori oyuncağımız.Şimdilik bizden bu kadar.Kendimize yeni şeyler kattıkça yazmaya devam edeceğiz sevgili anneler.
20 Nisan 2011 Çarşamba
SIMPLY COLORS ALIŞVERİŞİM
14 Nisan 2011 Perşembe
BUGÜN
Bugün kuzuyla gezmeye çıktık.Dün kızıma aldığım pantolonun bir beden küçüğünü değiştirmek ve biraz dolaşıp hava almaktı maksatımız.Kahvaltı sonrası biraz uyudu minişim.Kalkıncada yarım muzunu yedi üzerine memişini emdi sonra doğru dışarı.İlk gittiğimiz mağazanın o şubesinde yokmuş istediğim beden başka bir şubeye yönlendirdiler.Gitsekmi gitmesekmi, uzakmı ,dönüşte Öykü sıkılırmı derken; vardık mağazaya.Bebek çoçuk katını neden giriş kata yapmazlarki anlamış değilim.Koca bebek arabasıyla çantayla nasıl inilip çıkılacaksa oralara.Herkes yanında birileriylemi gidiyor mağazalara? Diğmiii amaa?Herneyse satış görevlisinden kibarca rica ettim.
Ben: Asansör var mı mağazada?
Satış görevlisi: Nemruut bir suratla Yook.
Ben: Peki şu pantolonun 6-9 aylık olanını bana getirebilir misiniz acaba ben çıkamıyorumda arabayla.
SG: Biz yukarı çıkamayız, yasak.(Bu arada bir taraftanda yanımdan uzaklaşmak için yürüyor)."Arabayı şuraya bırakın sizde".
Ben:Sinirler hadsafhaya yükselmiş bir şekilde."Arabayı bıraksam koca bir çanta var onu nasıl bırakayım. alsam çocukla nasıl çıkayım yukarı"
Tabii kime ne benim bu durumumdan.Kendisi o anda gitti yanımdan.
Ben:Sağol beee..
Bende bunun üzerine gidip başka bir görevliye rica ettim aynı şekilde.
SG:Tabii .Ancak beden yoksa aynı pantolonu size geri getirmek durumundayım başka ürünlere bakmanız için sizin bakmanız gerekir.
Ben:Aa tabii yoksa siz geri getirin ben başka şubeden değişim yaparım.
Ben:Aa tabii yoksa siz geri getirin ben başka şubeden değişim yaparım.
Sonuç: Pantolonu değiştirdim sevgili görevli sayesinde.Ve gidip diğerine "isteyince yapılabiliyormuş demekki teşekkür edrim sizin ilgi alakanıza(!) hanfendi".dedim ve çıktım.
Satış görevlisi var satış görevlisi var.Belki ileride kendiside anne olup aynı şey başına gelecek.Bazı insanlar empati kurmaktan aciz.Kınıyorum kendisini burdan.Çalışmasın bu tip insanlar böyle işlerde nokta.
Dönüşte koktuğum başıma geldi ve Öykü arabada sıkıldı ve ağladı.Bende kucağıma almak zorunda kaldım.Öykü'yü Arabanın kol kısmına oturtup bir taraftan denge kurup arabayı sürüp bir taraftan kuzuyu taşımak hiç kolay olmadı.Boş bir araba ...Hem Öykü'yü hem arabayı sürebilen herkül bir anne.Arabanın tepesinden millete gülücük saçan Öykü.Komikti sokaklardaki halimiz anlayacağınız.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)